Takip Edin

OSGB Makaleleri

Kazı İşlerinde İş Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazı işleri inşaat sektöründe mutlakaya yapılır. Şantiye ve yapılan işin niteliğine bağlı olarak birçok kazı türü bulunmaktadır. Açıkta yapılan serbest kazılar, yeraltı kazıları, baraj ve hidroelektrik santral kazıları, yol kazıları, tünel kazıları, sıyırma, temizlik ve şekil verme kazıları ile kanal kazıları (hendek kazıları) bu kazı türlerinden sadece bazılarıdır.

Her kazı çalışması benzer tehlike ve riskler içermekle beraber, çalışma ortamı, kullanılan kazı teknikleri ve iş ekipmanlarına bağlı olarak farklı tehlike ve riskler de içerebilmektedir. Örneğin; içme suyu, sulama suyu, atık su, yağmur suyu, drenaj ve doğalgaz boruları vb. işler için dar olarak yapılan kazılarda (altyapı kanal kazıları) farklı riskler söz konusu olabilmektedir.

Yeni yapılacak çalışmaların yanı sıra mevcut imalatların onarımı, değiştirilmesi sırasında da bu kazılar açılmak suretiyle çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Aşağıda yer alan görsellerde boyu eninden önemli ölçüde uzun olan ve derinliğin genişlikten fazla olduğu kanal kazısının diğer kazılardan farkı görülmektedir.

KAZI İŞLERİNDE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ MEVZUATI

Kazı çalışmalarında dikkat edilmesi gereken hususların ve alınacak önlemlerin belirlenmesi ve bu çalışmaların sağlıklı ve güvenli şekilde yürütülebilmesi amacıyla ülkemiz mevzuatında yer alan en önemli düzenleme Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’dir. Bu düzenlemenin dışında ayrıca Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, Büyükşehir Belediyeleri Koordinasyon Merkezleri Yönetmeliği ve Alt Yapılar İçin Afet Yönetmeliği’nde de kazı işleri ile ilgili bazı hükümler bulunmaktadır.

Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği, kazı işleri ile ilgili İSG hükümlerinin yer aldığı en kapsamlı yönetmeliktir. Yönetmelikte kazı işi öncesi ve kazı çalışması sırasında yerine getirilmesi gereken hususlar belirtilmektedir.

Kazılarda zemin yapısı, iklim koşulları, kazı alanı yakınlarında meydana gelebilecek sarsıntılar, çevredeki su kaynakları ve fazla yük kuvvetleri göz önüne alınarak uygun şev açılarının belirlenmesi ve/veya statik hesabı yapılmış uygun destek ve setlerin kullanılması ile kazı yüzeyleri, şevlerin eğimi ve yüksekliğinin zeminin yapısına, sağlamlığına ve çalışma yöntemlerine uygun seçilmesi ve kazılarda yan duvarların göçmemesi için gerekli tedbirlerin alınması bilhassa kanal kazısı çalışmalarının güvenliği açısından yönetmelikte geçen önemli hükümlerdendir.

Alt Yapılar İçin Afet Yönetmeliği’nde daha çok jeoteknik etüt (zemin etüdü) ile ilgili hükümler yer almakta ve zemin koşullarının belirlenmesi ile iletim hatlarında yapılacak çalışmalar sırasında uygulanacak hükümler yer almaktadır. Ayrıca imalata ilişkin esaslarla birlikte boru ferşiyatı (döşeme), hendek açılması ve hendeğin dolgusunda gerekli her türlü emniyet önlemlerinin alınmasına dair hüküm yer almaktadır.

Maden İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetmeliği’nde yerüstü maden işlerinin yapıldığı işyerlerinde uyulması gereken kazı işleri ile ilgili hükümler yer almaktadır.

KAZI İŞLERİNDE İŞ GÜVENLİĞİ TEHLİKELERİ VE RİSKLERİ

Kazı çalışmaları çalışmanın niteliği ve ortam gereği birçok tehlike ve risk barındırmaktadır. Bu tehlike ve riskler şu şekilde sıralanabilir:

• Göçük

• Çalışanların kazıya düşmesi

• Çalışanların üzerine düşen yükler

• Tehlikeli atmosfer (Duman, oksijen yetersizliği, zehirli, yanıcı ve patlayıcı gazlar)

• Yeraltı hizmetleri ve üstten geçen enerji hatları ile temas

• Araçlar, ağır ve mobil ekipmanlar

• Dar alan

• Kazıya giriş ve çıkışlar

• Su birikmesi

• Malzemelerin yanlış ve uygunsuz kullanımı

• Zemindeki kablolar ve kesici, ağır, körelmiş nesneler

Bu tehlike ve risklerin içerisinde en çok kayba neden olan tehlikeyi ise çalışma sırasında toprağın kazı yapılan alanının kenarında çeşitli sebeplerden dolayı çözülüp gevşemesi sonucu aniden kazı yapılan yere doğru ayrılıp kayması veya düşmesi şeklinde gerçekleşen göçük kazaları oluşturmaktadır.

Toprağın kayması, devrilme, parça düşmesi gibi oluşumlar neticesinde meydana gelen göçükleri tetikleyen birçok faktör bulunmaktadır. Hem çalışma ortamı hem de çevresel etkilerle doğrudan ilgili olan bu faktörler, kazı stabilitesini olumsuz şekilde etkileyerek göçüğün oluşmasına neden olmaktadırlar. Göçüğe sebep olan ya da oluşumunu hızlandıran bu faktörler şu şekilde sıralanabilir.

• Zemin türü (nitelikleri)

• Nem miktarı

• Titreşimler

• Ağır yükler (Hafriyat yığını, iş makineleri)

• Yakındaki mevcut yapılar

İlginizi Çekebilir:  Patlamadan Korunma Dökümanı

• Önceki kazılar

• Hava ve çevre koşulları

• Kazının açık kaldığı süre miktarı

Aşağıdaki görselde bazı göçük sebepleri gösterilmektedir.

