Takip Edin

OSGB Makaleleri

OSGB Nedir Görevleri Nelerdir ? 

Yayınlanma tarihi

-

OSGB Nedir ?

OSGB Nedir Görevleri Nelerdir ?

OSGB Nedir ?

OSGB kelimesinin açılımı Ortak Sağlık Güvenlik Birimidir. OSGB, iş sağlığı ve güvenliği mevzuyatıyla tanımlanmış; son yapılan yasal düzenlemelere göre 1 işçinin dahi çalıştığı sanayiden sayılan ve sayılmayan her türlü iş yerine; iş yeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı sağlayan kuruluşlardır.

OSGB, Kamu kurum ve kuruluşları, organize sanayi bölgeleri ile 13/1/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre faaliyet gösteren şirketler tarafından, işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere kurulan gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen birimlerdir. Bünyelerindeki İş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleriyle ve diğer sağlık personelleriyle işyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturulmasına katkıda bulunulması amacıyla faaliyette bulunurlar.

OSGB GÖREVLERİ NELERDİR ?

OSGB görevleri, esas olarak tehlikeleri önleyici olmalıdır ve faaliyetleri çalışma ortamındaki belirli mesleki tehlikeleri ve hizmet verdikleri branşlara özgü sorunları dikkate almalıdır.

Her OSGB firmasının yerine getirmesi gereken görevler aşağıdaki gibi sıralanmıştır. 

a) Çalışma ortamının gözetimi

Çalışma ortamındaki güvenlik ve sağlık standartlarına uygun olarak çalışma ortamının kalitesi sağlanmalıdır. Çalışma ortamının gözetimi iş sağlığı hizmetlerinin temel görevlerinden biridir. Bu, işyerinin yürütebileceği bir anketin yanı sıra yöneticiler, ustabaşı ve işçilerle yapılan görüşmelerle gerçekleştirilebilir. Gerektiğinde özel güvenlik, hijyen, ergonomik veya psikolojik kontrol ve izleme yapılabilir.

b) İşveren, İşletme Yönetimi ve İşçilerin Mesleki Sağlık Tehlikeleri Hakkında Bilgilendirilmesi

Potansiyel işyeri sağlığı tehlikeleri hakkında bilgi edinildiğinden, önleyici ve kontrol tedbirlerinin uygulanmasından sorumlu olanlara ve bu tehlikelere maruz kalan işçilere bildirilmelidir. Bilgilerin mümkün olduğunca kesin ve niceliksel olması, önleyici tedbirlerin alınmasını ve çalışanların güvenliğini sağlamak için ne yapmaları gerektiği  açıklamalıdır.

c) Sağlık risklerinin değerlendirilmesi

İş sağlığı risklerini değerlendirmek için, iş ortamında yapılan izlemeden sonra elde edilen bilgilerde tehdit edici unsurlar var ise sağlık olaylarının görülüş sıklığı, dağılımı ve nedenlerini araştırarak niteliksel (örneğin, maddenin kanserojen olup olmadığı) ve mümkünse niceliksel (ör., Maruziyet derecesi nedir) veriler, çalışanların sağlık tehlikeleri ile karşı karşıya kalıp kalmadığı irdelenmelidir.

İlginizi Çekebilir:  İlk Yardım Sertifikası

d) İşçi sağlığının gözetimi

Teknolojik ve ekonomik nitelikteki sınırlamalar nedeniyle, işyerindeki tüm sağlık tehlikelerini ortadan kaldırmak çoğu zaman mümkün değildir. Bu koşullar altında, işçi sağlığının gözetimi önemli bir rol oynar. İşçilerin iş sağlığı tehlikelerine maruz kalmaları sonucunda ortaya çıkan sağlık etkilerinin birçok tıbbi değerlendirmesini içermektedir. Örneğin, bir iş yerinin yüksek gürültü seviyesi varsa, işçilerin duyma yeteneği incelenebilir. Amaç, işçilerin herhangi birinde işitme azalması yaşanıp yaşanmadığını anlayabilmektir. Bunu yaparlarsa, işitme kaybının daha fazla yayılmasını önlemek için özel bir korumaya ve özene ihtiyaç duyarlar ve işyerinde, diğer işçilerin aynı soruna maruz kalmalarını önlemek için önleyici konular üzerinde daha fazla çalışmalıdırlar.

