Takip Edin

OSGB Makaleleri

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazılarda İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazı işleri, inşaat alanında en temel işlerden birisidir. Neredeyse kazı yapılmadan tamamlanan inşaat işi yok denecek kadar azdır. Kazı işleri aynı zamanda inşaat alanında en çok ölümlü iş kazası yaşanan faaliyetlerin de başında gelir. bu nedenle kazı işlerinde iş güvenliği önlemleri son derece önemlidir.

Çalışma alanı veya yapılan işin niteliğine bağlı olarak birçok kazı türü bulunmaktadır. Kazı, çeşitli amaçlarla toprağın bulunduğu yerden elle veya makine ile kaldırılması sonucunda oluşan insan yapımı oyuk, çukur veya boşluk olarak tanımlanır. Serbest kazılar, yeraltı kazıları, baraj ve hidroelektrik santral kazıları, yol kazıları, tünel kazıları, sıyırma, temizlik ve şekil verme kazıları ile kanal kazıları (hendek kazıları) gibi farklı kazı türleri mevcuttur.

Hendek Kazısı: Çeşitli amaçlarla her türlü zeminde yapılan ve boyu eninden önemli ölçüde uzun olan kazı türü.
Dar Hendek Kazısı: Genişliği 0,60 metreden az olan hendek kazısı.
Sığ Hendek Kazısı: Derinliği 1,25 metreye kadar olan hendek kazısı.
Derin Hendek Kazısı: Derinliği 4,50 metreden fazla olan hendek kazısı.

Kazı çalışmalarında dikkat edilmesi gereken konuların ve alınacak önlemlerin belirlenmesi ve bu çalışmaların sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülebilmesi amacıyla ülkemiz mevzuatında yer alan en önemli düzenleme Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliğidir.

Kazı İşlerinde Tehlike ve Riskler

Kazı çalışmaları, işin niteliği ve ortam şartları nedeniyle birçok tehlike ve risk barındırmaktadır. Bu tehlike ve riskler şu şekilde sıralanabilir:

Göçük
Çalışanların kazıya düşmesi
Çalışanların üzerine düşen yük veya ekipmanlar
Duman, oksijen yetersizliği, zehirli, yanıcı ve patlayıcı gazlar gibi koşullar
İş makinelerinin yeraltı boruları veya üstten geçen enerji hatları ile temas etmesi
Kazı araçları
Ağır ve hareketli ekipmanlar
Dar alan
Kazıya giriş ve çıkışlar
Su birikmesi
Malzemelerin yanlış ve uygunsuz kullanımı
Toprak altındaki kablolar ve kesici, ağır, körelmiş nesneler.

Bu tehlike kaynakları arasında en çok iş kazası, ölüm ve yaralanmaya neden olan tehlike ise çalışma sırasında toprağın kazı yapılan alanının kenarında çeşitli sebeplerden dolayı çözülüp gevşemesi sonucu aniden kazı yapılan yere doğru ayrılıp kayması veya düşmesi şeklinde gerçekleşen göçük kazaları oluşturmaktadır. Yani bir kazı çalışması sırasında en fazla dikkat edilmesi gereken konu göçük tehlikesidir.

Göçük Sebepleri

Göçük, kazı yapılan alanının kenarında, toprağın belirli sebeplerden dolayı çözülüp gevşemesi sonucu aniden kazı yapılan yere doğru ayrılıp kayması veya düşmesi olarak tanımlanan bir olaydır. Kazı sırasında meydana gelebilecek olaylar arasında en fazla ölüm ve yaralanma riski taşıyan göçüğün oluşumunda birçok faktör rol oynamaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Hastanelerde İş Sağlığı ve Güvenliği

Açık kazı ve hendeklerde toprağın, yerinde kalabilmesi için yer çekimi kuvvetlerine ve doğal yapısını zayıflatıp bir arada durabilme özelliğini ortadan kaldıran çevresel faktörlere karşı koyması gerekmektedir.

Dolayısıyla zemin sağlamlığının; zemin mukavemeti, yer çekimi faktörleri ve çevresel faktörler ile doğrudan ilişkili olduğu görülmektedir.
Zemin mukavemeti, zemin parçacıkları arasındaki bağlanma ile ilişkili olup bu bağlanma ve bir arada bulunmaya kohezyon denilmektedir. Bir zeminin ne kadar kohezif (birbirine bağlı) olduğu zemin tipi, zeminde bulunan nem miktarı ve önceden örselenmiş olan zemine yakınlık ile ilişkilidir. Zeminin mukavemeti, zeminin ağırlığından daha düşük seviyede olduğu durumlarda göçük gerçekleşmektedir.

Zeminin mukavemetini etkileyen faktörler; kazı derinliği, zemin ağırlığı ve ek yüklerin ağırlığıdır. Kazı çalışmaları sırasında toprağın kayması, devrilme, parça düşmesi gibi oluşumlar neticesinde meydana gelen göçükleri tetikleyen birçok faktör bulunmaktadır. Hem çalışma ortamı hem de çevresel etkilerle doğrudan ilgili olan bu faktörler, kazı güvenliğini olumsuz şekilde etkileyerek göçüğün oluşmasına neden olmaktadırlar
Göçüklere sebep olan ya da oluşumunu hızlandıran bu faktörler şu şekilde sıralanabilir;

Zemin türü (nitelikleri)
Topraktaki nem miktarı
Titreşimler
Ağır yükler (Hafriyat yığını, iş makineleri)
Yakındaki mevcut yapılar
Önceki kazılar
Hava ve çevre koşulları
Kazının açık kaldığı süre miktarı

Kazı çalışmalarında dikkat edilmesi gereken konuların ve alınacak önlemlerin belirlenmesi ve bu çalışmaların sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülebilmesi amacıyla ülkemiz mevzuatında yer alan en önemli düzenleme Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’dir.