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazı çalışmalarında risk değerlendirme sonuçları da dikkate alınarak göçük riskine karşı koruyucu tedbirlerin alınması son derece önemlidir. Farklı açılarda şev ve kademe oluşturulması, çeşitli tipte iksaların yapılması ve taşınabilir hendek kaplama sis-temlerinin kazı içerisine yerleş

tirilmesi gibi tedbirler en temel örnekler olarak gösterilebilir. Alınacak tedbirlerin seçimine önem verilmeli ve bu tedbirlerin yeterliliği ve kontrolü takip edilmelidir.

Şevli ve Kademe Oluşturulması:

Çalışanların korunması amacıyla kazı kenarlarına şev verilmesi eğimli sistemi oluşturmaktadır. Göçüğün engellenmesi için gerekli olan bu eğim zeminin türüne, çevre şartlarına ve kazı kenarında bulunan ağır yüklerin kapsamı gibi çeşitli faktörlere bağlıdır.

Kazı kenarlarının bir veya daha fazla yatay düzlem veya basamaklara ayrıldığı ve bu basamaklar arasındaki yüzlerin genelde dik veya dike yakın olduğu sistemler ise kademeli sistemleri oluşturmaktadır. Şevlerin stabilitesi arttırmak amacıyla yapılan kademeli şev (palye) uygulaması olarak değerlendirilmektedir.

Göçük riskine karşı izin verilen eğimlerin belirlenmesinde; saha ve çevre koşulları, zemin bileşenleri ile zemin yapısı gibi kriterler göz önünde bulundurularak kazı yapılacak zeminin niteliklerine önem verilmelidir. Nitekim ülkemiz İSG mevzuatında da şev açılarının belirlenmesinde zemin yapısı, iklim koşulları, kazı alanı yakınlarında meydana gelebilecek sarsıntılar, çevredeki su kaynakları ve fazla yük kuvvetlerinin göz önüne alınması zorunlu tutulmaktadır. Ayrıca kazı yüzeyleri, şevlerin eğimi ve yüksekliğinin zeminin yapısına, sağlamlığına ve çalışma yöntemlerine uygun seçilmesi hükmü yer almaktadır.

İksa Yapılması:

Koruyucu tedbirlerin diğer bir seçeneği olan destekli sistemlerden iksa uygulamasına şev vermenin uygulanabilir olmadığı durumlarda başvurulabilmektedir. İksa sisteminde kullanılacak malzemelerin niteliğine göre farklı tipte iksalar mevcuttur. Hangi tipte iksa kullanılacak olursa olsun, göçük riskine karşı kullanılacak iksa sistemlerine ait malzeme ve ekipmanların üretici talimatları dikkate alınarak kullanılması ve kontrollerinin yapılması önem arz etmektedir. Bu malzeme ve ekipmanlar hasar görmeleri halinde ise uzman kişi tarafından incelenmelidir. Ayrıca destekli sistemlerin çalışanları göçükten, yapısal çökmelerden ya da koruyucu sistemin bileşenleri arasında sıkışmaktan koruyacak şekilde kurulması ve sökülmesi sağlanmalıdır. Ülkemiz İSG mevzuatında da kazı işlerinde destek ve setlerin kullanılması, alınacak tedbirler için bir seçenek olarak belirtilmektedir.

Ahşap malzemeler tarih boyunca iksa amacıyla kullanılmıştır. Bu malzemelerin kullanımı göçük riskine karşı iyi bir koruma sağlayabilmektedir. Ancak malzemelerin maliyeti, kullanım ömrü ve iksa sisteminin kurulması için harcanan emek gibi unsurlar koruyucu sistem seçiminden önce dikkate alınmalıdır.

Yukardaki görselde ahşap elemanların gösterildiği ahşap iksa kesiti yer almaktadır.
Ahşap iksa kullanımının dışında alüminyum hidrolik iksa sistemlerinin kullanımını da göçük riskine karşı alınabilecek koruyucu önlemlerdendir. Alüminyum hidrolik iksa, ön mühendisliği yapılmış alüminyum hidrolik silindirlerden (takviye kirişleri) oluşan ve dikey raylar ya da yatay raylar ile birlikte kullanılan iksa sistemidir.

Alüminyum hidrolik iksa sistemleri çalışanlar hidrolik iksa sistemini kurup sökmek için kazı içerisine girmek zorunda olmadıklarından güvenlik açısından ahşap iksa sistemlerine göre avantajlıdır. Ayrıca bu sistemlerin hafif olması ve farklı kazı derinlik ve genişliklerine göre kolayca uyum sağlaması diğer bazı avantajlarındandır.

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Yukardaki görselde ahşap elemanların gösterildiği ahşap iksa kesiti yer almaktadır.

 

Kalkan Yerleştirilmesi:

Genellikle çelik bir çerçeveye kaynaklanmış çelik plakalardan oluşan taşınabilir yapıları teşkil eden Kalkanlar/hendek kaplama sistemleri de koruyucu tedbir alternatiflerindir.

Kalkan sistemlerinde kazı yüzünün desteklenmesinden ziyade öncelikli amaç; göçük ya da benzeri bir olay olduğunda kalkanın içerisinde yer alan çalışanın bu olaylara karşı korunmasıdır. Bu sistemde, kazı içerisinde kalkan ile kazı kenarları arasında boşluk bulunduğunda kazı kutusunun yatay yönde hareketinin önlenmesi için bu boşluklar toprakla doldurulmaktadır.

Kurulum ve söküm için özel kaldırma noktalarının yer aldığı kalkanlar ekskavatör ile kaldırılıp indirilerek kazı içerisine yerleştirilmektedir. Kalkanların kurulum, kullanım, söküm ve bakım hususlarında üretici talimatları her zaman dikkate alınmalıdır. Ayrıca üretici talimatları doğrultusunda uygun şartlarda saklanmalı, taşınmalı ve uzman kişi tarafından hasarlara karşı düzenli olarak incelenmelidir.