İşe Alımdan Önce Sağlık Değerlendirmesi

İşe alımdan önce sağlık değerlendirmesi, işçilerin işe yerleştirilmesinden önce veya kendi sağlıkları veya başkalarının sağlığı için tehlike oluşturabilecek belirli görevlere atanmasından önce yapılır. Bu sağlık değerlendirmesinin amacı, bir kişinin belirli bir işi yerine getirmek için fiziksel ve psikolojik olarak uygun olup olmadığını belirlemek ve bu işe yerleştirilmesinin kendi sağlığına veya diğer çalışanların sağlığına tehlike teşkil etmemesini sağlamaktır.

e) İş sağlığı ve İyileştirici sağlık hizmetleri

Mesleki sağlık hizmetleri, mesleki yaralanma ve hastalıkların teşhis, tedavi ve rehabilitasyonuna katılabilir. İşyerinde edinilen bilgi, çalışma ortamı ve mesleki maruziyet ile birlikte meslek hastalıkları ve sakatlıkları ile ilgili bilgi, iş sağlığı profesyonellerinin işle ilgili sağlık sorunlarının yönetiminde önemli bir rol oynamasını sağlar.

f) Rehabilitasyon

İş sağlığı hizmetlerinin katılımı, işçilerin rehabilitasyonuna ve işlerine geri dönüşlerine rehberlik etmede özellikle önemlidir. Gelişmekte olan ülkelerde çok sayıda iş kazası olduğu ve sanayileşmiş toplumlarda çalışan nüfusun yaşlanması açısından bu durum gittikçe daha önemli hale gelmektedir. İSG, yaralanma veya hastalıktan kurtulan işçilerin derhal onlara yönlendirildiğini görmede önemli bir rol oynayabilir. Uygulanabilir olduğunda, bir çalışanın kendi orijinal yerine geri dönmesi tercih edilir. İşe geri dönüşün öngörülen zamanını belirlemek için, akut dönemlerde tedaviden sorumlu olanlarla iş göremezlik döneminde teması sürdürmek İSG’nin önemli bir işlevidir.

İlginizi Çekebilir:  TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

g) Sağlığın Teşviki ve Geliştirilmesi Faaliyetleri

Sağlık eğitimi, stres yönetimi ve sağlık risklerinin değerlendirilmesi gibi unsurları içerebilen genel olarak sağlığı geliştirme programlarıdır. Genel olarak sağlık durumunu iyileştirmek ve devamsızlığı azaltmak amacıyla alkol ve uyuşturucu kullanımı, sigara, diyet ve fiziksel egzersiz gibi kişisel sağlık uygulamalarını değiştirmeyi amaçlar. Sağlığı geliştirme programları olarak tasarlanan bu programlar, bu kadar değerli olsa da, genellikle iş sağlığı programları olarak değil, işyerinde sunulan kamu sağlık hizmetleri olarak kabul edilir.

İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmeti sunmak üzere OSGB firmaları tarafından görevlendirilen işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı tarafından saklanması gereken onaylı defter suretleri, OSGB arşivinde tutulur ve istenmesi halinde denetime yetkili memurlara gösterilir. Kendilerinden talep edilmese dahi, sözleşme süresi sonunda bütün kayıt ve dosyalar OSGB’lerce işverene teslim edilir. İSGB ve OSGB’ler iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin sunulması sırasında işin normal akışını aksatmamaya özen gösterirler.

OSGB’ler, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin tamamını veya bir kısmını başka bir kişi veya kuruma devredemezler. Bu hüküm maalesef uygulamada ciddi sıkıntılara neden oluyor. Bu hüküm mutlaka değiştirilmeli. OSGB’ler arasında işbirliği ve sinerjinin sağlanması hem çalışanlar, hem İSG profesyonelleri, hem bakanlık ve hem de OSGB’ler için ciddi avantajlar ve tecrübe aktarımını sebebiyet verecektir. Sırf OSGB’ler arasında işbirliği kapatma nedeni olmamalıdır, bilakis bakanlık OSGB’ler arasındaki işbirliğini artırmaya çalışmalıdır.

OSGB’lerce istihdam edilen kişilere ilişkin sözleşmeler İSG-KATİP üzerinden beş işgünü içerisinde Genel Müdürlüğe bildirilir.

