Takip Edin

OSGB Makaleleri

Fiziksel Risk Etmenleri

Yayınlanma tarihi

-

Fiziksel Risk Etmenleri

Fiziksel Risk Etmenleri Nedir ?

Fiziksel Risk Etmenleri – Fiziksel ve psikososyal risk faktörlerine maruz kalma nispeten yüksektir, fiziksel tehlikeler psikososyal stres faktörlerinden daha yaygındır. Çoğu insan işyerinde iki veya daha fazla fiziksel tehlikeyle karşı karşıyadır, ancak sadece bir psikososyal risk faktörü vardır. Ancak, işyeri risk faktörlerine maruz kalma yaş, eğitim düzeyi ve ekonomik sektöre göre farklılık göstermektedir. Türkiye’de çalışanların işyerindeki en yaygın risk faktörü zaman baskısı altında çalışmaktır.

Fiziksel risk etmenleri, çalışanların sağlığını etkileme ihtimali olan fiziksel faktörlerdir. Yaşanılan veya çalışılan ortamın sıcaklık, nem aydınlatma, gürültü, titreşim, basınç vb. fiziksel özellikleri bireyin sağlığını önemli ölçüde etkiler. Çalışanlar, özellikle ağır ve tehlikeli işlerde çalışanlar bu yönden büyük risk altındadır. Fiziksel çevre koşulları yönünden her iş yeri aynı değildir. Aynı ürünü üreten iki işletmede bile fiziksel çevre koşulları benzer olmayabilir. Burada önemli olan her işletmede olabilecek fiziksel olumsuzlukların kaynağında yok edilmesi ve çalışanların bu şekilde korunmasıdır.

Fiziksel Risk Etmenleri Nelerdir ?

Genel Olarak Fiziksel Risk Etmenlerini Aşağıdaki Gibi Sıralandırabiliriz ;

• Aydınlatma
• Titreşim (Vibrasyon),
• Gürültü
• Radyasyon
• Termal Konfor Şartları,
• Basınç Değişimleri olarak sıralanabilir.

Gürültü

Gürültü, çağımızın en önemli endüstriyel ve çevre sorunlarından biri olarak karşımıza çıkan ve yeterli önlemler alınmadığı zaman insanlara zarar veren fiziksel etkenlerden biridir.

Gürültü genellikle istenmeyen ve rahatsız edici sesler olarak tanımlanır. Endüstriyel gürültü ise işletmelerde çalışanlarda fizyolojik ve psikolojik rahatsızlıklar oluşturan ve iş yeri verimini olumsuz etkileyen sesler olarak tanımlanır.

İnsanın ruhsal ve fiziksel yapısını olumsuz yönde etkileyen gürültüyü tanımlayabilmek için sesin fiziksel nitelikleri ve işitme konusuna değinmekte yarar vardır.

Ses: Gaz, katı ve sıvı cisim moleküllerinin hava basıncında yaptıkları dalgalanmaların kulaktaki etkisinden oluşan bir duygudur.

Gürültü: Genellikle istenmeyen ses olarak tanımlanmaktadır. Gelişigüzel bir yapısı olan, arzu edilmeyen, istenmeyen, rahatsız edici ses olarak tanımlanabilir.

Frekans: Fiziksel olarak ses bir dalga hareketi olduğundan her dalga hareketi gibi sesinde bir frekansı vardır. Kabaca ses basıncının saniyede oluşan titreşim sayısıdır.

Ses dalgası: Ses; katı, sıvı ve havada dalgalar hâlinde yayılan bir enerji şeklidir. Ses dalgalarını karakterize eden büyüklükler, ses dalgasının boyu (l), frekansı (f), periyodu (T) ve ilerleme hızıdır (v ).

Ses Basıncı: Atmosferin, basınç ile sıkışma ve genleşme arasındaki basınç farkına ses basıncı denir. Bilindiği gibi basınç birimlerinden biri de bar’dır.

Fiziksel kavram olarak ses ile gürültü arasında fark yoktur. İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda, bir başka ifade ile gürültüden ileri gelen işitme kaybında, gürültüyü meydana getiren sesin basıncını ve frekansını belirlemek yeterlidir.

