Takip Edin

OSGB Makaleleri

Kapalı Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

Yayınlanma tarihi

-

Banka, PTT, Karantina Merkezleri vb. Yerlerde Çalışan Güvenlik Görevlilerine Yönelik Öneriler

Banka, PTT görevlileri, karantina merkezleri vb. yerlerde güvenlik görevlileri, COVID-19 açısından düşük ve orta riskli alanlarda çalışmaktadır.

Bir metreden uzak temas (Düşük riskli çalışma alanı) 

Güvenlik görevlilerinin yüz yüze temas olasılığını azaltmak için cam kabinlerde bulunmaları önerilir. Böyle bir imkan yoksa, kuruma giriş yapanlarla güvenlik görevlileri

arasında en az 1 metre mesafeyi sağlayacak şekilde düzenleme yapılmalıdır. 1 metreden uzak durulacaksa sadece maske yeterlidir.

Bir metreden yakın temas (Orta riskli çalışma alanı)

Üst araması yapılacaksa 1 metreden yakın temas olasılığı vardır. Aşağıdaki kişisel koruyucu ekipmanları kullanması sağlanmalıdır.

Maske ve gözlük/yüz koruyucu kullanılmalıdır.  Vücut salgılarıyla gözle görülür bir kirlenme olasılığı yoksa eldiven kullanılmamalıdır. El hijyeni sağlanmalıdır.

» Yukarıda kullanılması gerektiği belirtilen ekipmanlar görevlinin aktif olarak görevini yaptığı sırada kesintisiz olarak kullanılmalıdır.

» Eldivenin doğru kullanımı çok önemlidir. Değiştirilmeyen eldivenler kontaminasyona yol açacağından hasta çevresine dokunulmamalı ve el hijyenine özen gösterilmelidir.

» Görevlinin iş mahallinden dinlenmek üzere yerinden ayrılması halinde (çay,yemek vb.) kullanılan ekipman çıkartılır ve uygun şekilde evsel atık kutusuna atılır.

» İş mahallinde aktif mesaiye dönülürken yeni kişisel koruyucu ekipman kullanılır.

» Maskeler nemlendikçe ve kirlendikçe yenileri ile değiştirilmelidir.

» Kişisel Koruyucu Ekipman (KKE)’nın uygun kullanımı konusunda eğitim verilmelidir. Önce maske sonra gözlük/yüz koruyucu takılır, çıkarılırken önce gözlük/yüz koruyucu ve en son maske çıkarılır.

» Kişisel koruyucu ekipmanların giyilmesi ve çıkartılması sonrasında her seferinde uygun el hijyeni sağlanmalıdır. El hijyeni en az 20 saniye su ve sabunla el yıkama veya alkol bazlı el antiseptiği ile el ovalama ile sağlanır.

» Kolay ulaşılabilir yerlerde alkol bazlı el antiseptiği bulundurulmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Kazı İşlerinde İş Güvenliği

» Kullanılan malzemeler çıkartıldıktan sonra tekrar kullanılmamalıdır.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

