Takip Edin

Uncategorized

Milli İstihdam Seferberliği Şartları

Yayınlanma tarihi

-

İş Verene destek 2019

İşverene Destek 2019

İşverenlere müjde gibi bir haber geldi. İstihdam Seferberliği kapsamında işverenlere destek sağlanacaktır. İstihdam seferberliği programının amacı işsizlik seviyesine en aza indirmektir. Böylelikle istihdamın arttırılmasına katkıda bulunmak en büyük hedeflerdendir.

İstihdam Seferberliği Şartları?

  • Tüm özel sektör iş verenleri İstihdam Seferberliği programından yararlanmaktadır.
  • 1 Şubat 2019 ile 30 Nisan 2019 arasında işe alınanlar için geçerli
  • 3 ay ücret desteğine karşılık işe alındıkları tarihten itibaren toplam 9 ay istihdam etme zorunluluğu var
  • İşe alındıkları aydan önceki 3 ayda 10 günden fazla sigortalı olmamak
  • 2018’de işyeri çalışan sayısının en düşük olduğu aydaki çalışan sayısına ilave olarak işe başlatılması gerekiyor

 

İstihdam Seferberliği Teşvikleri

  • Yeni istihdama ücret desteği, işverenler Nisan ayı sonuna kadar sağlayacağı her ilave istihdam için, 3 ay boyunca prim ve verginin yanında ücretde ödemiyor. Devam eden 9 ay boyunca prim ve vergileri ödemiyor.
  • Yeni İstihdamın SGK primine, vergisine destek, işverenler, Aralık 2020’ye kadar her yeni istihdam için, 12 ay süresince SGK primlerini ve vergilerini ödemiyor. Kadın,genç, engelli istihdamında ise bu destek 18 ay. İmalat ve bilim sektöründe ise daha yüksek tutarlarda prim desteği mevcut
  • Ücretler bizden desteği, ekonomik sebeplerle işyerinin tamamında ya da bir bölümünde çalışma sürelerinin geçici olarak azaltmak veya faaliyetini durdurmak zorunda kalan işverenlere, 3 ay boyunca çalışılamayan dönem için çalışanlarının ücretleri devletten. Kısa çalışma ödeneği işkurdan!
  • 2019 yılı için 12 ay süreyle, çalışan sayısı 500’e kadar olan işverenlere aylık 150 TL, 500 ve üzeri olan işverenlere aylık 101 TL asgari ücret desteği veirlecek.
  • Düzenli ödemeye devamlı destek, SGK primlerini düzenli ödeyen işverenlere 5 puanlık indirim devletten
  • Kalkınmaya ilave destek, kalkınmada öncelikli 51 ilde, işverenler tarafından ödenmesi gereken SGK primlerinin 5 puanlık indirimine ilave olarak 6 puanlık ek indirim devletten.
  • Önce iş başı eğitimi sonra istihdam, işbaşı eğitim programları  işverenlere  ve iş arayanlara fırsatlar sunmaya devam ediyor. İşbaşı eğitim programına katılan kursiyerlere
  • İhtiyacınıza uygun, nitelikli iş gücü eğitimine tam destek, mesleki eğitim ve beceri geliştirme işbirliği projesi kapsamında; iş dünyasının ihtiyacı olan nitelikli iş gücünü hazırlamak için, 8 aya kadar mesleki eğitim kursları düzenlenecek. Kursiyerlerin ücretleri ve sigortaları devletten.
İlginizi Çekebilir:  Yüksekte Çalışma

Milli İstihdam Seferberliği Başvurusu

Milli istihdam seferberliği başvurusu için tıklayınız;

Tüm detaylar için: http://istihdamseferberligi.tobb.org.tr/

Kapsamlı bilgi içn tıklayınız: http://istihdamseferberligi.tobb.org.tr/docs/kapsamli-sunum.pdf

 

 

Uncategorized

Toplanma Alanı Nedir?

Yayınlanma tarihi

-

Toplanma Alanı Nedir?