Sesi meydana getiren titreşimin frekans, bir başka ifade ile sesin frekansı arttıkça (yükseldikçe) ses tizleşir, frekans düştükçe ses pesleşir.Gürültüyü meydana getiren sesleri üç türde tanımlamak mümkündür. Subsonik sesler, işitilebilen sesler ve ultrasonik sesler.

Subsonik sesler; frekansı 20 Hz.’den düşük olan sesler,

İşitilebilen sesler; yaklaşık olarak, frekansı 20 Hz. ile 20 kHz.
arasında olan sesler ve

Ultrasonik sesler; frekansı 20 kHz.’den daha yüksek olan seslerdir.

Gürültü, insan kulağında meydana getirdiği basıncın referans basınca oranının logaritmik ifadesi olan desiBELL (dB) ile ölçülür. İnsan kulağının ilk uyum yaptığı ses şiddeti 0(sıfır) dB’dir ve bu değere “işitme eşiği” adı verilir. 140 dB ise “acı eşiği” dir ve kulak daha fazla ses şiddetine dayanamaz.

Titreşen her cisim bir ses kaynağıdır. Endüstride gürültü kaynakları; vurucu tipten dövme, perçinleme, çakma makineleri ile kesici, ezici ve biçim verici makineler; pompaların, kompresörlerin, türbinlerin, vantilatörlerin, jet motorlarının ve vanaların sıvı ve gaz itici etkileri; fırın ve motorların ateşleme gürültüleri; transformatör ve dinamoların yarattığı manyetik sesler; çevirici dişli, motor ve makinelerden gelen titreşim ve sürtünme sesleridir.

Bazı ses kaynaklarının ölçüleri ise aşağıdaki gibidir.

• İşitme Sınırı ( Eşiği ) 0 dB
• Kayıt Stüdyosu, Orman, 120 cm’de fısıltılı konuşma 0-20 dB
• Yatak odası 20-30 dB
• Kütüphane, Sessiz ofis, Oturma odası 30-40 dB
• Genel ofis, Sohbet konuşması 40-60 dB
• Çalışma ofisi ( Daktilo, v. s ) 60-70 dB
• Ortalama Trafik Gürültüsü, Gürültülü Lokanta, Matbaa 70-90 dB
• Havalı Çekiç, Takım tezgahları, Otamatik matkap, 90-100 dB
• Hidrolik Pres, Pop Grubu, Daire testere, 100-120 dB
• Jet motoru, (Ağrı veya Duyma Eşiği) 130 dB
• Şehir alarm sireni 140 dB
• Roket rampası 180 dB

İlginizi Çekebilir:  OSGB HİZMETİ NELERDİR ?

Aydınlatma

Görme iş yerlerinde en çok ihmal edilen duyumuzdur. Aydınlatmanın en önemli işlevi işin iyi görülebilmesidir. Çalışanların kendi aydınlatmalarını düzenlemelerine olanak veren mekanizmalar enerji savurganlığını önlemekte, işlerin daha kolay yapılabilmesine yardımcı olmaktadır.

Çalışanların sağlığının korunması için gerekli uygun fiziksel koşulların başında “aydınlatma” gelmektedir. İş yerlerinde uygun aydınlatma ile çalışanın göz sağlığı korunur, birikimli kas ve iskelet sistemi travmaları ve pek çok iş kazası önlenir, olumlu psikolojik etki sağlanır. Bu nedenle, işyerlerinde özellikle sanayi kuruluşlarında yapılan iş ve işlemin gerektirdiği uygun aydınlatmayı sağlamak gerekmektedir.

Işık; insan gözüyle algılanabilen dalga boylarındaki elektromanyetik ışınımdır. Bir yüzeye düşen ışık miktarına aydınlatma (illuminance) denilmektedir. Birimi lüks’tür. Lüks metrekare başına düşen lümendir. İnsan algılamasında göz en önemli organdır. Algılamanın yaklaşık %90’ı göz aracılığıyla gerçekleşmektedir. Bakılan cisimlere, ışık kaynağına ve kişiye ait özelliklere göre, görme ve algılama değişir. Bu nedenle de bir iş ortamında aydınlatma gereksinimi değişmektedir. Aslında, en yüksek aydınlatmanın en optimal yaklaşım olmadığı bilinmelidir. Temel olan amaca uygun aydınlatmadır.