Gerek kalkanların gerekse yapımı tamamlanmış her çeşit iksa sistemlerinin düzenli şekilde kontrol edilmesi önem arz etmektedir. Örneğin hidrolik iksa’da borulardaki muhtemel sızıntıların, bükülmüş, çatlak ya da kırılmış parça ve kısımların tespiti gerekmektedir. Ahşap iksa’da kusurlu keresteler, çatlamış kaplamalar ve birleşim noktaları yine aynı şekilde kontrol edilmelidir. Kalkanlarda ise yapısal hasarlar, kiriş ve manşonlar üzerindeki kaynaklarda oluşabilecek çatlaklar, deforme olmuş plakalar, bükülmüş veya eksik kirişler ve diğer kusur ve bozulmaların incelenmesine önem verilmelidir. Aşağıda yer alan görselde kalkanda oluşabilecek muhtemel kusurlar gösterilmektedir.

İlginizi Çekebilir:  Nace Kodu Nedir ?

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliğinde Diğer Riskler

Kazı çalışmalarında göçük riskinin dışında ciddi yaralanmalara ve ölümlere neden olabilecek daha birçok tehlike ve risk mevcuttur. Dolayısıyla güvenli bir kazı çalışması yapmak için öncelikle çalışmanın her bir aşamasının uzman bir kişi tarafından gözetlenip denetlenmesi ve uzman kişinin çalışanlar ile işbirliği içerisinde onlara gerekli güvenlik talimatlarını vermesi gerekmektedir. Çeşitli tehlike ve risklere karşı dikkate edilecek hususlar şu şekilde sıralanabilir.

• Seviye farkı olan veya düşme sonucu yaralanma ihtimalinin olduğu kazı alanlarında çalışanların düşmelerini engellemek için çalışılan alanın etrafının çevrelendiği, ara ve üst korkuluklardan oluşan yeterince sağlam bariyerler kullanılmalıdır. İnsanların kalabalık olduğu umuma açık yerlerde ise bu işlem derinlik gözetilmeksizin yapılmalıdır. Daha dikkat çekici olması için parlak renkteki bariyerler, çeşitli işaretler kullanılmakta, işaretlerin yeterli olmadığı durumlarda işaretçiler de yerleştirilebilmektedir.

• Kazıya yuvarlanma ya da düşme riski olan malzeme ve ekipmanlar kazı kenarlarından uzakta bulundurulmalı veya gerekli desteklerle tutulmalı ya da her ikisi birlikte yapılmalıdır. Araç ve damperli kamyonlar ise bariyerler, uyarı işaret ve sinyalleri kullanılarak çok daha uzakta tutulmalıdır. Araçların kazıya toprak boşalttığı durumlarda, araç tekerleklerinin arkasına takoz yerleştirilerek ya da benzeri tedbirler ile bu araçların kazı kenarına fazla yaklaşmasının önüne geçilmelidir.

• Oksijen yetersizliği olan veya tehlikeli atmosferin olduğu veya olması beklenen her kazıda ilgili testler yapılmalıdır. Tehlikeli atmosferler kazı yakınında çöp sahası bulunması ve tehlikeli maddelerin kazıya yakın bir yerde depolanmasından dolayı oluşabilir. Ayrıca oksijenin %19,5’tan az ve %23,5’tan fazla olduğu ortamlar, yanıcı gaz konsantrasyonunun alt tutuşma limitinin %20’sinden fazla olduğu durumlar ve konsantrasyonları limit değeri geçen tehlikeli maddeler de tehlikeli atmosfer kapsamındadır. Tehlikeli bir ortamla karşılaşılması durumunda çalışanın buraya girmesine izin verilmemeli, uygun havalandırma sağlanmalı ve çalışan gerekli solunum koruyucu ekipmanlarını aldıktan sonra kazıya girmelidir. Ayrıca bu kazılardaki ortam düzenli bir şekilde test ve kontrol edilmelidir. Bu testler eğer kazının içinde çalışan bir araç varsa ve kaynak, kesme, yakma gibi işlemler yapılıyorsa sıklaştırılmalı, acil duruma karşı her türlü sağlık ve güvenlik araçları bulundurulmalıdır.

• Yeraltı hizmetleri de çalışanlar için büyük tehlike oluşturmaktadır. Gerek elle gerekse kazı makineleriyle yapılacak her türlü kazıdan önce kazı yapılan yerde elektrik kabloları, su boruları, gaz boruları, telefon hatları ve kanalizasyon hattı olabileceği düşünülmelidir. Kazıya başlamadan önce, yeraltı hizmetleriyle ilgili kurum ve kuruluşları başvurulmalı ve bu hizmetlerin yerleriyle ilgili tüm bilgi ve çizimler işe başlanmadan önce alınmalı, ayrıca kazı yapılacak yerde yeraltı hizmetlerine dair bir iz olup olmadığını anlamak için görsel olarak da incelenmelidir. Alınan bu verilerin; aradan uzun yıllar geçmesi, kazı yerinde çok çalışma yapılmış olması gibi nedenlerden dolayı muhtemelen tam bir kesinlik içermediği durumlarda ise yeraltı hizmetlerinin yerlerinin tespiti için uygun yer bulucu cihazlar kullanılmalı ve bu cihazların kullanımı eğitim almış kişiler tarafından yapılmalıdır. Yerleri tespit edilen bu hizmetler, hatları boyunca uygun şekilde işaretlenerek belirtilmelidir. Kazara vurulan elektrik kablosu; tüm çalışanların elektrik şokuna maruz kalmasına, yakındaki gaz hatlarında bir hasar olması durumunda ciddi yangın ve patlamalara sebep olmaktadır.

Bu yüzden bu kablolar, kablo bulucu cihazlar kullanılarak net olarak tespit edilmelidir. Ayrıca gömülü kabloların yerleri hakkında ipucu bulmak amacıyla çevrede bulunan trafik işaretlerine, sokak lambalarına da dikkat edilmelidir.