OSGB’ler herhangi bir sebeple faaliyetlerini bırakmaları veya belgelerinin Genel Müdürlükçe iptal edilmesi halinde 30 gün içinde yetki belgelerinin asıllarını Genel Müdürlüğe iade ederler.

OSGB Fiyat Listesi

Yetkilendirilmiş OSGB Listesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına bağlı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü tarafından yönetilen isgkatip.csgb.gov.tr web sitesi üzerinden ulaşılabilir. Her OSGB sadece kendi bulunduğu il ve kara komşularında hizmet verebilmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği

 

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

COVID-19 Şüpheli Vaka İzolasyon ve Transfer Süreci

Yayınlanma tarihi

-

  • Olası vaka için çalışma sahası içerisinde izolasyon odası oluşturulur.
    1. İzolasyon odası çalışma sahasının çıkışına en yakın ve kalabalık çalışan grubundan en uzak oda olarak seçilir.
    2. Odanın yakınında elzem durumlar için lavabo ve wc bulunması önemlidir.
    3. İzolasyon odasında vaka ihtiyaç kiti (çantası bulunur)
    4. Çantada (maske, ıslak mendil, el dezenfektanı, peçete, su, tıbbi atık poşeti) mevcuttur.
    5. Olası vaka için planlanan/hazırlanan oda tüm çalışanlara duyurulur.
  • Olası semptomu olan çalışanın ivedilikle tıbbi maske takması sağlanır, vakit kaybetmeden maksimum sosyal izolasyon sağlanarak izolasyon odasına  beklemeye alınır.
  • Olası semptomu olan çalışan hakkında bilgi, derhal hazırlık ekip liderine (acil durum koordinasyon ekip lideri) verilir.
  • İzolasyon odasına giriş yapılmaması esastır. Ancak giriş yapılmanın elzem olması durumunda, enfeksiyon şüphesi olan kişilerle doğrudan temas, veya kontaminasyon riski bulunması durumuna karşılık;
    1. Tam kapalı göz koruyucu veya yüz koruyucu/siperlik (EN-166),
    2. Koruyucu kıyafet (EN-14126)
    3. Solunum koruyucu (EN-149/FFP2 veya FFP3) maske
    4. Eldiven (EN ISO 374-5 ve virüs piktogramlı) KKD ekipmanı hazır bulundurulur.
  • Olası vaka ile ilgili bilgi ulaştığı anda ilgili İl Sağlık Müdürlüğü ve 112 komuta merkezine, hazırlık ekip lideri (acil durum koordinasyon ekip lideri) tarafından bilgi verilir.
  • Vakanın transferi 112 Acil Sağlık hizmetlerinin, hazırlık ekip liderini (acil durum koordinasyon ekip lideri) yönlendirmesi ile gerçekleşir.
  • 112 Acil Sağlık Hizmetleri aracılığıyla kişinin hastaneye nakli sağlanır.
  • İzolasyon odası boşaldıktan sonra oda uygun dezenfektasyon yöntemi ile dezenfekte edilir.

İstanbul içinde, Efor OSGB, Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir hizmet sunmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Madenlerde İş Sağlığı ve Güvenliği
Devamını oku

OSGB Makaleleri

Kapalı Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

Yayınlanma tarihi

-

Banka, PTT, Karantina Merkezleri vb. Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

Banka, PTT görevlileri, karantina merkezleri vb. yerlerde güvenlik görevlileri, COVID-19 açısından düşük ve orta riskli alanlarda çalışmaktadır.

Bir metreden uzak temas (Düşük riskli çalışma alanı) 

Güvenlik görevlilerinin yüz yüze temas olasılığını azaltmak için cam kabinlerde bulunmaları önerilir. Böyle bir imkan yoksa, kuruma giriş yapanlarla güvenlik görevlileri

arasında en az 1 metre mesafeyi sağlayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır. 1 metreden uzak durulacaksa sadece maske yeterlidir.

Bir metreden yakın temas (Orta riskli çalışma alanı)

Üst araması yapılacaksa 1 metreden yakın temas olasılığı vardır. Aşağıdaki kişisel koruyucu ekipmanları kullanması sağlanmalıdır.