Amacı bakımından aydınlatma üçe ayrılır.

• Fizyolojik Aydınlatma: Amaç, cisimleri şekil, renk ve ayrıntıları ile rahat ve hızla görebilmektir. Bu koşulları sağlayan aydınlatmaya Fizyolojik Aydınlatma denir.
• Dekoratif Aydınlatma: Amaç, görülmesi istenen cisimleri bütün ayrıntıları ile göstermek değil, daha çok estetik etkiler uyandırmaktır.
• Dikkati Çeken Reklam Amaçlı Aydınlatma: Amaç, dikkati çekmek, yani reklam yapmaktır. Bunun için yüksek aydınlık düzeyleri, renkli ışıklar, değişken ışıklı şekiller ve yanıp sönen düzenler kullanılır.

Bununla beraber; Işık çalışılan bölgeye direkt geliyorsa direkt aydınlatma, başka bir yüzeye çarpıp geliyorsa endirekt aydınlatma, sadece çalışılan bölgeyi aydınlatıyorsa lokal aydınlatma olarak adlandırılır.

Pek çok aydınlatma birimi vardır. Bunlar; ışık akışı, ışık şiddeti, aydınlık şiddeti, parıltıdır. Işık gereksinimini yapılacak işin tipi, yüzeyin özelliği (ışığı soğurması ya da yansıtması), genel çalışma alanı ve bireyin görme yeterliğine bağlıdır. İş yerlerinin tasarım ve değerlendirilmesinde objektif ışık ölçümleri temeldir.

Işığın ölçülmesine fotometri denir. Aydınlatma şiddeti ışık kaynağı ya da ışık yayan kürenin gücünü tanımlar. Aydınlatma şiddetinin ölçü birimi “lüks”tür (lux). Bu değer birim alana ( bir yüzeyin 1 m2 sine) düşen ışık akılarının toplamıdır.

Radyasyon

Radyasyon Latince bir kelime olup dilimizde ışıma olarak kullanılır. Atomlardan, güneşten ve diğer yıldızlardan yayılan enerjiye radyasyon enerji denir. Radyasyon enerji ya dalga biçiminde ya da parçacık modeli ile yayılırlar. Işık ışınları, ısı, x-ışınları, radyoaktif maddelerin saldığı ışınlar ve evrenden gelen kozmik ışınların hepsi birer radyasyon biçimidir.

Bazı radyasyonlar çok küçük parçacıklardan, bazıları da dalgalardan oluşur. Radyoaktif maddelerin saldığı alfa ve beta ışınları ile yıldızlardan savrulan kozmik ışınlar parçacık biçiminde yayılan radyasyonlardır.

Dalga biçimindeki radyasyona en iyi örnek elektromanyetik dalgalardır. Gamma ışınları, x-ışınları, morötesi (ultraviyole) ışınlar, görünür ışık, kızılötesi (enfraruj) ışınlar, radarlarda kullanılan mikrodalgalar ve radyo dalgaları elektromanyetik radyasyon biçimleridir.

Bunlardan yalnızca ikisinin varlığını bir ölçü aygıtı kullanmaksızın belirleyebiliriz. İnsan gözünün algılayabildiği görünür ışık ve etkisini ısı olarak hissettiğimiz uzun dalga boylu kızılötesi radyasyondur. Radyo dalgalarının varlığı radyo alıcılarıyla, diğer radyasyonların varlığı da çeşitli yöntemlerle belirlenebilir.

Radyasyonu meydana getiren parçacıklar veya elektromanyetik dalgalar ses dalgalarından farklı olarak boşlukta yol alabilir ve saniyede 300.000 km. gibi olağanüstü bir hızla yayılır. Radyasyonun bir enerji olduğunu söylemiştik. Bu enerjinin bir bölümü tanecik özellikli bir bölümü de dalga özelliklidir. Tanecik özellikli olanlar; Alfa ışınları, Beta ışınları, nötron ve proton ışınları ile kozmik ışınlardır. Bu ışınlar bir ortamdan geçerken ortamla etkileşerek doğrudan veya dolaylı olarak iyon çiftleri oluştururlar, bu nedenle bu ışınlara iyonlayıcı ışınlar da denir.