Toplanma alanı, acil durumlarda (yangın, deprem vs), işyerini tahliye etmemiz gerektiği zamanlarda o an o yapı içerisinde bulunan herkesin (çalışan veya çalışma alnında o an bulunan kişiler) toplanabileceği güvenli alanlar olarak tanımlanmaktadır.
Toplanma Alanları tehlike anında insanların uzaklaşmasını sağlamak içindir. İşyeri için bu düşünüldüğünde çalışanların bilgilendirilmesi önem arz eder. Bu hem tehlikeden uzaklaşmalarına yardımcı olacaktır. Hem de toplanılan alanda yapılan sayım sonrasında içeride birinin kalıp kalmadığının kontrolü sağlıklı bir şekilde sağlanmış olacaktır.Toplanma Alanı bilinmediğinde ve bu kontrol sağlanamadığında içeride birinin kalmış olabileceği düşünülüp, onu kurtarmak için içeri girilebilme ihtimali doğacaktır. Ve bu durum içeri giren kişinin hayatının tehlikeye atılmasına sebep olacaktır.

 Toplanma Alanı Özellikleri

Toplanma alanı için karar verilen yerin doğruluğu önem arz eder. Bu alanın seçimi, çalışanların bilgilendirilmesi ve işaretlenmesi konuları için aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir.

Toplanma Alanı olarak belirlenen alanın binadan güvenli bir uzaklıkta olması gerekmektedir. Toplanma noktası oluşturmanın asıl amacı tehlike anında yapıda bulunan herkes için  tehlikelerinden uzak bir alanda güvenli bir şekilde toplanılmasını sağlamaktır. Yangın veya deprem gibi tehlikeli durumlarda bina duvarlarının çökme ihtimaline karşın binanın yüksekliğimin en az 1,5 katı bir mesafede olması önerilmektedir. Bu sayede yıkılan duvarların molozları ve tozları insanların üzerine doğrudan gelmeyecektir.

Önemli olan bir diğer hususta  Toplanma Alanı elektrik hatları, trafik veya farklı tehlikelerin olduğu alanlarda da olmamalıdır.

Yapılan işin türüne göre, eğer patlama riski veya kimyasal tehlikeler mevcut ise  Toplanma Alanı da uzak bir alanda oluşturulması önerilmektedir.

Deprem Toplanma Alanı Nedir ?

Deprem Toplanma Alanı;

17 Ağustos 1999 yılında yaşadığımız deprem sonrasında ülke olarak büyük kayıplar verdik. Marmara depreminden sonra çeşitli önlemler alındı. En önemlilerinden biriside depremin ardından İstanbul’da “Afet Acil Eylemi Planı” çerçevesinde 493 toplanma alanı belirlendi. Ancak geçtiğimiz yıllardan bugüne toplanma alanlarının sayısının düştüğü gözlenmekte.
toplanma alanları ile ilgili bilgiyi İstanbul’da ikamet edenler için e-devlet’e giriş yaparak “ Toplanma Alanı Sorgulama” başlığından yaşadıkları ve çalıştıkları yerlere en uygun toplanma alanı bilgilerini öğrenebilirler.
Deprem Toplanma Alanı, başta deprem olmak üzere olası her felaket sonrasında vatandaşların toplanabileceği güvenli alanlar olarak tanımlanmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  En Sık Görülen İş Kazaları

İstanbul’daki Deprem Toplanma Alanları

İstanbul’daki toplanma alanları aynı zamanda deprem toplanma alan olarak da belirtilmektedir.

İstanbul’daki deprem toplan alanlarını öğrenmek için tıklayınız : AFAD

Toplanma Alanı Tabelası

Toplanma Alanı Tabelası

Devamını oku

OSGB Makaleleri

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ?

Yayınlanma tarihi

-

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ?

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ?