Maske ve gözlük/yüz koruyucu kullanılmalıdır.  Vücut salgılarıyla gözle görülür bir kirlenme olasılığı yoksa eldiven kullanılmamalıdır. El hijyeni sağlanmalıdır.

» Yukarıda kullanılması gerektiği belirtilen ekipmanlar görevlinin aktif olarak görevini yaptığı sırada kesintisiz olarak kullanılmalıdır.

» Eldivenin doğru kullanımı çok önemlidir. Değiştirilmeyen eldivenler kontaminasyona yol açacağından hasta çevresine dokunulmamalı ve el hijyenine özen gösterilmelidir.

» Görevlinin iş mahallinden dinlenmek üzere yerinden ayrılması halinde (çay,yemek vb.) kullanılan ekipman çıkartılır ve uygun şekilde evsel atık kutusuna atılır.

» İş mahallinde aktif mesaiye dönülürken yeni kişisel koruyucu ekipman kullanılır.

» Maskeler nemlendikçe ve kirlendikçe yenileri ile değiştirilmelidir.

» Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE)’nın uygun kullanımı konusunda eğitim verilmelidir. Önce maske sonra gözlük/yüz koruyucu takılır, çıkarılırken önce gözlük/yüz koruyucu ve en son maske çıkarılır.

» Kişisel koruyucu ekipmanların giyilmesi ve çıkartılması sonrasında her seferinde uygun el hijyeni sağlanmalıdır. El hijyeni en az 20 saniye su ve sabunla el yıkama veya alkol bazlı el antiseptiği ile el ovalama ile sağlanır.

» Kolay ulaşılabilir yerlerde alkol bazlı el antiseptiği bulundurulmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Kapalı Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

» Kullanılan malzemeler çıkartıldıktan sonra tekrar kullanılmamalıdır.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

Kısa Çalışma Ödeneği

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüsü salgınının etkilerine karşı geçtiğimiz günlerde düzenlenen “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı”nda, ekonomiyle ilgili alınan önlemler paketi paylaşıldı. Virüsün etkilerini en aza indirmek için hazırlanan ekonomik paketin dikkat çeken başlıklarından biri de “Kısa çalışma ödeneği”ydi. Kısa çalışma ödeneğiyle ilgili tüm merak edilenler:

Kısa çalışma ödeneği nedir?

Kısa çalışma ödeneği: Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde devreye alınan bir uygulama. Uygulama kapsamında sigortalılara, üç ayı aşmamak üzere (Cumhurbaşkanı kararıyla 6 aya kadar uzatılabilir) iş yerinde çalışamadıkları dönem için gelir desteği sunuluyor.

“Kısa çalışma ödeneği” özetle; olağanüstü dönemlerde iş yerlerinin kapanması halinde personel maaşlarının %60’ının devlet tarafından ödenmesi anlamına geliyor.

İş yerinde kısa çalışma uygulanabilmesi için gerekli şartlar nelerdir?

İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve iş müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu iş yerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekiyor.

Kısa çalışma uygulaması için mevcutta şu 4 kriz maddesinden en az birinin bulunması gerekiyor:

1-Genel ekonomik kriz

Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisini ve dolayısıyla iş yerlerini ciddi anlamda etkilediği durumlar.

2- Bölgesel kriz

Ulusal veya uluslararası olaylardan dolayı belirli bir il veya bölgede faaliyette bulunan iş yerlerinin ekonomik olarak ciddi şekilde etkilenip sarsıldığı durumlar.

3- Sektörel kriz

Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olaylardan doğrudan etkilenen sektörler ve bunlarla bağlantılı diğer sektörlerdeki iş yerlerinin büyük ölçüde etkilendiği durumlar.

İlginizi Çekebilir:  Kapalı Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

4- Zorlayıcı sebepler

İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetlerin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan, dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar.

Koronavirüs salgını ve kısa çalışma ödeneği

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeyi etkisi altına alan “Yeni tip koronavirüsün” (Covid-19) olası etkileri dikkate alınarak “Dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep” kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatıldı.