Alfa Işınları Veya Alfa Partikülü

Helyum atomunun pozitif yüklü çekirdeğidir. Yapay olarak meydana getirildiği gibi teknolojinin gereği olarak istenmediği hâlde yan ürün olarak (Elektron tüplerinde olduğu gibi) ortaya çıkabilir.

Beta Işınları: Negatif yüklü hızlı elektronlardır. Yapay olarak izotop elde etmekte hızlandırılmış elektronlar kullanılır. Elektron tüplerinde de katottan anoda elektron akışı vardır. Bu elektronların bir kısmı anoda gitmeyip yön değiştirerek açığa çıkabilirler.

Nötron Işınları: Atom çekirdeğinde bulunan yüksüz parçacıklar olup önemli ve özellikleri olan bir radyasyon tipidir. Nükleer çekirdek bölünmesi ve reaksiyonları sırasında meydana gelirler.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Firmaları

Proton Işınları: Atom çekirdeğinde bulunan ve pozitif elektron yüklü partiküllerdir. Bu ışın da nükleer çekirdek bölünmesi reaksiyonları sırasında meydana gelirler.

Gamma Işınlar: Hızlı temel parçacıklardan oluşan kozmik ışınlardan sonra en kısa dalga boyundaki radyasyonlar gamma ışınlarıdır. Gamma ışınları hem uranyum ve radyum gibi doğan radyoaktif maddelerin parçalanmaları sırasında hem de bir nükleer reaktörde ya da bir atom bombası patlatıldığında atom çekirdeklerinin parçalanmasıyla meydana gelir. Gamma ışınlarının dalga boyları 0,0001nm-0,001nm arasındadır.

X-Işınları: Röntgen cihazlarında meydana gelen ışınlardır. X-ışınlarının dalga boyları gamma ışınlarının dalga boylarına göre 100 kat daha büyüktür. X-ışınlarının dalga boyları 0,001nm-100nm arasında değişir.

Kızılötesi Işınlar (İnfrared Işınlar): Dalga boyları yaklaşık 740nm ile 100.000nm arasındadır. Yapay olarak elde edilebildiği gibi güneş ışınlarının içinde de bulunur. Güneş ışınlarındaki ısı kızılötesi ışınlardan kaynaklanır.

Basınç: Birim alana yapılan kuvvete basınç denir. Birimi Bar veya Newton/cm2 dir.

Kuvvetin tatbik edildiği her noktada bir basınç vardır. İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda basınç ise; normal hava basıncının (atmosfer basıncı) daha fazla veya daha az olması gereken veya olan iş yerlerindeki basınçtır. Normal şartlarda hava basıncı 76 cm cıva basıncına eşittir.

Yükseklere çıkıldıkça basınç düşer. Bu durumun nedeni yükseldikçe yerçekiminin, atmosferin kalınlığının ve gazların yoğunluğunun azalmasıdır. Basınç ile yükselti arasında ters orantı vardır. Atmosfer basıncının yükseldikçe düşmesinden faydalanarak yükselti ölçen alet yapılmıştır. Bu alete altimetre adı verilir.

Hava ısındıkça genişler ve hafifler. Soğudukça sıkışır ve ağırlaşır. Havanın soğuk olduğu alanlarda basınç yüksek, sıcak olduğu alanlarda ise düşüktür. Sıcaklık ile basınç arasında ters bir orantı vardır. Atmosfer basıncından daha yüksek ya da daha düşük basınçlı yerlerde çalışan işçilerde, kalp, dolaşım, solunum rahatsızlıkları görülebilir.

Termal Konfor

Termal konfor, genel olarak bir iş yerinde çalışanların büyük çoğunluğunun sıcaklık, nem, hava akımı gibi iklim koşulları açısından gerek bedensel, gerekse zihinsel faaliyetlerini sürdürürken belirli bir rahatlık içinde bulunmalarını ifade eder.

Kapalı bir ortam içerisinde termal konfor rahatlığının hemen farkına varılmaz, ancak bir süre geçtikten sonra hissedilmeye başlanır. Eğer termal konfor koşulları mevcut değilse önce sıkıntı hissedilir daha sonra rahatsızlık duyulur.