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? – İş Sağlığı ve Güvenliği 6331 sayılı Kanununda düzenlenmiştir. Bu Kanunun 8. maddesinin 7. fıkrası şu şekildedir:

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –“(7) Kamu kurum ve kuruluşlarında ilgili mevzuata göre çalıştırılan işyeri hekimi veya iş güvenliği uzmanı olma niteliğini haiz personel, gerekli belgeye sahip olmaları şartıyla asli görevlerinin yanında, belirlenen çalışma süresine riayet ederek çalışmakta oldukları kurumda veya ilgili personelin muvafakati ve üst yöneticinin onayı ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirilebilir. Bu şekilde görevlendirilecek personele, görev yaptığı her saat için (200) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı tutarında ilave ödeme, hizmet alan kurum tarafından yapılır. Bu ödemeden damga vergisi hariç herhangi bir kesinti yapılmaz. Bu durumdaki görevlendirmeye ilişkin ilave ödemelerde, günlük mesai saatlerine bağlı kalmak kaydıyla, aylık toplam seksen saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmaz.”

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –Bu maddeye göre, kamuda çalışanlar arasından iş güvenliği ve  sağlığı uzmanı görevlendirilmesi mümkündür. Bu şekilde görevlendirilen personele her bir saat için 200*maaş katsayısı (0,079308) üzerinden ilave ödeme yapılacaktır. 80 saatten fazla olan görevlendirmeler dikkate alınmamaktadır. Dolaysıyla 80 saat görevlendirilen bir İSG uzmanı 1268 lira ilave ek ödeme alır.

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –Diğer taraftan, 2013 yılında, 6331 sayılı Kanunun Yürürlük başlıklı 38. maddesinde 6495 sayılı Kanunla yapılan düzenlemeyle, 8. maddenin 2016 yılında uygulama konulmasından vazgeçilmiştir. Dolaysıyla 8. madde şuan için yürürlüktedir.

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –Ancak kamudaki bu uygulama Türkiye Halk Sağlığında uygulanmamaktadır. Türkiye Halk Sağlığı bunun yerine, “Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşları Personeline Ek Ödeme Yapılmasına Dair Yönetmelik” hükümlerine göre döner sermaye ödemesi yapmaktadır. Oysaki bu yönetmeliğin dayanağı olan 209 sayılı Kanun, iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin bir hüküm içermemektedir. 2014 yılının Aralık ayında yürürlüğe konulan bu yönetmelikte yer alan aşağıdaki düzenlemenin, yanlış olduğunu düşünüyoruz:

İlginizi Çekebilir:  İş Kazasında Yapılması Gerekenler

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –Kurumca oluşturulan ortak sağlık ve güvenlik birimlerinde Halk Sağlığı Kurumu adına işyeri hekimi ile iş sağlığı ve güvenliği uzmanı olarak görevlendirilen personel için Halk Sağlığı Müdürlüklerince on işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda kadro unvan katsayıları % 5, onbir ile otuz arasındaki işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda % 10, otuzbir ile elli işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda % 15, ellibir ile yetmiş arasındaki işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda % 20, yetmişbir ile doksan işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda % 25, doksanbir ve üzeri işyeri ile anlaşma imzalanması durumunda ise % 30 oranında artırılır.”

Kamuda İş Güvenliği ve Uzmanları Ne Kadar Maaş Alır ? –Türkiye Halk Sağlığı Kurumunun, davaların açılmasına mahal vermeden, söz konusu düzenlemeyi değiştirmesinde karar bulunmaktadır.

Daha ayrıntılı bilgi için : file:///C:/Users/user/Downloads/11.pdf

Memurlar.Net – Özel

Devamını oku

İş Dünyası

Risk Analizi

Yayınlanma tarihi

-

Risk Değerlendirme

Risk değerlendirme işletmelerin devamlılığını sürdürebilmesi açısından yapılan çalışmalar arasından en önemli faktörlerden biridir. İşletmeler sadece fiziksel olarak iş güvenliği ve sağlık bakımından risk taşımazlar. Risk denince bir işletme için tehdit olarak algılanması gereken ticari, mali, halkla ilişkiler alanları da vardır.  Birey olarak ise salt olarak iş yaşamımızda ve günlük hayatımızda da risk faktörleri her zaman peşimizden gelmektedir.

Öngörülen risklere karşı önceden güvelik önlemleri alıp, atacakları adımları farkında olarak atarlarsa uzun yıllar işletmenin ömrünü koruyabilirler.Bu durumdan yola çıkarak bir çok eski markalaşmış firmayı risk değerlendirme konusunda ne kadar başarılı olduklarını gösterebiliriz.