Göçük Için Alınması Gereken Önlemler

Göçük riskine karşı önlem alınmadan önce zemin türü, toprak nem oranı, kazının süresi, hava koşulları gibi faktörler değerlendirilmeli ve alınacak önlemlere karar verilmelidir. Bunun için kazı öncesinde bir risk değerlendirme çalışması yapılmalıdır.

Şev ve Kademe Oluşturulması

Toprağın kayıp göçük oluşmasını önlemek için kazı çalışması derin kanal yerine eğimli yapılabilir. Eğimli zemin şev olarak adlandırılır. Bunun yanında kazının gittikçe daralan şekilde kademeli olarak yapılması de mümkündür.

Bu iki yöntem kazı yapılacak alanın genişliğine göre uygulanabilen yöntemlerdir. Dar alanlarda yapılan kazılarda şev veya kademe oluşturmak mümkün olmayabilir.

Göçüğün engellenmesi için gerekli olan eğim zeminin türüne, çevre şartlarına ve kazı kenarında bulunan ağır yüklerin kapsamı gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.

İksa Yapılması

İksa, kazı kenarlarını tutup, desteklemek ve dolayısıyla toprak kaymasını önlemek amacıyla kullanılan sistemlere verilen isimdir. İksa uygulaması şev vermenin uygulanabilir olmadığı durumlarda kullanılabilen bir yöntemdir.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Hizmetleri

İksa sisteminde kullanılacak malzemelerin niteliğine göre farklı tipte iksalar mevcuttur. Hangi tipte iksa kullanılacak olursa olsun, göçük riskine karşı kullanılacak iksa sistemlerine ait malzeme ve ekipmanların üretici talimatları dikkate alınarak kullanılması ve kontrollerinin yapılması son derece önemlidir.

Kazı türü veya toprak cinsine göre seçilmesi gereken iksa çeşitleri ve iksa elemanları farklı olacaktır.

Fore Kazık ve Ankrajlı İksa Sistemleri

Fore kazık iksa sistemleri derin kazılarda kullanılan sistemlerdir. Fore kazık olarak 60, 80 veya 100 cm çapında çelik kazıklar kullanılabilir.

Mini Kazık ve Ankrajlı İksa Sistemleri

Çok derin olmayan kazılarda 20, 30 cm çapında kazıklar kullanılarak yapılan iksa çalışmalarıdır.

Betonarme Perde ve Ankrajlı İksa Sistemleri

Fore kazık kullanılarak yapılan iksa sistemlerinde sızdırmazlık ve izolasyon gerekmesi durumunda betonarme perde sistemleri kullanılabilir.

Shotcrete ve Zemin Çivili İksa Sistemi

Shotcrete yani püskürtme betonlu zemin çivili iksa sistemleri, şehir içinde yapılan çok derin olmayan geçici derin kazılarda uygulanmaktadır.

Diyafram Duvar ve Ankrajlı İksa Sistemleri

Diyafram duvarlı iksa sistemleri, kazı derinliğinin fazla, yeraltı suyunun etkili olduğu kohezyonsuz, akıcı zeminlerde uygulanan bir tekniktir. Yüksek yapıların derin temel kazılarının yapımında, metro istasyonları gibi büyük aç – kapa kazılarında konsol perde yada ankrajlı sistemler olarak dizayn edilmektedirler.

İksa yapımında kullanılan malzeme ve ekipmanlar hasar görmeleri halinde ise uzman kişi tarafından incelenmelidir. Ayrıca destekli sistemlerin çalışanları göçükten, yapısal çökmelerden ya da koruyucu sistemin bileşenleri arasında sıkışmaktan koruyacak şekilde kurulması ve sökülmesi sağlanmalıdır.

Kalkan Yerleştirilmesi

Genellikle çelik bir çerçeveye kaynaklanmış çelik plakalardan oluşan taşınabilir yapıları teşkil eden kalkanlar veya hendek kaplama sistemleri de alternatif koruyucu önlemler arasındadır.

Kalkan sistemlerinde kazı yüzünün desteklenmesinden ziyade öncelikli amaç; göçük ya da benzeri bir olay olduğunda kalkanın içerisinde yer alan çalışanın bu olaylara karşı korunmasıdır. Bu sistemde, kazı içerisinde kalkan ile kazı kenarları arasında boşluk bulunduğunda kazı kutusunun yatay yönde hareketinin önlenmesi için bu boşluklar toprakla doldurulmaktadır.

Kazı Sırasında Alınacak Önlemler

Kazı işlerinde göçük tehlikesi haricinde bir çok tehlikeli durum mevcuttur. Bunlar aslında basit önlemler ve doğru planlama ile önüne geçilebilecek tehlikelerdir.

Kazı İçine Düşme

Kazı işlerinde, çalışanların veya kazı alanında bulunan diğer kişilerin kazı içine düşmesi en büyük tehlikelerden birisidir. Ayrıca kazı içine inip çıkan çalışanlar, iniş ve çıkış sırasında da düşebilirler. Bu gibi düşmeleri önlemek için kazı çevresi mutlaka kontrolsüz girişi önleyecek şekilde kapatılmalıdır. Genel olarak kullanılan uyarı bantları bu iş için yeterli olmayıp mutlaka uygun yükseklikte plaka vb. sistemlerle kazı alanı kapatılmalıdır. Ayrıca çalışmanın olmadığı saatlerde kazı üstü de tamamen kapatılmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Kazı İşlerinde İş Güvenliği

Kazıya inip çıkarken meydana gelebilecek yüksekten düşme risklerini önlemek için uygun önlemler de alınmalıdır.