İklimin çalışanların verimliliği üstünde oldukça önemli bir etkisi vardır. Örneğin iş ortamında aşırı ısının genel organik direnci azalttığı, iş verimini düşürdüğü, kramplar ve ısı çarpması gibi etkileri olduğu bilinmektedir. Uzun süre soğuk bir iş yerinde çalışan insanların aşırı gıda aldıkları, vücutlarının yağlanarak kilo aldıkları böylece iş verimlerinin düştüğü görülmüştür.

Bir iş yerinde termal konfor denilince; O iş yerinin atmosferinin sıcaklığı, nemi, hava akım hızı ve radyant ısı akla gelmektedir.

Çalışma ortamlarındaki ısı etkilenmeleri ve konforsuz ortam şartları, iş kazalarının artmasına ve üretimin azalmasına bir başka değişle verimin düşmesine sebep olmaktadır. İnsanın ortamla ısı alışverişine etki eden dört ayrı faktör vardır;

a) Hava sıcaklığı,
b) Havanın nem yoğunluğu,
c) Hava akım hızı,
d) Radyant ısı.

Isı: Çalışma hayatında, çalışanları olumsuz yönde etkileyen fiziksel faktörlerden biri de, iş yeri ortamının sıcaklığıdır. Sıcaklık kuru termometreler ile ölçülür. Birimi ise; Santigrat, Fahrenhayt veya Kelvin olarak ifade edilir.

Sıcaklık: Bir standarda göre, bir cismin ne kadar soğuk, serin ve ılık olduğunu ifade eden niceliğe denir. Serbest yaşam için insan kapasitesini oluşturan ve fizyolojik gereksinmeler dediğimiz, insan vücudunun ısı alış verişi, oksijen, tuz ve asit-baz dengesi gibi bazı fiziksel ve kimyasal faktörlerin belli sınırlar içinde sürekli stabilize göstermeleri gerekir. Örneğin, insan vücudunun sıcaklığı 36,5-37 oC arasında değişmezlik gösterir. Bu durum vücut ile çevre arasındaki ısı alışverişi ile sağlanır.

Isı dış çevrede devamlı olarak bulunan bir çeşit enerjidir. Normal koşullarda havanın kuru termometre ile ölçülen sıcaklık derecesi hava sıcaklığı hakkında bir fiziksel ölçüdür.

Sıcaklık yönünden iş yerleri nemli ve kuru sıcaklık olarak da sınıflandırılabilir.

Nem: Sıcaklık yanında nemin de etkisi oldukça önemlidir. Havadaki nem miktarı mutlak ve bağıl nem olarak ifade edilir. Mutlak nem; birim havadaki su miktarını ifade eder. Bağıl nem ise; havadaki nem miktarının, aynı sıcaklıkta doymuş havadaki mutlak nemin yüzde kaçını ihtiva ettiğini gösterir.

İş sağlığı ve güvenliği yönünden bağıl nemin değeri önemlidir. Bir iş yeri ortamının bağıl nemi değerlendirilirken, sıcaklık, hava akım hızı gibi diğer şartların da değerlendirilmesi gerekir. Ancak, genel olarak herhangi bir iş yerinde bağıl nem %30 ile %80 arasında olmalıdır. Yüksek bağıl nem, ortam sıcaklığının yüksek olması durumunda bunaltır, düşük olması durumunda ise üşüme ve ürperme hissi verir.

İlginizi Çekebilir:  OSGB İstanbul

Hava Akım Hızı: İş yerinde oluşan kirli havanın dışarı atılması ve yerine temiz havanın alınması için ortamda uygun bir havalandırmanın, dolayısıyla uygun bir hava akımının olması gerekmektedir. Nemli sıcaklığa kâğıt, tekstil, konserve ve yeraltı maden işletmeleri gibi yerlerde rastlanır. Kuru sıcaklığa ise; demir-çelik, lastik, cam ve çimento sanayinde rastlanmaktadır.

Sıcaklığın derece olarak artması veya azalması yanında, nemin ve hava akım hızının durumu da sıcaklığın etkisini artırır veya azaltır. Bu üç değişkenin farklı birleşimlerini kişi aynı sıcaklık duygusu olarak hissedebilir.