COVID-19 Şüpheli Vaka İzolasyon ve Transfer Süreci

Yayınlanma tarihi

-

  • Olası vaka için çalışma sahası içerisinde izolasyon odası oluşturulur.
    1. İzolasyon odası çalışma sahasının çıkışına en yakın ve kalabalık çalışan grubundan en uzak oda olarak seçilir.
    2. Odanın yakınında elzem durumlar için lavabo ve wc bulunması önemlidir.
    3. İzolasyon odasında vaka ihtiyaç kiti (çantası bulunur)
    4. Çantada (maske, ıslak mendil, el dezenfektanı, peçete, su, tıbbi atık poşeti) mevcuttur.
    5. Olası vaka için planlanan/hazırlanan oda tüm çalışanlara duyurulur.
  • Olası semptomu olan çalışanın ivedilikle tıbbi maske takması sağlanır, vakit kaybetmeden maksimum sosyal izolasyon sağlanarak izolasyon odasına  beklemeye alınır.
  • Olası semptomu olan çalışan hakkında bilgi, derhal hazırlık ekip liderine (acil durum koordinasyon ekip lideri) verilir.
  • İzolasyon odasına giriş yapılmaması esastır. Ancak giriş yapılmanın elzem olması durumunda, enfeksiyon şüphesi olan kişilerle doğrudan temas, veya kontaminasyon riski bulunması durumuna karşılık;
    1. Tam kapalı göz koruyucu veya yüz koruyucu/siperlik (EN-166),
    2. Koruyucu kıyafet (EN-14126)
    3. Solunum koruyucu (EN-149/FFP2 veya FFP3) maske
    4. Eldiven (EN ISO 374-5 ve virüs piktogramlı) KKD ekipmanı hazır bulundurulur.
  • Olası vaka ile ilgili bilgi ulaştığı anda ilgili İl Sağlık Müdürlüğü ve 112 komuta merkezine, hazırlık ekip lideri (acil durum koordinasyon ekip lideri) tarafından bilgi verilir.
  • Vakanın transferi 112 Acil Sağlık hizmetlerinin, hazırlık ekip liderini (acil durum koordinasyon ekip lideri) yönlendirmesi ile gerçekleşir.
  • 112 Acil Sağlık Hizmetleri aracılığıyla kişinin hastaneye nakli sağlanır.
  • İzolasyon odası boşaldıktan sonra oda uygun dezenfektasyon yöntemi ile dezenfekte edilir.

İstanbul içinde, Efor OSGB, Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir hizmet sunmaktadır.

İlginizi Çekebilir:  Heimlich Manevrası
Devamını oku

OSGB Makaleleri

Kısa Çalışma Ödeneği

Yayınlanma tarihi

-

Koronavirüsü salgınının etkilerine karşı geçtiğimiz günlerde düzenlenen “Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısı”nda, ekonomiyle ilgili alınan önlemler paketi paylaşıldı. Virüsün etkilerini en aza indirmek için hazırlanan ekonomik paketin dikkat çeken başlıklarından biri de “Kısa çalışma ödeneği”ydi. Kısa çalışma ödeneğiyle ilgili tüm merak edilenler:

Kısa çalışma ödeneği nedir?

Kısa çalışma ödeneği: Genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki haftalık çalışma sürelerinin geçici olarak en az üçte bir oranında azaltılması veya süreklilik koşulu aranmaksızın iş yerinde faaliyetin tamamen veya kısmen en az dört hafta süreyle durdurulması hallerinde devreye alınan bir uygulama. Uygulama kapsamında sigortalılara, üç ayı aşmamak üzere (Cumhurbaşkanı kararıyla 6 aya kadar uzatılabilir) iş yerinde çalışamadıkları dönem için gelir desteği sunuluyor.

“Kısa çalışma ödeneği” özetle; olağanüstü dönemlerde iş yerlerinin kapanması halinde personel maaşlarının %60’ının devlet tarafından ödenmesi anlamına geliyor.

İş yerinde kısa çalışma uygulanabilmesi için gerekli şartlar nelerdir?

İşverenin; genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle iş yerindeki çalışma süresinin önemli ölçüde azaldığı veya durduğu yönünde İŞKUR’a başvuruda bulunması ve iş müfettişlerince yapılan uygunluk tespiti sonucu iş yerinin bu durumlardan etkilendiğinin tespit edilmesi gerekiyor.

Kısa çalışma uygulaması için mevcutta şu 4 kriz maddesinden en az birinin bulunması gerekiyor:

1-Genel ekonomik kriz

Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olayların, ülke ekonomisini ve dolayısıyla iş yerlerini ciddi anlamda etkilediği durumlar.

2- Bölgesel kriz

Ulusal veya uluslararası olaylardan dolayı belirli bir il veya bölgede faaliyette bulunan iş yerlerinin ekonomik olarak ciddi şekilde etkilenip sarsıldığı durumlar.

3- Sektörel kriz

Ulusal veya uluslararası ekonomide ortaya çıkan olaylardan doğrudan etkilenen sektörler ve bunlarla bağlantılı diğer sektörlerdeki iş yerlerinin büyük ölçüde etkilendiği durumlar.