Elektrik kabloları gibi gaz hatları da ciddi yangınlara ve büyük patlamalara sebep olmaktadır. Gaz sızıntısı duyulması halinde hemen ilgili kurum aranmalı, çalışanların hızlı bir şekilde kazıyı gazın birikmesi ihtimaline karşı boşaltması sağlanmalıdır. Ayrıca ateşlemeye sebep verebilecek çalışan araç motorları gibi cihazlar da hemen durdurulmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Hizmetleri

Su hatlarında meydana gelen bir hasar yarılan borudan su jetinin çıkmasına, kanalın suyla dolmasına dolayısıyla çalışanların boğulmasına, diğer yeraltı hizmetlerinin zarar görmesine ve zayıflayan kazı kenarlarından dolayı göçükler oluşmasına neden olmaktadır. Kanalizasyonlarda ise basınçlı bir akıştan ziyade yerçekiminden doğan bir akış söz konusu olduğu için bu hizmetlere vurulması durumunda karşılaşılacak ana tehlike kirlilik olmaktadır.

Elektrik, gaz, su ve kanalizasyondan kaynaklanan tehlikelerin dışında ayrıca nitrojen, argon gibi çeşitli gazların, zehirli ve yanıcı sıvıların taşındığı borular ve de yaralanma riski düşük olsa da telekomünikasyon hatlarının oluşturduğu tehlikeler de göz önünde bulundurulmalıdır.

• Üstten geçen enerji hatları kazı araçları ve diğer uzun ekipmanlar için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. Eğer mümkünse bu hatların altında çalışmaktan kaçınılmalı veya hatlardan geçen akım durdurulmalıdır. Bunlar da mümkün değilse operatör, ekipmanlarla enerji hatları arasında olması gereken asgari uzaklıklara dikkat etmelidir.

Ancak alınan tedbirlere rağmen, ekipman enerji hattıyla temasa geçmişse, aşağıda belirtilen hususlara dikkat etmelidir.

• Ekipmanda kalınmalı, ekipmana ve zemine aynı anda dokunulmamalıdır. Zeminle temas halindeki herhangi bir şeye dokunmak ölümcül olabilir.

• Yardımcı ekipmanları kullanan çalışanlar da o ekipmanda kalmalı, onlar da zemin ve ekipmana aynı anda temastan kaçınmalıdırlar

Diğer çalışanlar da aynı şekilde ekipmandan uzak tutulmalı ve ekipmanın herhangi bir parçasına dokunmamaları konusunda uyarılmalıdır.

• Enerji hattının durdurulması için ilgili kurum ile acilen irtibata geçilmelidir.

• Mümkünse, makinede kalmak suretiyle makine hareket ettirilerek teması kesme denenebilir.

• Eğer teması kesmek mümkün değilse, enerji hattı kapatılana kadar (makine üstünde kalarak) makine hareket ettirilmemelidir.

• Eğer yangın gibi acil bir durum makineyi terk etmeye zorlarsa, ayaklar bitişik bir şekilde açıkça atlanmalıdır. Eğer aynı anda, vücudun bir kısmı zeminle diğer kısmı da ekipmanla temas halinde olursa, akım vücut üzerinden geçer.

• Asla yerde adım atılmamalı ve küçük adımlarla ayaklar sürünerek uzaklaşılmalıdır. Büyük adımlar atılmamalıdır. Zemindeki voltaj farkından dolayı, bir ayak diğerine göre daha yüksek bir voltaj alanında olabilir ve bu fark kişiyi öldürebilir.

Ayrıca bir kaza olunca, kazazedeye ve kazazedeyle temas halinde olan herhangi bir şeye asla dokunulmamalıdır. Mümkünse temas kesilmeli, hemen acil servisler aranmalı ve kazazedenin teması kesilmişse ilk yardım uygulanmalıdır.

• Kazıların giriş ve çıkışları, özellikle acil bir durum olduğunda çalışanların güvenli bir şekilde kaçmalarını sağlamalıdır. Kazılarda güvenli giriş ve çıkışı sağlayan merdivenler, basamaklar, rampalar veya diğer ekipmanlar bulundurulmalı, bunların çalışanlara yakın olması sağlanmalıdır. Ayrıca kazıda bulunan merdivenler kazının 90 cm üzerine uzanmalıdır. Güvenli giriş ve çıkışta kullanılan bu ekipmanlar sağlam bir şekilde monte edilmeli ve çalışan için yeni bir tehlike oluşturmamalıdır.

Aşağıdaki görselde kazı içerisinde yer alan el merdiveni görülmektedir.

• Kazıya su birikmesi ve kazıdaki durgun su kazı kenarlarını zayıflatmakta ve tehlikeli bir durum oluştuğunda çalışanların kaçmasını zorlaştırmaktadır. Kazıya su girişi ve birikmenin engellenmesi için gerektiğinde çeşitli engellerin ve su yollarının açılması sağlanmalıdır. Su tahliyesi için uzman gözetiminde su boşaltma ekipmanı kullanılmalı, yüzey sularının yönleri kazıya su girişini engelleyecek şekilde başka yönlere çevrilmeli, her yağıştan sonra ve çalışanlar kazıya tekrar girmeden önce kazı uzman tarafından kontrol edilmelidir.

• Ekskavatörler, arka kepçeli kazıcılar gibi ağır ve mobil ekipmanlar operatörlerin ve zemindeki insanların yaralanmasına ve ölümüne sebep olmaktadır. Bu makinelerle çalışma sırasında uygun el işaretleri kullanılmalı, bu makinelere binilip inilirken 3 nokta teması kuralına dikkat edilmelidir.

Ayrıca bu araçların sesli uyarı sistemleri bulunmalı ve yakınına görevli olanlar dışındakiler asla yaklaşmamalıdır. Görevliler ise operatör tarafından görülebilecekleri, makineye uygun bir uzaklıkta bulunmalıdırlar.

• Ayrıca kazı yapılan yerin temiz olması kaza oluşmasını engellemede önemlidir. Kazı zemininde bulunan kullanılmayan araç ve gereçler, tahta parçaları, her türlü çöpler ortalıktan kaldırılmalıdır.

İSG HAKKINDA GÜNCEL BİLGİLERİ İSG BÜLTENİ  SİTESİNDEN İNCELEYEBİLİRSİNİZ.

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

Yüksekte Çalışma

Yayınlanma tarihi

-

Yüksekte Çalışma

Yüksekte Çalışma Nedir ?

Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği kapsamında yaşanan kazaların çoğu yüksekte çalışma sebebiyle gerçekleşmektedir. Yüksekte çalışma iş kazalarında genel riskler düşme,takılma sonucu düşme,kayma sonucu düşme sonucuyla gerçekleşmektedir. İşiniz genel olarak yüksekte çalışma şeklinde ise iş sağlığı ve güvenliği kültürünü iyi bilmeli ve uygulamalısınız aksi takdirde bahsettiğimiz iş kazasılarının başınıza gelmesi yüksek bir olasılık olacaktır. Yüksekte çalışmanın en riskli görüldüğü sektör inşaatlardır. İnşaatlarda yüksekte çalışma eğitimi mutlaka iş sağlığı ve güvenliği kuralları çerçevesinde çalışanlara verilmelidir. Yüksekte çalışma eğitimi çok tehlikeli olan sektörlerde mutlaka verilmelidir.

Yüksekliğin tanımı : Adım atarak çıkamayacağınız yerler olarak tanımlanabilir. Bir insanın denge noktası ikinci bel omurudur. Yani ikinci bel omurunu geçen yerler yüksek olarak kabul edilir. Yüksekte çalışma kuralları ve korunma yöntemleri standartlarla belirlenmiştir.Çalışma hayatında ülkeden ülkeye farklılık gösteren yükseklik kavramı Avrupa’da 1.8m Amerika’da 1,2 m.olarak belirlenmiştir.Yani bu yükseklikler ve daha üzerinde çalışan personelin mutlaka ”Kişisel Koruyucu Donanımları ” ile korunması gerekir.Dünyadaki istatikler 3 – 4 metre üzerinde çalışırken düşen insanların % 85’inin hayatını kaybettiğini göstermektedir. Nerelerden düşeriz : a .Merdivenler b .Korkuluklar c. İskeleler d. Dar alanlar e. Çatılar f. Boşluklar Üzerinde bulunduğunuz yere göre daha yüksek olan yerlere ve yüksek yerlerden de aşağıya atlamayın.

Yüksekten Düşmeye Karşı Önlem Almak

Dünyada hiçbir değer bir insan hayatından daha önemli değildir.Bununla birlikte insan hayatına mal olan her türlü olay,maddi ve manevi kayıplara yol açmaktadır. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin makineler insan gücünün yerini alamamıştır. Yeniliklere uyum sağlamada, insan gücü hala en geçerli güç olmaya devam etmektedir. Maalesef tüm teknolojik gelişme ve uygulamalara karşın dikkatsizlik veya insan hayatı için geliştirilmiş güvenlik önlemlerini almadan çalışan birçok insan hayatını kaybetmekte,sakat kalmakta, ciddi şekilde yaralanmaktadır. Bu nedenle; yüksekte çalışmak durumunda kalan biri, düşerek yaralanma veya ölme riskini de beraberinde taşımaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Patlamadan Korunma Dökümanı

Yüksekten Düşmenin Nedenleri ve Yüksekten Düşmeyi Önlemek

Bilgi eksikiliği: Kişinin yaptığı işle ilgili olarak yeterli ve istenilen donanımda bilgiye sahip olmaması.

Personel seçimi : Doğru işe doğru personelin tayin edilmemesi. Yapılan işin çalışanın fiziksel yapısıyla uyuşmaması ( az görme, işitme, herhangi bir organını kullanamama vb.)

İş güvenliği kurallarının teşvik edilmemesi : Yöneticilerin iş güvenliği kurallarının gerekliğine inanmaması ve bu kuralların uygulanması için personellerini teşvik etmemeleri.

Mühendislik: Tasarlanmış sistem güvenli çalışmayı zorlaştırması , işin asgari gereksinmelerine cevap vermemesi.

Yetersiz Kişisel Koruyucu Ekipman: Kişisel koruyucu ekipmanın kullanılmaması veya yetersiz olması. Baret takmama, eldiven veya gözlük kullanmama, temizlik kurallarına uymama vb.

Yetersiz Gözlem ve Bakım: Gözlem ve bakım programı kritik ekipmanları kapsamıyor. Program yeterince takip edilmiyor. Birimler arası iletişim kopuk,gözlenenler ilgililere iletilmiyor.

Güvensiz Çalışma Yöntemleri: Güvenli olduğu kabul edilen iş güvenliği kurallarının, çalışma yöntemlerinin güvensiz olması.

İş Güvenliğinde İskele ve Merdivenlerin Kullanımı

Yüksekte yapılan çalışmaların uygun kenar koruması olan bir platform üzerinde gerçekleştirilmesi gereklidir. Bunun mümkün olmadığı durumlarda merdiven kullanımı sıkça başvurulan bir uygulamadır.Çalışma ortamına kolaylıkla getirilebilmesi, pratik olması, ucuzluğu gibi nedenlerle kısa süreli hafif işlerde merdivenler tercih edilmektedir.

Ekipman seçilmesi : Hangi ekipmanın kullanılacağına karar verirken öncelikle işin içeriği,ne zaman biteceği ve nerede kullanılacağı dikkate alınmalıdır.Her çeşit işte merdiven kullanılabilir ancak bunun yerine öncelikle bir çalışma platformunun (uygun şekilde inşa edilmiş hareketli yapı iskelesi veya hareketli çalışma platformu gibi ) kullanılması daha güvenlidir.Olukların takılması veya çıkarılması, pencerelerin yerleştirilmesi, boyama ve yıkım işleri, iskelelerin veya taşınabilir çalışma platformlarının üzerinde gerçekleştirilmelidir.