Malzeme Düşmesi

Kazı içinde çalışan kişilerin üzerine düşen yükler, ölüm riski oluşturur. Bu gibi durumları önlemek için kazı kenarlarına yük koyulması önlenmelidir. Hem yükün hem de zeminin yapısından dolayı yükler düşebilir. Ayrıca çalışanlar mutlaka kişisel koruyucu ekipman olarak baret kullanmalıdır.

Duman, Zehirli Gaz vb. Etkiler

Kazı içinde toprak altında zamanla gaz birikmesi meydana gelmiş olabilir. Ayrıca boru gaz hatları da yer altından geçmekte olup kazı alanında bulunabilir. Bu gibi gazlardan meydana gelebilecek zehirlenmeler ölüm riski taşımaktadır. Gaz zehirlenmelerine karşı öncelikle kazı alanındaki boru hatları iyice incelenmelidir. Ayrıca çalışanlar kişisel koruyucu ekipman olarak solunum maskesi kullanmalıdır.

İş Makinelerinin Boru ve Elektrik Hatlarına Temas Etmesi

Şehir içinde yapılan kazılarda çevrede boru hattı veya elektrik hattı olması çok büyük ihtimaldir. Kazı makineleri zemin altıdaki veya yüksekteki boru ve kablolara zarar verebilir. Bunun sonucunda öncelikle iş makinesi operatörü ve kazıda çalışanlar ölüm riski ile karşı karşıya kalırlar.

Bu gibi durumları önlemek için, kazı öncesinde mevcut boru hattı ve elektrik planlarına bakarak kazı planı yapılmalıdır.

İş Makineleri

Kazı işlerinde iş makineleri, kazı içinde ve dışındaki çalışanlar için tehlike oluşturur. Özellikle kazı içindeki çalışanlar, iş makinesinin manevraları nedeniyle ezilme ve uzuv kopması gibi risklerle karşı karşıyadır. İş makineleri çalışırken kazı içinde ve iş makinesi çevresinde kesinlikle kimse bulunmamalıdır.

Su Birikmesi

Kazı içindeki su borularının patlaması sonucunda kazı içine hızla su dolma ihtimali yüksektir. Bu gibi su baskını durumlarında zemin çok hızlı şekilde balçık halini alır ve çalışanlar saplanıp boğulma riski yaşarlar. Su boruları, genellikle iş makinesi tarafından hasar görebileceği için iş makinesi çalışırken kazı içinde çalışan kimsenin olmaması bu riski ortadan kaldıracaktır.

Toprak Altındaki Kablo ve Kesici Nesneler

Kazı içinde toprak altında elektrik kabloları ve kullanılmayan boru, demir vb. kesici nesneler bulunabilir. Bunlar çalışanlar için önemli derecede risk oluşturmaktadır. Çalışanların kişisel koruyucu ekipman olarak iş ayakkabısı ve iş eldiveni kullanması bu riskleri azaltacaktır.

İş Kazalarını önlemenin diğer yollarına buradan ulaşabilirsiniz.

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

Mesleki Yeterlilik Belgesi Nedir? Nasıl Alınır?

Yayınlanma tarihi

-

Mesleki Yeterlilik Belgesi

Mesleki Yeterlilik Belgesi Ne Demek?

Mesleki Yeterlilik Kurumu (MYK) tarafından yetkilendirilmiş belgelendirme müesseselarınca, yetki kapsamlarında yer alan ulusal yeterlilik(ler)de tanımlanmış esaslara nazaran yürütülen ölçme değerlendirme faaliyetleri sonucunda başarılı olan bireyler için düzenlenen ve kişinin söz mevzusu ulusal yeterlilikte belirtilen öğrenme kazanımlarına (bilgi, yetenek ve yetkinlik) sahip bulunduğunu gösteren belgelerdir.

Kalite güvencesi sağlanmış ve uluslararası personel belgelendirme standardına göre akredite edilmiş bir sistem vasıtasıyla yansız, tutarlı, âdil ve emin şekilde yapılan ölçme değerlendirmeler sonucunda başarılı olan bireylere MYK Mesleki Yeterlilik Belgesi düzenlenir.