İlginizi Çekebilir:  İş Güvenliğinizi Arttırmak İçin 5 Adım

4- Zorlayıcı sebepler

İşverenin kendi sevk ve idaresinden kaynaklanmayan, önceden kestirilemeyen, geçici olarak çalışma süresinin azaltılması veya faaliyetlerin tamamen veya kısmen durdurulması ile sonuçlanan, dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumları ya da deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar.

Koronavirüs salgını ve kısa çalışma ödeneği

Çin’in Vuhan kentinde ortaya çıkan ve birçok ülkeyi etkisi altına alan “Yeni tip koronavirüsün” (Covid-19) olası etkileri dikkate alınarak “Dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebep” kapsamında kısa çalışma uygulaması başlatıldı.

Uygulama kapsamında, koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma ödeneği talep etmek isteyen işverenler;

İçinde bulunduğu duruma ilişkin kanıtlarla birlikte İŞKUR’un sayfasından ulaşabilecekleri “Kısa çalışma talep formu”nu doldurup, kısa çalışma yaptırılacak çalışanlarına ilişkin bilgileri içeren listeyle bağlı olduğu İŞKUR biriminin e-posta adresine, mesaj göndererek başvuru yapabilir. Kurum gerektiğinde işverenden ek belge talep edebiliyor. İşveren olarak başvurunuz değerlendirilirken, başvurunuzun alındığına dair size bir bilgi veriliyor. Daha sonra başvurunuz, uygunluk tespiti için Rehberlik ve Teftiş Başkanlığına gönderiliyor.

Kısa çalışma ödeneğine nasıl başvurulur?

Zorlayıcı birtakım sebeplerin varlığının işçi ve işveren sendikaları konfederasyonlarınca iddia edilmesi veya bu yönde kuvvetli belirtilerin bulunması durumunda konu, İŞKUR Yönetim Kurulu’nca değerlendirilerek karara bağlanıyor. Deprem, yangın, su baskını, heyelan, salgın hastalık, seferberlik gibi durumlar nedeniyle zorlayıcı sebeple yapılan başvurular için yönetim kurulu kararı aranmıyor.

Genel ekonomik, sektörel veya bölgesel kriz ile dışsal etkilerden kaynaklanan dönemsel durumlardan ileri gelen zorlayıcı sebeplerle ilgili yönetim kurulunca alınmış bir karar bulunmuyorsa işverenlerce yapılan başvurular kurum birimi tarafından reddedilebiliyor.

İş müfettişlerince yapılacak incelemeden sonra uygunluk tespiti tamamlanırsa, kısa çalışma uygulanacak işçi listesinin değiştirilmesine ve/veya iş yerinde uygulanan kısa çalışma süresinin arttırılmasına yönelik işveren talepleri, yeni başvuru olarak değerlendiriliyor.

İlginizi Çekebilir:  Heimlich Manevrası

İşverenler, genel ekonomik, sektörel, bölgesel kriz veya zorlayıcı sebeplerle “Kısa çalışma talep formu”nu ve kısa çalışma yaptırılacak işçilere ilişkin bilgileri içeren listeyi düzenleyerek başvuruda bulunulabiliyor.

Kısa çalışma başvuruları, işçiler adına işverenler tarafından yapılıyor ve işçiler kısa çalışma talebinde bulunamıyor.

İşçinin kısa çalışma ödeneği alabilmesi için gerekli olan şartlar nelerdir?

Kısa çalışma ödeneğinin devreye alınmasıyla birlikte bu haktan, son 120 gündür sigortalı olarak çalışan ve son üç yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemiş çalışanlar yararlanabilecekti. Yapılan son düzenlemeyle esnekliğe gidildi ve 600 gün şartı 450 güne, 120 gün şartı da 60 güne düşürüldü.

  • İşverenin kısa çalışma talebinin iş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucunda uygun bulunması,
  • İşçinin kısa çalışmanın başladığı tarihte, çalışma süreleri ve prim ödeme şartlarını sağlamış olması,
  • İş müfettişlerince yapılacak inceleme sonucu kısa çalışmaya katılacaklar listesinde işçinin bilgilerinin bulunması gerekiyor.