İş Güvenliğinde Merdiven Güvenliğinin Püf Noktaları 

Düz Merdiven Kurulumu
  • Her gün kullanım öncesi kontrol edin
  • Sabitleyin
  • Zemin sağlam ve düz olmalıdır.
  • Güvenli bir zemin için maksimum yan eğim 160 derece
  • Güvenli bir zaman için maksimum geri eğim 60 derece
  • Merdiven üst ucu sağlam bir yere dayanmalıdır.( plastik oluklar olmaz)
  • Basılan yerler temiz olmalıdır.
İlginizi Çekebilir:  İş Kazasında Yapılması Gerekenler
Düz Merdiven Kullanımı
  • Çalışma süresi kısa olmalıdır. (en fazla 30 dakika )
  • Taşınan şeyler hafif olmalıdır.( en fazla 10 kg )
  • Merdiven açısı 75 derece
  • 4’te 1 kuralı (yukarı doğru beher 4 birim için dışa doğru 1 birim) olmalıdır.
  • Tırmanırken her zaman merdivene tutunun.
  • Aşırı uzanmayın emniyet kemeri tokanızın merdiven ayakları arasında kalmasına dikkat edin ve çalışırken iki ayağınızı da hep aynı basamak üzerinde tutun.
  • En üstteki iki basamak üzerinde çalışmayın. Bu kısım elle tutunmak içindir.
Katlanır Merdiven Kurulumu
  • Hergün kullanım öncesi kontrol edin.
  • Tam açılması için yeterli alan olmasını sağlayın.
  • Kilitleme tertibatını kullan.
  • Zemin sağlam ve düz olmalıdır.
  • Basılan yerler temiz olmalıdır.
Katlanır Merdiven Kullanımı
  • Çalışma süresi kısa olmalıdır. ( en fazla 30 dakika )
  • Taşınan şeyler hafif olmalıdır.( en fazla 10 kg )
  • En üstteki iki basamak üzerinde çalışmayın.Bu kısım elle tutunmak içindir.
  • Tırmanırken her zaman merdivene tutunun.
  • Aşırı uzanmayın emniyet kemeri tokanızın merdiven ayakları arasında kalmasına dikkat edin ve çalışırken iki ayağınızıda hep aynı basamak üzerinde tutun.

İş Güvenliğinde İskelelerin Güvenli Kullanılması

Başka bir amaçla kullanmak üzere platform zeminini oluşturan ahşap, saç vb. malzemeler yerinden kaldırılmamalı
tırabzanlar, korkuluklar hareket ettirilmemeli ve bağlantıların yeri değiştirilmemelidir. Değişiklikler mutlaka uzman kişiler tarafından yapılmalıdır.Tam olarak kurulmamış platformlarda çalışmamalıdır.İskeleler taşıyabilecekleri kapasitenin üzerinde
yüklenmemeli ve üzerine konan yükleri taşıyabilecek şekilde tasarlandıklarından emin olunmalıdır. Çalışma platforma ulaşabilmek için uygun merdiven veya basamakların bulunduğundan emin olunmalıdır.

İskelelerin Kontrolü

İskeleler uzman kişi tarafından ;
* İlk kullanımdan önce ,
* Önemli bir değişiklik olduğunda ,
* İskelenin sağlamlığını etkileyecek herhengi bir olaydan sonra,
* Düzenli periyotlarla kontrol edilmeli ve bir aksaklık bulunduğu taktirde düzeltilmelidir.
– Taşeron gibi işveren sorumluluğuna haiz kişi ve kurumlar,başka bir çalışma alanından temin edilen iskelenin güvenli olduğundan emin olmalıdırlar.

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

Yüksekte Çalışma Yönetmeliği 2018  linkinden daha detaylı bilgiye ulaşabilirsiniz.

 

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İş Kazası Bildirimi

Yayınlanma tarihi

-

İş Kazası Bildirimi

İş Kazası Bildirimi

5510 Sayılı SGK Kanununa göre  üzere işyerinde ya da işyeri sınırlarında meydana gelen olaydır. İşletme sınırları içerisinde gerçekleşen iş kazalarının belirlik kurallar çerçevesinde iş kazası bildirimi yapılması gerekmektedir.

SGK İş Kazası Hakkından Hangi Çalışanlar Yararlanmaktadır ?

  • 4a yani ssk kapsamında çalışanlar,
  • 4b yani bağkur kapsamındakiler,
  • Ek 5 tarım sigortası kapsamında isteğe bağlı prim ödeyenler,
  • Tutuklu ve hükümlüler,
  • Mesleki eğitim merkezinde eğitim gören aday çıraklar, meslek liselerinde öğrenim gören öğrencilerden staja tabi tutulanlar, üniversitede okurken staja tabi tutulan öğrenciler,
  • Vazife malulluğu aylığı bağlanıp 4a ssk kapsamında çalışanlar ya da 4/b bağkur kapsamında prim ödeyenler,
  • İŞKUR kursiyerleri.
  • İntörn öğrencileri.

İş Kazası Bildirimi Nasıl Yapılır ?

İş kazası bildirimi nasıl yapılır ? – İş kazası girişini diğer ismi ile SGK iş kazası bildirimini, iş kazası oluş tarihinden sonraki 3 iş günü içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu’na elektronik ortamda ya da manuel ortamda yapılır

Eğer çalışan işverenin kontrolü dışında olan bir yerde SSK iş kazası geçirdiyse ve işveren bu durumu geç öğrendiyse SGK iş kazasi bildirimi işverenin öğrendiği günden sonraki 3 iş günü içerisinde yapılmalıdır.

iş kaza bildirimi süresini hesaplarken sadece iş günlerini hesaba dahil etmeniz gerekir. İş kazası bildirimi sgk’ya yapılacağı süre hesabında tatil günleri dikkate alınmaz. Cumartesi, pazar ve resmi tatil günleri ile bayram günleri iş kazası bildirim süresinden düşmez.

İş kazası girişini belirlenen süre içerisinde elektronik ortamda Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmeniz gerekir. Tabi elektronik ortamda sadece SGK E-Bildirge şifresi sahibi olan ve 4a SSK kapsamında sigortalı çalıştıran işverenler iş kazasi bildirim girişi yapabilir. Diğer sigortalıların ve bağkurluların İş Kazası ve Meslek Hastalığı Bildirim Formu ile Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirim yapması gerekir.

İlginizi Çekebilir:  OSGB HİZMETİ NELERDİR ?

İş Kazası Bildirim Süresi

Yukarıda da belirttiğimiz üzere iş kazası bildirim süresi iş kazasının oluş tarihinden itibaren 3 iş günüdür.

Sistem iş kazası girişinde kayıt işlemi başarısız uyarısı veriyorsa ne yapılmalıdır?