Mesleki Yeterlilik Belgesi Zorunluluğu Olan Meslekler

1- Ahşap Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
2- Alçı Levha Uygulayıcısı Seviye 3 İnşaat
3- Alçı Sıva Uygulayıcısı Seviye 3 İnşaat
4- Alüminyum Kaynakçısı Seviye 3 Metal
5- Asansör Bakım ve Onarımcısı Seviye 3 Elektrik ve Elektronik
6- Asansör Bakım ve Onarımcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
7- Asansör Montajcısı Seviye 3 Elektrik ve Elektronik
8- Asansör Montajcısı Seviye 4 Elektrik ve Elektronik
9- Baca Kontrol Personeli (Bacacı) Seviye 4 Enerji
10- Baca Montaj Personeli (Bacacı) Seviye 3 Enerji
11- Betonarme Demircisi Seviye 3 İnşaat
12- Betoncu Seviye 3 İnşaat
13- Bitim İşlemleri Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
14- Boyama Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
15- Çelik Kaynakçısı Seviye 3 Metal
16- CNC Programcısı Seviye 4 Metal
17- CNC Programcısı Seviye 5 Metal
18- Direnç Kaynak Ayarcısı Seviye 4 Metal
19- Doğal Gaz Altyapı Yapım Kontrol Personeli Seviye 4 Enerji
20- Doğal Gaz Çelik Boru Kaynakçısı Seviye 3 Enerji
21- Doğal Gaz Isıtma ve Gaz Yak. Cih. Ser. Per. Seviye 4 Enerji
22- Doğal Gaz İşletme Bakım Operatörü Seviye 4 Enerji
23- Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı Seviye 4 Enerji
24- Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı Seviye 3 Enerji
25- Duvarcı Seviye 3 İnşaat
26- Endüstriyel Boru Montajcısı Seviye 3 İnşaat
27- Hidrolik – Pnömatikçi Seviye 4 Metal
28- Hidrolik – Pnömatikçi Seviye 5 Metal
29- İnşaat Boyacısı Seviye 3 İnşaat
30- İplik Bitim İşleri Operatörü Seviye 2 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
31- İplik Eğirme Operatörü Seviye 2 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
32- Isı Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
33- Isıtma ve Doğal Gaz İç Tesisat Yapım Per. Seviye 3 Enerji
34- İskele Kurulum Elemanı Seviye 3 İnşaat
35- Kaynak Operatörü Seviye 4 Metal
36- Makine Bakımcı Seviye 5 Otomotiv
37- Makine Bakımcı Seviye 4 Otomotiv
38- Makine Bakımcı Seviye 3 Otomotiv
39- Makine Montajcısı Seviye 3 Metal
40- Makine Montajcısı Seviye 4 Metal
41- Metal Kesim Operatörü Seviye 4 Metal
42- Metal Kesimci Seviye 3 Metal
43- Metal Levha İşleme Tezgâh İşçisi Seviye 3 Metal
44- Metal Levha İşleme Tezgâh Operatörü Seviye 4 Metal
45- Metal Sac İşlemeci Seviye 3 Metal
46- Metal Sac İşlemeci Seviye 4 Metal
47- Motor Testçisi Seviye 4 Otomotiv
48- Motor Testçisi Seviye 5 Otomotiv
49- Motosiklet Bakım Onarımcısı Seviye 4 Otomotiv
50- NC/CNC Tak. Tez. Elek./Elektronik Ser. Gör. Seviye 5 Metal
51- NC/CNC Tak. Tezgahları Mekanik Ser. Gör. Seviye 5 Metal
52- NC/CNC Takım Tezgahları Uyg. ve Ser. Gör. Seviye 5 Metal
53- Ön İplik Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
54- Ön Terbiye Operatörü Seviye 3 Tekstil, Hazır Giyim, Deri
55- Otomotiv Boya Onarımcısı Seviye 4 Otomotiv
56- Otomotiv Boyacısı Seviye 4 Otomotiv
57- Otomotiv Boyacısı Seviye 3 Otomotiv
58- Otomotiv Elektromekanikçisi Seviye 5 Otomotiv
59- Otomotiv Kaportacısı Seviye 4 Otomotiv
60- Otomotiv Kaportacısı Seviye 3 Otomotiv
61- Otomotiv Mekanikçisi Seviye 4 Otomotiv
62- Otomotiv Montajcısı Seviye 3 Otomotiv
63- Otomotiv Montajcısı Seviye 4 Otomotiv
64- Otomotiv Prototipçisi Seviye 4 Otomotiv
65- Otomotiv Prototipçisi Seviye 5 Otomotiv
66- Otomotiv Sac Şekillendirmecisi Seviye 4 Otomotiv
67- Otomotiv Sac Şekillendirmecisi Seviye 3 Otomotiv
68- Otomotiv Sac ve Gövde Kaynakçısı Seviye 3 Metal
69- Otomotiv Sac ve Gövde Kaynakçısı Seviye 4 Metal
70- Panel Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
71- Plastik Kaynakçısı Seviye 3 Enerji
72- PVC Doğrama Montajcısı Seviye 3 İnşaat
73- Refrakterci Seviye 4 Metal
74- Refrakterci Seviye 3 Metal
75- Seramik Karo Kaplamacısı Seviye 3 İnşaat
76- Ses Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
77- Sıvacı Seviye 3 İnşaat
78- Su Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat
79- Tren Makinisti Seviye 4 Ulaştırma, Lojistik ve Haberleşme
80- Tünel Kalıpçı Seviye 3 İnşaat
81- Yangın Yalıtımcısı Seviye 3 İnşaat

İlginizi Çekebilir:  İş Kazası Bildirimi

5

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İSG ACİL DURUM EĞİTİMİ

Büyük bir acil durum yaşayan işletmelerin yüzde 50’si faaliyetlerine son vermekte, kapanışların yüzde 90’ı ilk iki sene içerisinde gerçekleşmektedir.

Yayınlanma tarihi

-

acil durum eylem planı

İSG ACİL DURUM EĞİTİMİ

Acil Durumlar Neden Yönetilmeli

İşletmelerin her yıl ortalama yüzde 20’si geniş kapsamlı bir faaliyet kesintisi yaşamaktadır. Büyük bir acil durum yaşayan işletmelerin yüzde 50’si faaliyetlerine son vermekte, kapanışların yüzde 90’ı ilk iki sene içerisinde gerçekleşmektedir.