Kısa çalışma ödeneğinin miktarı nedir?

Sigortalı çalışana yapılacak olan günlük ödeme, sigortalının son 1 yıllık prime esas kazançları üzerinden hesaplanacak ve günlük ortalama kazancın %60’ı üzerinden gerçekleşecek. Bu hesaplamayla bulunan tutar, aylık asgari ücretin brüt tutarının %150’sini geçemeyecek.

Kısa çalışma ödeneği, işçinin kendisine aylık olarak her ayın beşinde ödenecek. Ödemeler PTT Bank aracılığıyla yapılacak.

Kısa çalışma yapan işçinin çalışılmayan hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günlerine ilişkin ücret ve kısa çalışma ödeneği miktarı, kısa çalışma yapılan süreyle orantılı olarak işveren ve kurum tarafından ödenecek.

Sonuçlar işverene nasıl bildirilecek?

Koronavirüsten olumsuz etkilendiği gerekçesiyle kısa çalışma ödeneği talep eden işverenlere, başvuru yaptıkları e-posta adresi üzerinden sonuçlar bildirilecek. Talebi uygun bulunan işverenlerin, kurumca bildirilen sürede, “Kısa çalışma bildirim listeleri”ni güncelleyerek başvuru yaptıkları İŞKUR biriminin e-posta adresine göndermeleri gerekiyor.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Nedir Görevleri Nelerdir ? 

Kısa çalışmanın erken sona ermesi

İşverenin, kısa çalışma uygulaması devam ederken, normal faaliyetine başlamaya karar vermesi durumunda, konuyu kurum birimine, varsa işçi sendikasına ve işçilere 6 iş gününden önce yazılı olarak bildirmesi gerekiyor. Bildirimde belirtilen tarih itibarıyla kısa çalışma sona eriyor. Geç bildirimlere ilişkin oluşan gereksiz ödemeler olursa, yasal faizle birlikte işverenden tahsil ediliyor.

Kısa çalışma ödeneğinin kesilmesi

Kısa çalışma ödeneği alanların işe girmesi, yaşlılık aylığı almaya başlaması, herhangi bir sebeple silah altına alınması, herhangi bir kanundan doğan çalışma görevi nedeniyle işinden ayrılması hallerinde veya geçici iş göremezlik ödeneğinin başlaması durumunda geçici iş göremezlik ödeneğine konu olan sağlık raporunun başladığı tarih itibarıyla kısa çalışma ödeneği kesiliyor.

İşverenin kayıt tutma zorunluluğu

Kısa çalışma yapan işveren, işçilerin çalışma sürelerine ilişkin kayıtları tutmak ve istenilmesi durumunda ibraz etmek zorunda.

İstanbul içinde, Efor OSGB, Tecrübeli İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinizde kaliteli ve güvenilir hizmet sunmaktadır.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası (4-10 Mayıs)

Yayınlanma tarihi

-

Sağlıklı ve güvenli koşullarda, bireyin kendini gerçekleştirmesi ve topluma hizmet noktasında gerçek imkânlar sunan bir işte çalışması tüm çalışanların hakkıdır. İşçi, işveren ve devletler, bireyin bu hakkını korumalı ve korunduğundan emin olmalıdır.

İş sağlığı ve güvenliği politikaları ve uygulamalarında çalışanı ‘önleme ve korumayı’ amaçlanmalıdır. Çalışmalar öncelikle işyeri düzeyinde önleme üzerinde yoğunlaşmalıdır. İşyerleri ve çalışma ortamları, güvenli ve sağlıklı olacak şekilde planlanmalı ve tasarlanmalıdır.

Güvenlik Kültürü

Güvenlik kültürü ilk kez kavram olarak yaşanan büyük kazalar ve felaketler sonucunda ortaya çıkmıştır.