İş kazası bildirimi formunu doldurdunuz. Kaydet tuşuna bastınız. Ama kayıt başarısız hatası aldınız. Bunun bir kaç sebebi olabilir;

Eğer çalışan işyerinde yeni işe girdiyse ve henüz aylık prim ve hizmet belgesi gönderilmediyse sistem bu kişiyi işyerinde çalışan olarak görmez ve kaydı tamamlamaz. Bunun için çalışan adına aylık prim ve hizmet belgesi göndermeniz ya da sigortalı hesap fişi girmeniz gerekir. Bu durumda problem çözülür.

İş kazası SGK bildirimi yaparken bilgilerden birini eksik girmiş olabilirsiniz. Bu durumda girdiğiniz bilgileri gözden geçirmeniz gerekir.

SGK sisteminden kaynaklanan bir problem olabilir. Bu durumda süresi içerisinde tekrar denemeniz gerekir.
Yukarıdakileri yapmış olmanıza rağmen hala kayıt yapamadıysanız bu durumda iş kazasI bildirimini manuel yapmaktan başka çareniz kalmıyor. Aksi takdirde işlem cezalı olur ve geç SGK kaza bildiriminden dolayı ceza yersiniz.

İş kazası bildirme hangi SGK’ya yapılır, işyerinin bağlı bulunduğu SGK’ya mı yoksa herhangi bir SGK’ya mı?

Normalde iş kazaları bildirimi işyerinin bağlı bulunduğu Sosyal Güvenlik Merkezine yapılması gerekmektedir. Ancak acil durumlarda iş kazası bildirimi süresi içerisinde işkazası bildirimini başka bir Sosyal Güvenlik Merkezi’ne elden verebilirsiniz. Bildirim yaptığınız SGM sgk iş kazasi bildiriminizi ilgili SGM’ye gönderir.

İş Kazası Bildirmeme Cezası

İşveren olarak iş kazası bildirimleri yukarıda belirtilen sürede bildirmemeniz halinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 6331 sayılı Kanun gereği tarafınıza iş kazası bildirmeme cezası uygulanır. 2018 iş kazası bildirmeme cezası tutarı geç bildirim başına asgari olarak 2702,00 TL’dir. Ancak işyerinizin tehlike sınıfı ve çalışan sayısına göre uygulanacak idari para cezası tutarı farklılık gösterebilmektedir. Buna göre 6331 sayılı Kanun gereği iş kazası geç bildiriminden dolayı uygulanacak idari para cezası tutarları şu şekilde olacaktır;

İlginizi Çekebilir:  OSGB Hizmetleri

10’dan az çalışanı olan işyerleri için;

Az tehlikeli ise aynı miktarda yani 3092,00 TL olarak uygulanır.
Tehlikeli sınıfta ise %25 arttırılır. Yani 3865 TL uygulanır.
Çok tehlikeli sınıfta ise %50 arttırılır yani 4638,00 TL olarak uygulanır.

10 ile 49 çalışanı olan işyerleri için;

Az tehlikeli ise aynı miktarda yani 3092,00 TL olarak uygulanır.
Tehlikeli sınıfta ise %50 arttırılır yani 4638,00 TL olarak uygulanır.
Çok tehlikeli sınıfta ise %100 arttırılır yani 6184,00 TL olarak uygulanır.

50’den Fazla Çalışanı olan işyerleri için;

Az tehlikeli sınıfta ise %50 arttırılır yani 4638,00 TL olarak uygulanır.
Tehlikeli sınıfta ise %100 arttırılır yani 6184,00 TL olarak uygulanır.
Çok tehlikeli sınıfta ise %200 arttırılır yani 9276,00 TL olarak uygulanır.

İş kazası rapor parası ne kadar?

İş kazasından dolayı geçici iş göremezlik raporu almanız halinde raporlu olduğunuz süre boyunca SGK size günlük olarak ortalama brüt kazancınızın 2/3’ünü öder. Yatarak tedavilerde bu tutar ortalama brüt kazancın 1/2’sidir.İş kazasında SGK raporlu olduğunuz sürenin tamamına ödeme yapar.

İş Kazası Rapor Parası Hesaplama linketen detaylara ulaşabilirsiniz : https://sgkbilgisi.com/is-kazasi-rapor-parasi-hesaplama-2018/

İş kazası sonucu SGK’dan sürekli maaş nasıl alınır?

İş kazası sonucu çalışma gücü kayıp oranınız en az %10 üzerinde geldiyse Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sürekli olarak gelir alabilirsiniz. Sürekli iş göremezlik geliri adı verilen bu gelir size ömür boyu ödenir. Bu geliri aldığınız süre boyunca çalışmanız halinde gelir kesilmez. Ayrıca bu gelir üzerinden hem siz hemde bakmakla yükümlü olduğunuz eşiniz, çocuklarınız, anne ve babanız da sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanabilir.

Ölümlü İş Kazası Sonucu Geride Kalanlara Maaş Bağlanır mı, Şartları Nelerdir?

İş kazası sonucu vefat eden kişinin hak sahiplerine (eş, çocuk, anne, baba) sürekli iş göremezlik geliri bağlanır. Bu gelir için 1 günlük çalışma bile yeterlidir. Olayın SGK tarafından iş kazası sayılması gelir bağlanması için yeterlidir. Vefat eden kişinin aynı zamanda gün sayısı ölüm aylığı bağlanması için yeterli ise (ssk için 900 gün, bağkur için 1800 gün) hak sahiplerine hem emekli aylığı hem de sürekli iş göremezlik geliri bağlanabilir

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

SGK İş Kazası Bildirim Formu : https://uyg.sgk.gov.tr/IsvBildirimFormu/welcome.do

 

 

Devamını oku

OSGB Duyuruları

İşe Giriş Sağlık Raporu

Yayınlanma tarihi

-

İşe Giriş Sağlık Raporu

İşe Giriş Sağlık Raporu

Sağlık raporu işe giriş için alınması gereken zorunlu bir belgedir.

Sağlık Raporu Nereden ve Nasıl Alınır ?