Deprem, heyelan, sel, yangın, iş kazaları, trafik kazaları, terör saldırıları ve sabotajlar nedeniyle kurumlar her yıl ortalama 100 bin dolar kaybetmektedirler. Yaşanan bu afetler ve felaketler can ve mal kayıplarının yanı sıra, geri dönüşü olmayan çevre bozulmalarına da neden olabilmektedir. Acil durumlarda meydana gelen kayıpların para hanesi hariç, diğer kayıplar asla geri doldurulamaz. Ölmüş bir çalışanı bir daha diriltemezsiniz ya da petrol ile kirlenmiş bir denizi, onlarca yıl eski haline getiremezsiniz.Bu nedenledir ki afet ve felaketlere hazırlıklı olmak, acil durumlara yönelik planlamaları yapmak, varsa bu planlamaları tekrar gözden geçirmek ve bunun “Acil Durum Yönetim Sistemi” kavramı açısından ele alınması gerekmektedir.

1.2 Kurumsal Acil Durum Planları

İşletmelerde, yarattıkları etki ve alınacak tedbirlerin derecelerine göre, farklı acil durum planları hazırlanmaktadır. Ancak benzer acil durumlar için değişik isimlerde birden çok acil durum planının hazırlanması işletmelerde karışıklığa sebep olmakta ve gerçekte hiçbiri efektif olarak çalışmamaktadır. Birbirinden bağımsız ama aynı olay üzerine odaklanan planlar farklı kurum onayına gitmekte ve hükümetin farklı birimleri tarafından birbirinden bağımsız olarak denetlenmektedir.

1.2.1 Acil Durum Plan Çeşitleri

Bugün, acil durumlarla ilgili olarak yasalara bakıldığında, işletmelerde çok farklı yasal gerekliliklerin mevcudiyeti ile karşılaşırız ve bunların hemen hepsi bir şekilde, işletmelerdeki acil durumlarla ilgilidir. Örneğin işletmeler; 5188 Sayılı Özel Güvenlik Yasası’na göre “Koruma ve Güvenlik Planı”, Sabotajlara Karşı Korunma Yönetmeliği’ne göre, “Sabotajlara Karşı Korunma”, Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik’e göre “Dahili Acil Durum Planı”, İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik’e göre “Acil Durum Planı”nı hazırlamak zorundadır.

İlginizi Çekebilir:  İş Kazası Bildirimi

Peki, sabotaj senaryosu durumunda hangi acil durum planı işletilecektir? Acil durum planı mı, sabotaj planı mı, yoksa sivil savunma planı mı? Ayrıca, söz konusu raporları hazırlarken, “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”, “İlk Yardım Yönetmeliği”, “Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri Yönetmeliği” gibi ilave birçok yönetmelik daha kullanılmak zorunluluğu bulunmaktadır.

1.3 Acil Durum Yönetim Sistemi

Ülkemizdeki acil durumu ilgilendirecek birden çok planın bulunması ve dolayısıyla oluşan zorlukları ve karışıklıkları önlemek için tüm acil durum senaryolarını içeren, olayın vahametine göre derecelendirilen, tek bir master planın hazırlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tüm bunlar için ise acil durumlarda sistem yaklaşımı gerekmektedir.

İyi bir acil durum yönetim sistemi planlanırken afet öncesinde yapılması gerekenler, afet sırasında yapılması gerekenler ve afet sonrasında yapılması gerekenler göz önünde bulundurulmalıdır ve planlamanın her bir adımı buna göre yapılmalıdır.

1.3.1 Acil Durum Öncesi Planlama

Afet öncesi işin planlama kısmıdır ve herhangi bir potansiyel tehlikenin zararlarını azaltma, müdahale etme ve normal hayata dönmek için gerekli çalışmalar bu aşamada yapılmalıdır. Yani binanın yapısal ve organizasyonel olarak hazırlıkları bu aşamada yapılır.

Ülkemizdeki duruma bakılırsa; en çok “…mış gibi” yapılan kısım burasıdır. Görünüşte tüm kurum ve kuruluşların Acil Durum Eylem Planları vardır ancak neredeyse hemen hepsi gerçek bir durumunda işe yaramayacak olan planlardır. Yapısal olarak işletmelere bakıldığında, genelde acil durum kapıları yok ya da olması gerekenden çok uzakta konumlandırılmış (mesela pencereler veya balkon kapıları acil çıkış kapısı olmuş), ya üzerine kilit vurularak çıkış imkânsız hale getirilmiş ya da kaçış güzergâhları kiler haline getirilerek, acil durumda kullanılamaz halde olduğu gözlemlenmektedir.

Organizasyonel olarak bakınca ise çoğu zaman sadece bir ekip kurulmuş olduğu, bu ekiplerin almaları gereken eğitimleri layığıyla almadığı, bazen çalışanın acil durum ekibinde olduğundan haberinin olmaması, acil durumda nasıl koordine olacağını ekibin bilmiyor olması, ekiplerin sadece yangına göre hazırlanmış, diğer acil durumlardan bihaber olduğu durumları ile karşılaşılıyor.

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

Yapılan tatbikatlar ise çoğunlukla sadece yangın tahliye tatbikatı olup, yönetmelikte istenilen “acil durum tatbikatlarını” temsil etmemektedir.

Genel olarak bakıldığında bunun en bariz örneği inşaatlarda yaşanmaktadır. Birçok taşeronun bulunduğu inşaat alanlarında acil durum planları kâğıt üstünde bulunmakta, tatbikatlar layığıyla yapılamamakta, yüksek orandaki işçi değişiminden ötürü ekipler istenildiği gibi yetiştirilmemekte ve sonuç olarak hiçbir zaman işe yaramayan “…mış gibi” acil durum yönetimi yapılmaktadır.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

PATLAMADAN KORUNMA DOKÜMANI NEDİR? NASIL HAZIRLANIR?