Dolayısıyla risk değerlendirmesi, sadece iş sağlığı ve güvenliği alanında değil hayatın her alanında çok önemlidir. Ancak ülkemizde genel olarak kanuni zorunluluk olarak görülen risk değerlendirmesi ilk defa yapacaklar için karışık ve zor görünebilir. Bu risk değerlendirmesi rehberi, hangi alanda olursa olsun isabetli risk değerlendirmesi yapmanıza yardımcı olacaktır.
Risk değerlendirmesi rehberi içinde adım adım çok basit bir de örnek risk değerlendirmesi göreceksiniz. Bu sayede her konu hakkında örnekleme de yapılmış olacak.

Neden Risk Değerlendirmesi Yapılmalıdır ?

Risk değerlendirmesinin asıl amacı çevremizdeki riskleri öngörmek olduğu kadar riskleri öncelik sırasına göre sınıflandırmaktır. Yani oturduğumuz yerde etrafımıza baktığımızda onlarca riskli durum görebiliriz. Ancak bu riskli durumların hangisine ne zaman önlem almamız gerektiğini veya hangi durumu tamamen ortadan kaldırmamız gerektiğini sadece sistemli bir risk değerlendirmesi veya diğer adıyla risk analizi yaparak öngörebiliriz.

Risk değerlendirmesi yaparak;

  • Taşıdığımız riskleri öngörebiliriz.
  • Öngördüğümüz risklerin etkilerini hesaplayabiliriz.
  • Risklerin kaç kişiyi veya kimleri etkileyeceğini öngörebiliriz.
  • Yaşam veya çalışma alanında gereksiz para veya zaman maliyetlerini azaltabiliriz.
  • Hastalık, yaralanma, sakatlık veya ölüm gibi sağlık sonuçlarını azaltabilir veya ortadan kaldırabiliriz.
  • İş sağlığı ve güvenliği açısından kanunlara uyum sağlayabiliriz.
  • İşletmede yapılan faaliyetlerin kesintisiz devam etmesini sağlayabiliriz.

6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’na göre herhangi bir iş kazası durumunda risk değerlendirmesi yaptırmayan işverenler büyük yaptırımlarla karşılaşabilirler. Bu nedenle bir çok işveren risk değerlendirmesi yapılmasını ister. Ancak etkili bir risk değerlendirmesi yapıldığında ve önlemler alındığında iş kazalarının çok büyük bölümünün gerçekleşmeyeceğini söylemek yanlış olmaz.
Bu nedenle risk analizlerini sadece kanun karşısında yükümlülüğü yerine getirmek olarak düşünmemek gerekir.

Risk Değerlendirme Yöntemi Seçimi

Risk değerlendirmesi, planlı ve sistematik olarak yapılması gereken bir çalışmadır. Dolayısıyla farklı faaliyet alanları ve tehlike seviyelerine göre farklı yöntemler kullanmak daha doğru sonuçlar verecektir.

Günümüzde etkinliği kanıtlanmış onlarca farklı risk değerlendirme yöntemi mevcuttur. Bu yöntemlerden bazıları çok basit faaliyetler için uygun olup bazıları çok karmaşık kimyasal iş süreçleri için geliştirilmiştir. Dolayısıyla yaptığınız işe, değerlendirdiğiniz alanın özelliğine göre en uygun risk değerlendirme yöntemi seçilmelidir.

Risk değerlendirme yöntemleri arasında bir sınıflandırma yapmak kolay değildir. Ancak bazı basit risk değerlendirme yöntemleri için birincil risk değerlendirme yöntemi denilebilir. Bu yöntemler basit değerlendirme veya çeklist yöntemiyle taşıdığımız risklerin tespit edilmesine yararlar. Risklerin derecelendirilmesi ve etkilerinin hesaplanması için daha detaylı yöntemler kullanılmalıdır.

Risk Değerlendirme Ekibi Oluşturma

Risk değerlendirme yöntemlerinin çoğunluğu, tek başına yapılamayacak kadar detaylı ve farklı alanlarda bilgi gerektiren yöntemlerdir. Bu nedenle etkili bir risk değerlendirmesi için mutlaka risk değerlendirme ekibi oluşturulmalıdır.