Çalışanların işe giriş sağlık raporu 6331 sayılı İş Sağılı ve Güvenliği Yasası gereğince OSGB İşyeri hekimleri tarafından verilmektedir. İlgili hekim gerekli kontrolleri yaptıktan sonra çalışanın işe uygunluğunu değerlendirir. Daha sonra işe giriş periyodik muayene formunu doldurarak çalışmaya elverişlidir onayı verir.

OSGB İşyeri hekimleri; işe giren her işçiye gerekli muayeneleri yapar, poliklinik ve laboratuvar tahlil raporlarını inceler ve işe uygunluklarını onaylar. Yapılan iş türüne göre belirlenen periyotlarda çalışanların periyodik muayenelerini yaparak mesleki maruziyetleri belirler ve işyeri sağlık gözetimlerini yaparlar.

Tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfa giren işlerde çalışacak çalışanların işe girişlerinde, işe uygun olduklarının fiziki muayene ve laboratuar tahlillerine dayanılarak hazırlanan OSGB sağlık raporu ile belirlenmesi zorunludur. Bu tip iş kollarında işe giriş sağlık raporu alınmadan işe başlatılması halinde çalışan başına 1350.TL para cezası uygulanmaktadır.

İşin devamı süresince asgari olarak çok tehlikeli işlerde yılda 1, tehlikeli işlerde 3 yılda bir, az tehlikeli işlerde 5 yılda 1 tekrar sağlık raporu ve işyeri hekimi onayı işlemleri tekrarlanmak durumundadır. OSGB İşyeri hekiminin gerekli görmesi halinde ise sağlık raporu işlemleri yasal asgari süre gözetilmeksizin yapılır.

İş İçin Sağlık Raporu Ne Zaman Alınır ?

Anayasanın 6331 sayılı yasasının ” Sağlıklı Gözetin” başlıklı 15. maddesine göre iş verenler işçilerine;
• İşe girdiklerinde
• İş değişikliğinde
• İş kazası, meslek hastalığı veya sağlık nedeniyle tekrarlanan işten uzaklaştıktan sonra işe dönüş talebi halinde
• İşin devamı süresince çalışanın ve işin niteliği ile iş yerinin tehlike sınıfına göre bakanlıkça belirlenen düzenli aralıklarla yaptıkları işe uygun olup olmadığına dair sağlık raporu almak zorundadırlar.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Hizmetleri

10’dan Az Çalışana Sahip İşyerleri İçin Sağlık Raporu

Ancak iş için sağlık raporu nasıl alınır konusunda bahsettiklerimiz hakkında istisnai bir durum mevcuttur. Geçtiğimiz sene çıkartılmış olan Torba Yasa ile 10’dan daha az sayıda çalışanı bulunan ve az tehlikeli işyerleri için kamu hizmet sunucuları veya aile hekimlerinde de sağlık raporu alınabilmektedir.

Başka bir anlatım ile şayet ondan az sayıda çalışanınız varsa ve örneğin ofis işyeri gibi az tehlikeli sektörlerde faaliyet gösteren bir işyerinde çalışacaksanız sağlık raporu olarak işçinizin aile hekimi veya bir devlet hastanesinden alacağı sağlık raporunu kabul edebilmektesiniz. Ancak özellikle belirtmek gerekirse bu sadece az tehlikeli işyerleri ile ondan az sayıda çalışanı olan işyerleri için geçerlidir. Şayet maden, fabrika gibi tehlikeli veya depoculuk faaliyetleri gibi tehlikeli işlerde çalışan sayınız bir iki kişi bile olsa sağlık raporu işyeri hekiminden alınmak zorundadır.

İş İçin Sağlık Raporu Özel Hastanelerden Alınabilir Mi?

Burada çok sorulan sorulardan bir tanesi de işçiler için alınmak istenen sağlık raporunun özel hastanelerden temin edilip edilemeyeceğidir. Sağlık Bakanlığının 07.05.2004 tarihli 2004/67 sayılı Özel Hastanelerde Sağlık Kurulu Raporu Düzenlenmesi Hakkında Genelgesinde “Özel hastanelerde; usulüne uygun olarak teşekkül ettirilmiş olsa bile özürlü sağlık kurulu raporu, vergi muafiyeti raporu, yurt dışı tedavi raporu, maluliyet raporu, özel tertibatlı araç ithali amacıyla alınan raporlar gibi özellikli raporlar verilemez” hükümleri yer almaktadır. Bu sebepten dolayı özel hastaneler veya özel sağlık hizmeti sunucuları işe giriş ve aralıklı sağlık muayeneleri için sağlık raporu veremez. Özel hastanelerden alınan işçi raporları bu madde yüzünden geçersizdir.

İş İçin Alınan Sağlık Raporu Ücretli Midir? Ücreti Ne Kadardır?

Tek Hekim Sağlık Raporu için; Sağlık Bakanlığı Fiyatı 50 TL, Üniversite Fiyatı 75 TL, Sağlık Kurulu Raporu için ise; Sağlık Bakanlığı 200 TL, Üniversite Fiyatı 300 TL ücret alınıyor. Aile hekimlerinden ve işyeri hekimlerinden temin edeceğiniz sağlık raporu ise ücretsiz olarak verilmektedir.
Ne yazıktır ki, iş kazaları ve meslek hastalıklarının tespit edilmesi için bu kadar hayati öneme sahip olan periyodik kontrolleri ne işçilerimiz ne de işverenlerimiz önemsemektedir. İşe giriş için gerekli olan sağlık raporu almak halen bürokratik bir engel ya da zaman kaybı olarak görülmektedir. Sağlık raporu alma işlemini işçiler ikametgah vermek gibi, personel müdürlükleri de evrak toplama işi olarak görmekteler. İşçiler “Bana bir şey olmaz!” mantığı ile hareket etmektedirler. Ancak her sene ülkemizde 2 binin üzerinde ölümlü iş kazası olduğunu unutmamamız gerekmektedir.

İlginizi Çekebilir:  İşe Giriş Sağlık Raporu

İşe giriş sağlık raporu ücreti,İşe giriş sağlık raporu aile hekimi,İşe giriş sağlık raporu örneği,işe giriş sağlık raporu alınacak merkezlerin listesiişe giriş sağlık raporu veren hastaneler

Devamını oku

Trending