YAŞANAN FELAKETLERENDÜSTRİGÜVENLİK KÜLTÜRÜ EKSİKLİKLERİ
ÇernobilNükleer Santralİş güvenliği sistemlerindeki kural ve prosedürlerin ihlali
Clapham JunctionDemiryolu taşımacılığıAğır çalışma koşulları, yoğun işyükü, denetim eksikliği
Piper AlphaPetrol üretimiZayıf iş uygulamaları, yönetimin bağlılığının eksikliği, güvenlikten ziyade kâra odaklılık
Space ShuttleHavacılıkÜretim baskısı, tehlikeleri fark edememek
Three Mile IslandNükleer santralRiskleri algılamada zayıflık, yetersiz beceri
ZeebruggeDeniz taşımacılığıÜst düzey yönetimin güvenlik konusunda eksikliği, kâr düzeyine öncelik verilmesi

 

Güvenlik kültürü, yaşanılan toplumun kültüründen ve örgütün kültüründen etkilenerek oluşur. Güvenlik kültürünün amacı, çalışanların işyerinde bulunan risklere ve tehlikelere karşın farkında olmalarını sağlamaktır. Ayrıca sürekli olarak bunlara dikkat etmelerini sağlayan kurallar geliştirmektir.

İş Sağlığı ve Güvenliği Algısını Etkileyen Faktörler

Bir işyerinde iş sağlığı ve güvenliği algısını etkileyen çeşitli faktörler bulunmaktadır. Bu faktörler çeşitli boyutlar altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflar;

– Güvenlik eğitiminin önemi,

– Yönetimin güvenliğe karşı tutumu,

– Güvenli davranışın teşviki,

– İşyerindeki risk düzeyi,

– Çalışma hızının güvenliğe etkisi,

– Güvenlik temsilcisinin durumu,

– Güvenlik kurullarının durumu

İş Sağlığı ve Güvenliği algısını etkileyen faktörler yedi boyutta ele alınmıştır:

  1. Güvenlik iletişimi: İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili işletme içi iletişim düzeyini tespit etmeye yöneliktir. İşletmemde iş sağlığı ve güvenliği konuları ile ilgili etkili bir iletişim vardır gibi ifadelerden oluşmaktadır.
  2. Güvenlik yönetimi: ‘İşletmede iş sağlığı ve güvenliği konusunda sürekli iyileştirme süreci mevcuttur’, ‘İşletmede iş sağlığı ve güvenliği konusunda verilen eğitimler yeterli değildir’. ‘Yönetim, iş kazalarını önlemek için yeterince çaba gösterir’ gibi ifadelerden oluşmaktadır. Genel olarak iş sağlığı ve güvenliği yönetim sistemini yerleştirmek için gerekli olan unsurlar yer almaktadır.
  3. Bireysel sorumluluk: Bireylerin, kendileri ve başka çalışanların sağlık ve güvenliklerine karşı ne derece sorumluluk hissettikleri;
  4. Güvenlik standartları ve hedefleri: İşletmede iş sağlığı ve güvenliği konusunda geliştirilmiş başarı standartları mevcuttur gibi ifadelerden oluşan ölçek iş sağlığı ve algısı için önemli bir faktör olan güvenlik standartları ve hedeflerini tanımlar. Çalışanların sağlık ve güvenliğini korumaları için uyulması gereken kuralları içerir.
  5. Kişisel katılım: Çalışanların güvenlik prosedürlerine uyma davranışları ile güvenlikle ilgili çalışma koşullarının iyileştirilmesine katılımını ölçmektedir.
  6. Yönetimin bağlılığı: Yönetim pozitif iş sağlığı ve güvenliği algısının sağlanmasında önemli bir rol oynamaktadır. Üst yönetim sağlık ve güvenlik önlemlerini almada üzerine düşen sorumlulukları ifade etmektedir.
  7. Kadercilik: Çalışanların iş kazalarıyla ilgili kaderci inançlarını değerlendirmektedir. “Ne yaparsam yapayım kazaların gerçekleşmesini engelleyemem.’’ gibi ifadelerden oluşmaktadır.
İlginizi Çekebilir:  İlk Yardım Sertifikası

Devamını oku

Trending