Orta ölçekli bir işletmede sadece iş sağlığı ve güvenliği konusunda bile onlarca farklı alan ve yüzlerce farklı risk bulunabilir. Bu kadar fazla sayıda riskli alanın tek kişi tarafından değerlendirilmesi hatalı sonuç verecektir.

Risk değerlendirme ekibinde mutlaka sağlık alanında bir görevli bulunmalıdır. Bu kişi işyeri hekimi olabilir. Bunun yanında yapılan faaliyetler ve çalışma yöntemleri konusunda bilgi ve tecrübesi olan çalışanlar da ekibe dahil edilmelidir. İşletmenin ana faaliyet alanları içinde elektrik, yüksekte çalışma veya kimyasal maddeler gibi teknik bilgi ve uzmanlık isteyen konular bulunması durumunda mutlaka bu konularda uzman kişiler de ekipte bulunmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  En Sık Görülen İş Kazaları

İş sağlığı ve güvenliği mevzuatı, risk değerlendirme esaslarını İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ile belirlemiştir. Bu yönetmeliğe göre risk değerlendirme ekibi aşağıdaki üyelerden oluşmalıdır .

  • İşveren veya işveren vekili.
  • İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleri.
  • İşyerindeki çalışan temsilcileri.
  • İşyerindeki destek elemanları.

İşyerindeki bütün birimleri temsil edecek şekilde belirlenen ve işyerinde yürütülen çalışmalar, mevcut veya muhtemel tehlike kaynakları ile riskler konusunda bilgi sahibi çalışanlar.

İhtiyaç duyulması halinde işyeri dışındaki kişi ve kuruluşların temsilcileri.

Tehlike Kaynaklarını Tespit Etme

Risk değerlendirme yöntemlerini belirledikten sonra yapılması gereken en önemli iş tehlike kaynaklarını belirlemek olmalıdır.
Tehlike kaynaklarını belirlemek için tehlike ve risk kavramları arasındaki farkı basit olarak bilmekte yarar var. Tehlike, zarar oluşturma potansiyeli olan durum, çalışma veya ekipmanlar olarak düşünülebilir. Örneğin; elektrik enerjisi ve elektrikli aletler tehlike kaynağıdır.

Tehlike kaynakları, uygunsuz durum veya davranışlarla birleşerek riskleri oluştururlar. Bir çalışma alanında ilk akla gelen tehlike kaynaklarına örnek verecek olursak ;

  • İşyerinde yürütülen tüm faaliyetler ve işlemler
  • Üretim yöntemleri
  • İş ekipmanları
  • El aletleri
  • Kullanılan kimyasal maddeler
  • Elektrik ve elektrikli aletler
  • Ortamın fiziksel ve ergonomik özellikleri
  • Çevredeki işyerleri ve diğer alanlar

Yanıcı maddelerBu tehlike kaynaklarına elbette çok fazla ekleme yapabilmek mümkün. Bu tehlike kaynakları her işyeri veya yaşam alanına göre farklılık gösterecektir. Tehlike kaynaklarını tespit edebilmek için öncelikle işyerinde yapılan tüm faaliyetleri belirlemek gerekir. Daha sonra bu faaliyetler sırasında kullanılan yöntem, malzeme, ekipman, kimyasal malzeme gibi detayları da belirlemek gerekir.

Çevresel tehlike kaynaklarını belirlemek için çevredeki yollar, binalar ve işyerleri incelenmelidir.

Tespit ettiğiniz her türlü tehlike kaynağını not etmeniz, bu tehlikelerden kaynaklanan riskleri belirleme konusunda size yardımcı olacaktır.

Riskleri Belirleme

Tehlike kaynakları ve uygunsuz veya olumsuz durumların birleşmesiyle ortaya çıkan ve zarar oluşturma ihtimali olan durumlara risk adını veriyoruz. Örneğin elektrik enerjisi için tehlike kaynağı demiştik. Ucu açık elektrik kablosu ise insanlara elektrik çarpması veya yangına neden olabilecek bir risk olarak değerlendirilir.