Yayınlanma tarihi

-

Patlamadan Korunma Dökümanı

Patlamadan Korunma Dökümanı Nedir?

Bilindiği üzere 30 Nisan 2013 tarih ve 28633 sayı ile Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik ile çalışanları sağlık ve güvenlik yönünden işyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden korumak için alınması gereken önlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.

Peki, bu yönetmelikte geçen “patlayıcı ortam” kavramı nedir? Bu sorunun cevabı yönetmeliğimizde şu şekilde ifade edilmiştir:Patlayıcı ortam: Yanıcı maddelerin gaz, buhar, sis ve tozlarının atmosferik şartlar altında hava ile oluşturduğu ve herhangi bir tutuşturucu kaynakla temasında tümüyle yanabilen karışım.
Patlamadan Korunma dokümanı hazırlarken referans aldığımız başlıca 2 adet standart vardır.

Tozlu Ortamlar Standardı’na göre ise patlayıcı tozlu ortam, tutuşma sonrasında kendi kendine devam eden bir yayılmaya imkân veren toz biçimindeki alevlenebilir maddelerin atmosferik şartlar altında havayla karışım. Yukarıda bahsedilen tarif ve tanımlara göre patlayıcı ortam kısaca yanıcı maddelerin hava ile karışımıdır diyebiliriz. Tabi ki bu tanımlama kendi başına yeterli değildir ama akılda kalıcı olması açısından en basit şekilde böyle tariflenebilir.

Yönetmeliğimiz; MADDE 10 – (1) İşveren, 6’ncı maddede belirtilen yükümlülüğünü yerine getirirken, ikinci fıkrada belirtilen hususların yer aldığı Patlamadan Korunma Dokümanını hazırlar. Hükmüyle işverene Patlamadan Korunma Dokümanı hazırlama zorunluluğu getirmiştir.
Patlamadan Korunma Dokümanının tarifi ise yönetmeliğimizde “İşyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla hazırlanan doküman” olarak tariflenmiştir.

Patlamadan Korunma Dokümanını Kim Hazırlar?

Yönetmeliğimizin Ek-2 Çalışanların Sağlık Ve Güvenliklerinin Patlayıcı Ortam Risklerinden Korunması İçin Asgari Gerekler başlığı altında Madde 2.8 de… Patlama yönünden güvenliğin sağlandığının kanıtlanması, patlamadan korunma konusunda eğitim almış ve/veya deneyimli ehil kişilerce yapılır denilmektedir. Yönetmelik eğitim almış veya ehil olan kişilerin PKD hazırlayabileceğini belirtiyor. Eğitim almış olmanın ispatını iş müfettişlerimiz “Eğitim Katılım Sertifikası”nın olmasını yeterli görmektedir. Bu konuda bir eğitime katılmanın, yeterli bilgi birikimine ulaşılması anlamına gelmediğini düşünmekteyim.

Eğitim sonrası yapılacak bir sınav ile sadece başarılı olanların bu dokumanı hazırlamak için gerekli yetkinliğe ulaşabileceği kanaatindeyim. Yönetmeliğin “deneyimli ehil kişi” diye bahsettiği konuda da bir açıklama yapılmamıştır. Bu konuda Gaz Atmosferler standardı 4.4 Personelin yetkinliği başlığı altında şöyle tarif edilmiş:

Bunlar;

1. 60079-10-1: 2015 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-1: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı gaz ortamları (Bundan sonra Gaz Ortamlar Standardı olarak bahsedilecektir)

2. 60079-10-2: 2015 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-2: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı tozlu ortamlar (Bundan sonra Tozlu Ortamlar Standardı olarak bahsedilecektir)

“Alan sınıflandırması, alevlenebilir maddelerin özelliklerinin,gaz/buharın dağılma prensiplerinin birbiriyle alakası ve önemini kavrayan kişilerce ve proses ve donanıma aşina olan kişilerce yapılmalıdır. Bu durum, elektrik ve makina mühendisleri gibi diğer teknik mühendisler için ve alan sınıflandırma prosesinin bir parçası olan ve bu proses üzerinde bir etkisi olan,güvenlikle ilgili özel sorumluluklara sahip personel için yararlı olabilir. Personelin yetkinliği, alan sınıflandırmasının gerçekleştirilmesi için kullanılan yöntem ve tesisin yapısı ile alakalı olmalıdır.”

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliğinizi Arttırmak İçin 5 Adım

Bu standartlarda ise patlayıcı ortamın tarifi şu şekilde yapılmıştır:

Gaz Ortamlar Standardına göre patlayıcı ortam, tutuşma sonrasında alevin kendi kendine devam edecek şekilde yayılmasına imkân veren, gaz, buhar, toz, elyaflar veya uçuşan parçacıklar biçimindeki alevlenebilir maddelerin atmosfer şartları altında hava ile karışım.

Özetle ehil kişi, dokümanı hazırlayacağınız sektörün kimya, proses ve donanımına aşina olan kişidir denilebilir. Yine sıklıkla “iş güvenliği uzmanı ehil midir?” sorusu gelmektedir. Yukarda bahsedilen konular ışığında iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerimizde patlayıcı ortamların riskleri konusunda detaylı bir eğitim verilmemektedir. Eğitim müfredatında sadece yüzeysel bilgiler  yer almaktadır. Bu bilgiler ile PKD hazırlanması mümkün değil dir. İş güvenliği uzmanın standartta belirtildiği şekilde ehil kişi kavramını karşıladığını gösteren kanıtı sunması halinde PKD hazırlayabilir.