Uygulama kapsamında, koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma ödeneği talep etmek isteyen işverenler;

İçinde bulunduğu duruma ilişkin kanıtlarla birlikte İŞKUR’un sayfasından ulaşabilecekleri “Kısa çalışma talep formu”nu doldurup, kısa çalışma yaptırılacak çalışanlarına ilişkin bilgileri içeren listeyle bağlı olduğu İŞKUR biriminin e-posta adresine, mesaj göndererek başvuru yapabilir. Kurum gerektiğinde işverenden ek belge talep edebiliyor. İşveren olarak başvurunuz değerlendirilirken, başvurunuzun alındığına dair size bir bilgi veriliyor. Daha sonra başvurunuz, uygunluk tespiti için Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gönderiliyor.

Kısa çalışma ödeneğine nasıl başvurulur?

Zorlayıcı birtakım sebeplerin varlığının işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarınca iddia edilmesi veya bu yönde kuvvetli belirtilerin bulunması durumunda konu, İŞKUR Yönetim Kurulu’nca değerlendirilerek karara bağlanıyor. Deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar nedeniyle zorlayıcı sebeple yapılan başvurular için yönetim kurulu kararı aranmıyor.

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebeplerle ilgili yönetim kurulunca alınmış bir karar bulunmuyorsa işverenlerce yapılan başvurular kurum birimi tarafından reddedilebiliyor.

İş müfettişlerince yapılacak incelemeden sonra uygunluk tespiti tamamlanırsa, kısa çalışma uygulanacak işçi listesinin değiştirilmesine ve/veya iş yerinde uygulanan kısa çalışma süresinin arttırılmasına yönelik işveren talepleri, yeni başvuru olarak değerlendiriliyor.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliği Uzmanlarının Görev ve Yetkileri

İşverenler, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle “Kısa çalışma talep formu”nu ve kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren listeyi düzenleyerek başvuruda bulunulabiliyor.

Kısa çalışma başvuruları, işçiler adına işverenler tarafından yapılıyor ve işçiler kısa çalışma talebinde bulunamıyor.

İşçinin kısa çalışma ödeneği alabilmesi için gerekli olan şartlar nelerdir?

Kısa çalışma ödeneğinin devreye alınmasıyla birlikte bu haktan, son 120 gündür sigortalı olarak çalışan ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş çalışanlar yararlanabilecekti. Yapılan son düzenlemeyle esnekliğe gidildi ve 600 gün şartı 450 güne, 120 gün şartı da 60 güne düşürüldü.

  • İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucunda uygun bulunması,
  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması,
  • İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması gerekiyor.

Kısa çalışma ödeneğinin miktarı nedir?

Sigortalı çalışana yapılacak olan günlük ödeme, sigortalının son 1 yıllık prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak ve günlük ortalama kazancın %60’ı üzerinden gerçekleşecek. Bu hesaplamayla bulunan tutar, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemeyecek.

Kısa çalışma ödeneği, işçinin kendisine aylık olarak her ayın beşinde ödenecek. Ödemeler PTT Bank aracılığıyla yapılacak.

Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve kurum tarafından ödenecek.

Sonuçlar işverene nasıl bildirilecek?

Koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma ödeneği talep eden işverenlere, başvuru yaptıkları e-posta adresi üzerinden sonuçlar bildirilecek. Talebi uygun bulunan işverenlerin, kurumca bildirilen sürede, “Kısa çalışma bildirim listeleri”ni güncelleyerek başvuru yaptıkları İŞKUR biriminin e-posta adresine göndermeleri gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:  PATLAMADAN KORUNMA DOKÜMANI NEDİR? NASIL HAZIRLANIR?

Kısa çalışmanın erken sona ermesi

İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi durumunda, konuyu kurum birimine, varsa işçi sendikasına ve işçilere 6 iş gününden önce yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. Bildirimde belirtilen tarih itibarıyla kısa çalışma sona eriyor. Geç bildirimlere ilişkin oluşan gereksiz ödemeler olursa, yasal faizle birlikte işverenden tahsil ediliyor.

Kısa çalışma ödeneğinin kesilmesi

Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma görevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibarıyla kısa çalışma ödeneği kesiliyor.

İşverenin kayıt tutma zorunluluğu

Kısa çalışma yapan işveren, işçilerin çalışma sürelerine ilişkin kayıtları tutmak ve istenilmesi durumunda ibraz etmek zorunda.

İstanbul içinde, Efor OSGB, Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir hizmet sunmaktadır.

Devamını oku

Trending