Riskleri belirlemek için, tespit edilen tehlike kaynakları birincil risk analizi yapılarak değerlendirilmelidir. Birincil risk analizi için çeklist yöntemi veya Ön Tehlike Analizi yöntemi kullanılabilir.

Risklerin belirlenmesi aşamasında her tehlike kaynağın için ayrı ayrı birincil risk analizi yapılmalıdır. Bu sayede her tehlike kaynağının hangi riskleri barındırdığı basit şekilde belirlenmiş olur. Böylece detaylı risk inceleme ve değerlendirme aşamasında odaklanacağınız riskler ortaya çıkmış olur.
Belirlediğiniz tehlike kaynakları için birincil risk analizi hazırlarken bu tehlike kaynakları hakkında detaylı inceleme ve araştırma yapmalı, çalışma şartları, güvenlik önlemleri, mevzuat hükümleri veya standart maddeleri gibi detayları değerlendirmelisiniz.

Riskleri Derecelendirme

Birincil risk değerlendirme ile tespit edilen riskler detaylı olarak değerlendirilmelidir. Ortalama bir işletmede birincil risk değerlendirme sonucunda yüzlerce risk tespit edilebilir. Böyle bir durumda hangi riskin ne kadar büyük etkisinin olacağı ve hangilerine acilen önlem alınması gerektiği konusunda tam bir kargaşa yaşanacaktır.

Detaylı risk derecelendirme yaparak riskleri sıralama şansına sahip olabilirsiniz. Risk derecelendirme yapmak için kullanacağınız asıl risk değerlendirme yöntemini belirlemeniz gerekir. Farklı iş kolları ve sektörlerde bir çok farklı risk analizi yöntemi mevcuttur. Bu yöntemlerin içinden risk değerlendirmesi yaptığınız tehlikelere en uygun olanını seçmelisiniz.

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Bilgi Yönetim Sistemi

Risk derecelendirme yaparken sadece 1 risk değerlendirme yöntemiyle yetinmek zorunda da değilsiniz. Örneğin aynı işyeri için fine kinney yöntemi ile genel çalışma ortamı, HAZOP yöntemi ile kimyasal prosesler ve davranış odaklı risk analizi metotları ile de çalışan tutumları değerlendirilebilir.
Riskleri değerlendirirken belirlediğiniz sayısal değerler çok önemli. Bu nedende tutarlı ve mantıklı olmalılar.

Basınçlı kap ile ilgili riski değerlendirirken kabın kontrolsüz şekilde hareket etmesi sonucunda kabın patlama olasılığını bir arada değerlendirdim çünkü kap ancak patlarsa kontrolsüz şekilde hareket edebilir. Basınçlı kabın patlamasına neden olacak diğer etkenlerde bir risk görülmemesi nedeniyle bu riskin olasılığını mümkün ancak beklenmeyen seviyede düşündüm.

Risk olarak gördüğümüz kabın patlaması sonucunda hareket etmesi durumunda çalışanların bu risk ile karşılaşma sıklığını Ayda bir veya birkaç defa olarak belirledim çünkü çalışanlar basınçlı kap olan bölümde çok nadiren bulunuyorlar.

Risk olarak gördüğümüz durumun gerçekleşmesi durumunda olası etkisinin ölüm olacağı düşünülebilir. Tüm bu belirlediğimiz olasılık, sıklık ve etki durumlarının sayısal karşılığını yazarak 40 risk skorunu elde ettim. Bu risk skoru bana riskli durum için acil önlem alınmasına gerek olmadığını ancak sürekli gözetim altında tutmam gerektiğini söylüyor. Ancak etkisi ölüm olan bir risk için mutlaka iyileştirme çalışması yapmalıyız.

Elektrik ana panosu içindeki ucu açık kabloları değerlendirirken çalışanların bu kablolara temas etme olasılığını mümkün olarak değerlendirdim çünkü örnek olayımızda pano içinde ucu açık kablo miktarı biraz fazla. Ancak çeklist ile de tespit ettiğim diğer konularda pano kapaklarının sürekli kilitli olduğu, pano iç koruma levhalarının olduğunu görmüştük. Bu durumda panoya normal çalışanların temas etme ihtimali çok düşük. Sadece bakım amaçlı panoya müdahale edilebilir ve pano bakımlarının da arıza ve bakım raporlarına göre yılda 1 yapıldığını tespit ettim. Yani en fazla yılda 1 defa bu pano açılıyor ve içerisinde işlem yapılıyor.