NERELERE PATLAMADAN KORUNMA HAZIRLANIR?

Yönetmelik kapsamında belirtilen; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına giren ve patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan işyerlerine PKD hazırlanır. Bunun yanında yönetmeliğimiz bazı konuları kapsam dışına itmiştir. Bu konulara kısaca bakacak olursak Madde 2’de kapsam dışı konulara şu şekilde değinilmiştir;

a) Hastalara tıbbi tedavi uygulamak için ayrılan yerler ve tıbbi tedavi uygulanması,

İlk bakışta hastaneler kapsam dışında tutuluyormuş gibi görünse de parlayıcı, patlayıcı kimyasalların tedavi amaçlı olarak poliklinik, muayenehane, ameliyathane gibi bölümlerde kullanılması kapsam dışıdır. Bu kimyasalların depolandığı yerler ile hastanede kullanılan parlayıcı, patlayıcı kimyasallar, yakıt tankları gibi patlayıcı ortam oluşturabilecek kimyasallar PKD kapsamında değerlendirilmelidir.

b) 1/4/2011 tarihli ve 27892 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik (2009/142/AT) kapsamında yer alan cihazların kullanılması, Brülör, fırın, doğal gaz sobası gibi zaten içinde yanmanın gerçekleştiği cihazlarda patlayıcı ortam riski bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmez. AT tip onayı ve CE işareti olan bu tür cihaz ve donanımları kapsam dışındadır.

c) Patlayıcı maddelerin ve kimyasal olarak kararsız halde bulunan maddelerin üretilmesi, işlemlerden geçmesi, kullanımı,depolanması ve nakledilmesi,

Patlayıcı maddeden kasıt askeri mühimmat diye genel olarak tarif edeceğimiz patlayıcılardır. Kimyasal olarak kararsız maddeler ise radyoaktif maddelerdir. Bu tür maddeler patlamak için ortamdaki oksijene ihtiyaç duymazlar. Haliyle yönetmelik kapsamında belirtilen patlayıcı ortam oluşturmazlar. Bu tür kimyasal maddeler ile ilgili ayrıca kendi mevzuatları vardır ve bu konuda kapsam dışı bırakılmıştır.

ç) Sondaj yöntemiyle maden çıkarma işleri ile yeraltı ve yerüstü maden çıkarma işleri,

Bu tür işler Maden Kanunu kapsamında belirtildiği şekilde değerlendirilir. Bu yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılmaz.

d) Patlayıcı ortam oluşabilecek yerlerde kullanılan her türlü taşıma aracı hariç, uluslararası antlaşmaların ilgili hükümlerinin uygulandığı kara, hava ve suyolu taşıma araçlarının kullanılması,

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

Petrol istasyonlarında kullanılan akaryakıt tankerleri bu kapsamda değerlendirilir fakat; uluslararası taşımacılık hükümlerinin uygulandığı tehlikeli maddelerin taşınması, ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilir. Yönetmeliğimiz bu konuları kapsam dışına itmişken 6007910-1:2015 standardı Bölüm 10-1: Alanların sınıflandırılması

– Patlayıcı gaz ortamları bölümünün 1. Kapsam maddesinde yani uluslararası düzeyde kapsam dışı konular şu şekilde sıralanmıştır:

a) Grizu riskiyle karşı karşıya kalan maden ocakları, Yönetmelikte belirtildiği gibi maden işleri kapsam dışıdır
b) Patlayıcıların işlenmesi ve imalatı, Askeri mühimmat başta olmak üzere oksijene ihtiyaç duyma-
yan patlayıcılar kapsam dışıdır.

c) Bu standart kapsamındaki olağan dışı durumlar kavramının ötesindeki yıkımsal arızalanmalar veya nadiren meydana gelen işlev bozuklukları, (bk. Madde 3.7.3 ve Madde 3.7.4) 3.7.3 nadir görülen işlev bozukluğu: yalnızca nadir durumlarda meydana gelebilen işlev bozukluğu tipi 3.7.4 yıkımsal arıza: proses tesisi ve kontrol sisteminin ta-
sarım parametrelerini aşan, bunun sonucunda alevlenebilir madde salınımına yol açan bir olay

PKD hazırlanırken ya mevcut tehlikeli durum değerlendirilir (örneğin musluktan akan patlayıcı kimyasal, boya tabancasından püskürtülen boya – tiner karışımı, benzin – mazot – LPG tabancaları gibi) ya da bir senaryo sonucu oluşabilecek patlayıcı ortamın patlama riski değerlendirilir. Senaryo bazlı değerlendirmelerde genellikle sızdırmazlık elemanlarının (conta, salmastra gibi) bulunduğu noktalarda zamanla ya mekanik hareket (vana açma kapama, pompa mili sürtünmesi gibi) ya da kimyasalın korozif etkisi, basınç ve sıcaklık gibi bir etki ile aşınması sonucu meydana gelebilecek bir açıklık nedeniyle meydana gelebilecek patlama riski ele alınır. Bakım yapan personelin elindeki İngiliz anahtarını doğalgaz borusunun üzerine düşürerek birkaç milimetrekarelik bir açıklık meydana getirmesi neticesinde bir patlamanın meydana gelmesi senaryosu değerlendirilmez. Ya da forkliftin tiner variline çarparak yere tinerin dökülüp forkliftin egzozundan çıkan kıvılcımla yanması değerlendirilmez.