Elektrik panosunda da risk olarak gördüğümüz durumun gerçekleşmesi durumunda olası etkisinin ölüm olacağı düşünülebilir. Tüm bu belirlediğimiz olasılık, sıklık ve etki durumlarının sayısal karşılığını yazarak 60 risk skorunu elde ettim. Bu risk skoru da bana riskli durum için acil önlem alınmasına gerek olmadığını ancak sürekli gözetim altında tutmam gerektiğini söylüyor. Ancak etkisi ölüm olan bir risk için mutlaka iyileştirme çalışması yapmalıyız.

Elektrik panosundaki bu riskler, panonun bakım ve arıza durumları ile doğrudan ilgili olduğundan elektrik panosu için arıza risk değerlendirmesi de yapılabilir.

Alınacak Önlemleri Belirleme

Risk değerlendirme raporu yapmanın amacı, riskleri ortadan kaldırarak güvenli çalışma ortamı oluşturmaktır. Bu nedenle tespit edilen riskler kadar riskleri ortadan kaldırmak için alınması gereken önlemleri belirlemek de çok önemlidir.

Alınacak önlemleri iş güvenliği temel prensiplerine uygun olarak belirlemeniz gerekir. Bu prensipler sırasıyla ;

    • Tehlike kaynağını ortadan kaldırmak veya kaynağın özelliklerini değiştirmek.
    • Mühendislik yöntemleri.
    • Organizasyon değişikliği.
    • Kişisel koruyucu donanımlar.
    • Davranış değişiklikleri. (eğitim, talimat vb.)
    • Alınacak önlemleri belirlerken her risk için bu sıralama doğrultusunda inceleme yapmalıyız. Yani ilk önce tehlike kaynağını tamamen ortadan kaldırma veya özelliklerini değiştirme ihtimallerini gözden geçirmeliyiz.

Eğer tehlike kaynağı ortadan kaldırılamıyorsa mühendislik yöntemleri ile çalışanları daha az etkilemesini sağlayacak önlemler düşünmeliyiz. Örneğin elektrik tehlikesini tamamen ortadan kaldırma şansımız yoksa elektriğin çalışanlara ulaşmasını engellemeliyiz.
Mühendislik çözümleri de yeterli seviyede koruma sağlamıyorsa organizasyon değişiklikleri yaparak çalışanların tehlike kaynaklarına daha az maruz kalmasını sağlayabiliriz. Örneğin soğuk hava deposunda çalışanların çalışma süresini azaltmak organizasyonel bir önlem olarak düşünülebilir.
Kişisel koruyucu donanım kullanımı ise tehlike kaynağının özellikleri, mühendislik çözümler, organizasyonel değişiklikler yapıldıktan sonra hala mevcut olan risklere karşı alınacak bir önlemdir. Tek başına kişisel koruyucu donanım kullanımı önlem olarak düşünülmemelidir.

İlginizi Çekebilir:  İşe Giriş Sağlık Raporu

Eğitim, bilgilendirme, talimatlara uygun davranışlar ise en son önlem olarak kabul edilmelidir. Açık bir çukurun etrafını kapatmak yerine çalışanlara çukura düşmeme eğitimi vermek önlem olarak kabul edilemez.

Alınması gereken önlemleri belirlerken bu önlemlerin ne kadarlık bir zaman dilimi içinde alınması gerektiğini de belirlemelisiniz. Termin tarihi adı verilen bu işlem, risk değerlendirme raporunun en zor bölümlerinden biridir. Termin tarihi belirlerken risklerin seviyesi, alınacak önlemlerin niteliği, yaklaşık maliyeti, uygulanabilirliği ve işletmenin yapısı dikkate alınmalıdır.
Alınması gereken önlemler konusunda isgnedir.com’da yayınlanan yazılardan faydalanabilirsiniz.