d) Tıbbi amaçlar için kullanılan odalar

Yönetmeliğimizdeki gibi muayenehane, poliklinik ve ameliyathane gibi tedavi uygulanan yerler kapsam dışıdır.

e) Örneğin yemek pişirme, su ısıtma ve benzeri kullanımları olan cihazlarda sadece düşük basınçlı yakıt gazının kullanıldığı, tesisatın ilgili gaz yönetmelikleriyle uyumlu olduğu ticari ve endüstriyel uygulamalar, Bu madde birkaç konuya açıklık getirilerek daha kolay anlaşılabilir. Öncelikle ticari ve endüstriyel tesislerin tesisatının ilgili gaz yönetmelikleri ile uyumlu olması gerektiği belirtilmiştir. Sanayide en çok kullanılan gaz doğalgaz olduğu bilindiğine göre, doğalgaz tesisatı üzerinden örnekleme yapalım. Doğalgaz tesisatı DOĞAL GAZ PİYASASI DAĞITIM VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ kapsamında kurulur ve işletilir. Tesisat bu yönetmelikle uyumlu olmak zorundadır. Zaten gaz açma işlemi bir dizi onay süreci sonucunda test edilerek yapılmaktadır. Doğalgaz, işletmelerde genellikle su ısıtma ve yemek yapma gibi gayeler ile kullanılmaktadır. Standardın bu maddesinde düşük basınç tabiri kullanılmış, düşük basınç ile ne kadarlık bir basınç kastedildiği belirtilmemiştir. Bu konuda BASINÇLI EKİPMANLAR YÖNETMELİĞİ basıncı 0,5 bar’dan daha büyük olan basınçlı ekipmanları tarif etmektedir. Bu yönetmeliğe göre Basıncı 0,5 bar’ın üzerinde olan ekipmanlar basınçlı ise altında olan ekipmanlar düşük basınçlıdır yaklaşımı sergilenebilir.

İlginizi Çekebilir:  İş Kazası Bildirimi

Sanayide kullanılan doğalgazın basıncı en son regülatörde genellikle 300 mbar’a düşürülmektedir. Doğalgaz tesisatının 500 mbar altına düşürüldüğü noktadan itibaren ve doğalgazın kullanıldığı gaz yakan cihaz da dahil olmak üzere kapsam dışı olarak düşünülebilir. Bu şekilde kapsam dışı olarak ele almayıp hesap yapacak olursak da hesaplamalar genellikle patlayıcı ortam oluşmadığını göstermektedir.

f) Mesken olarak kullanılan binalar Evler zaten 6331 Sayılı İş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamına girmemektedir.

g) Yanıcı tozların veya uçuşan yanıcı parçacıkların varlığı nedeniyle bir tehlike ortaya çıkabileceği, ancak hibrid bir karışımın değerlendirilmesinde bazı prensiplerin kullanılabileceği yerler (bk IEC 60079-10-2) Hibrit karışımlar tozlu ortam standardı kapsamında değerlendirilir. TS EN 60079-10-2 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-2: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı tozlu ortamlar standardındaki kapsam dışı konulara göz atacak olursak;

Yeraltı madencilik alanları, Yönetmeliğimiz ve Gaz Atmosferler standardı da kapsam dışı bırakmıştı.
Piroforik maddeler, itici gazlar, piroteknik, mühimmat, hidrojen peroksitler, oksitleyiciler, su ile tepkimeye giren elementler ya da bileşikler ya da diğer benzeri malzemeler gibi yanma için atmosfer oksijeni gerektirmeyen patlayıcı tozlar.

Bu maddede patlayıcı ortam tabiri çeşitli örneklerle detaylandırılmıştır. Oksijensiz yanma sonucu oluşan patlama kapsam dışıdır.

Bu standard kapsamındaki olağan dışı durumlar kavramının dışındaki yıkımsal bozulmalar,

Gaz atmosfer standardında ayrıntılı bir şekilde açıklamıştık. Senaryo bazlı değerlendirmelerde belirli kriterlere uymak gerekir.

Tozdan dolayı zehirli gaz yayılmasından kaynaklanan herhangi bir risk.

Bu tür riskler iş sağlığı ve güvenliği kapsamında değerlendirilir. Yukardaki bilgiler ışığında PKD hazırlanması gereken yerler ve sektörleri örnekleyecek olursak;

• Petrol rafinerileri
• Akaryakıt ve LPG dağıtım terminalleri
• Akaryakıt ve LPG ikmal İstasyonları
• Akaryakıt, LPG, CNG, LNG tankları
• Yanıcı her türlü sıvı, gaz ve tozun depolandığı yerler
• Buğday, arpa, mısır gibi tahılların depolandığı silolar ile işlem
gördüğü yerler

• Boya, tiner üretimi yapılan ve uygulanan yerler (Patlayıcı kimyasal içeren)

• Alkol ve bileşikleri ile işlem yapan yerler (Patlayıcı kimyasal içeren)
• Elektrostatik toz boya yapan yerler
• Matbaalar
• Motorlu araç servisleri
• Deterjan imalathaneleri
• Akü şarj alanları

Yanıcı sıvı, gaz ve tozların hava ile karışarak patlayıcı ortam oluşturduğu tüm ortamların patlama riski yönetmelik kapsamında değerlendirilmelidir.

 

 

Devamını oku

Trending