Risk Değerlendirme Raporu

Risk değerlendirme çalışması, detaylı yapıldığında bazen aylar süren bir çalışmadır. Bu çalışma sırasında elbette ortalık biraz dağılacaktır. Yani aldığınız notlar, tespit ettiğiniz riskler, alınması gereken önlemler karmaşık hale gelebilir.
Risk değerlendirmesinin en önemli özelliklerinden biri de risk değerlendirmesi hakkında teknik bilgi sahibi olmayan kişilere bilgi vermesidir. Yani bir yönetici, aldığınız notları anlamakta zorlanabilir ancak düzenli ve ayrıntılı bir raporu okuduğunda kafasında soru işareti kalmayacaktır.
Risk değerlendirme raporu, yaptığınız çalışma hakkında hiç bilgisi olmayan kişiler tarafından anlaşılacak şekilde yapılmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliği konusunda risk değerlendirme raporunda olması gerekenler İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği ile belirlemiştir. Bu yönetmeliğe göre risk analizinde yer alması gerekenler ;

    • İşyerinin unvanı, adresi ve işverenin adı.
    • Gerçekleştiren kişilerin isim ve unvanları ile bunlardan iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi olanların Bakanlıkça verilmiş belge bilgileri.
    • Gerçekleştirildiği tarih ve geçerlilik tarihi.
    • Risk değerlendirmesi işyerindeki farklı bölümler için ayrı ayrı yapılmışsa her birinin adı.
    • Belirlenen tehlike kaynakları ile tehlikeler.
    • Tespit edilen riskler.
    • Risk analizinde kullanılan yöntem veya yöntemler.
    • Tespit edilen risklerin önem ve öncelik sırasını da içeren analiz sonuçları.
    • Düzeltici ve önleyici kontrol tedbirleri, gerçekleştirilme tarihleri ve sonrasında tespit edilen risk seviyesi.

Bu maddelere ek olarak risk değerlendirme raporunda tespit edilen risklerin fotoğrafları yer almalıdır. Fotoğraflı risk değerlendirme raporu hem riskin bulunduğu yeri anlamak hem de riskin giderilme sürecini takip etmek açısından çok önemlidir.
Risk değerlendirme raporu ve diğer tüm raporlarda mutlaka sayfa numarası bulunmalıdır. Sayfa numarasına ek olarak raporun toplam kaç sayfa olduğu da yer almalıdır. Bu sayede rapora sonradan ekleme yapılma veya sayfaların ortadan kaybolma ihtimali ortadan kalkar.

Riskleri İzleme

Risk değerlendirme sürecinin en son ve en uzun süren aşaması riskleri izleme aşamasıdır. Alınacak önlemleri belirleme aşamasında her risk için giderilmesi gereken tarih aralığını belirtmiştik. Bu çalışmayı yaptığınızda göreceksiniz ki risklerin büyük çoğunluğunun 1 yıl içerisinde giderilebileceği ortaya çıkacak. Bu durumda termin tarihi geldiğinde veya öncesinde risklerin giderilip giderilmediği kontrol edilmelidir.
Risk izleme yapılmayan risk değerlendirme çalışmaları sadece ilk adımı atılmış ancak devamı gelmemiş çalışmalardır.
Risk izleme yaparken, riskler için alınması gereken önlemlerin alınıp alınmadığını tespit ederek son durum için yeniden risk derecelendirme yapmalısınız. Belirtilen önlemlerin alındığı bir durumda risk skoru mutlaka farklı olacaktır. Amacımız zaten risk skorunu kabul edilebilir seviyelere kadar indirmektir.
Risk izleme işlemleri için hazırlayacağınız formlarda da fotoğraf olması önemlidir. Bu sayede risklerin durumunu izleyebilirsiniz.
Risk izleme çalışmalarında en zor konulardan biri de risklerin termin tarihlerini ve yapılan işlemleri takip etmektir. risk sayısı fazla olan işletmelerde bu işlemi sadece kağıt üzerinde veya Excel vb. uygulamalarla takip etmek çok zordur. Ancak isg yazılımları sayesinde termin tarihleri ve risk skorlamaları konusunda teknolojiden faydalanabilirsiniz.

Devamını oku

Trending