Örneğin; 37 ºC sıcaklık, %10 nem ve 3 m/sn hava akım hızı ile 27 ºC sıcaklık, %75 nem ve 0,1 m/sn hava akım hızı, sıcaklık duygusu bakımından eşdeğer olabilir. Yani bu iki farklı durumun kişi üzerindeki etkisi aynıdır. Hava sıcaklığı, nemi ve hava akım hızının beraberce oluşturduğu sıcaklık etkisine “effektif sıcaklık” denir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü Madde 8’e göre; iş yerindeki hava hacmi işçi başına en az 10 metreküp olmalıdır. Tabii havalandırma ile ortam havasının saatte 2-3 kere değişmesinin zorlaştığı ortamlarda, kişi başına düşen hava hacmi miktarının artırılması veya kapı ve pencereler açılarak veya cebri çekişle ortam havasının yeterli miktarda değişmesinin sağlanması gerekmektedir.

Termal radyasyon: İletimi için maddesel bir ortama gerek olmayan ısı türüdür. Bu ısı türünü havalandırma ile kontrol etmek mümkün değildir. Radyant ısıdan korunmak için, koruyucu siperler kullanılabilir ya da sıcak cisimlerin yüzeyleri, ışıma özelliği zayıf maddelerle boyanabilir/kaplanabilir. Maden eritme, cam vb. sektörlerde bu tip radyant ısı maruziyetine rastlanmaktadır.

İnsanların, çalışma ortamından önemli ölçüde etkilendiği düşünüldüğünde ortamın sıcaklık değeri, nemi vb. termal şartların çalışan üzerindeki negatif etkileri mutlaka göz önüne alınmalıdır. Çalışma ortamından negatif etkilenen kişinin dikkatinde azalma ve psikolojik olarak etkilenme sonucu kazaların yaşanmaması için ortam koşullarının sıkı takip edilmesi gerekmektedir.

Titreşim

Titreşim (vibrasyon): Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir. Bir başka ifade ile potansiyel enerjinin kinetik enerjiye, kinetik enerjinin potansiyel enerjiye dönüşmesi olayına titreşim (vibrasyon) denir. Titreşimin özelliğini, frekansı, şiddeti ve yönü belirler.

Endüstride birçok titreşim kaynağı vardır. Titreşim, araç-gereç ve makinelerin çalışırken oluşturdukları salınım hareketleri sonucu meydana gelir. Çalışmakta olan ve iyi dengelenmemiş araç ve gereçler genellikle titreşim oluştururlar. Titreşimi, insan sağlığı üzerindeki etkisi bakımından iki fiziksel büyüklüğü ile tanımlamak mümkündür. Bunlar; “Titreşimin frekansı ve titreşimin şiddetidir.”

Titreşimin frekansı: Birim zamandaki titreşim sayısına titreşimin frekansı denir. Birimi Hertz’dir (Hz).

Titreşim Şiddeti: Titreşimin oluştuğu ortamda titreşimden ileri gelen enerjinin hareket yönüne dikey, birim alanda, birim zamandaki akım gücüne, titreşimin şiddeti denir. Birimi (W/cm2) dir.

Bütün vücut titreşimi: Vücudun tümüne aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan, özellikle de bel bölgesinde rahatsızlık ve omurgada travmaya yol açan mekanik titreşimdir.

El-kol titreşimi: İnsanda el-kol sistemine aktarıldığında, çalışanın sağlık ve güvenliği için risk oluşturan ve özellikle de damar, kemik, eklem, sinir ve kas bozukluklarına yol açan mekanik titreşimdir.

Maruziyet eylem değeri: Aşıldığı durumda, çalışanın titreşime maruziyetinden kaynaklanabilecek risklerin kontrol altına alınmasını gerektiren değerdir.

Maruziyet sınır değeri: Çalışanların bu değer üzerinde bir titreşime kesinlikle maruz kalmaması gereken değerdir.

Endüstrideki titreşim kaynaklarının başlıcaları ise; Genellikle el ve el parmakları ile kollara ulaşan titreşimleri oluşturan titreşim kaynaklarıdır. Bunlar, taş kırma makineleri, kömür ve madencilikte kullanılan pnömatik çekiçler, ormancılıkta kullanılan taşınabilir testereler, parlatma ve rende makineleridir. Bu araçlar, dönerek, vurarak veya hem dönerek hem de vurarak titreşirler.

Çalışanların Titreşimle İlgili Risklerden Korunmalarına Dair Yönetmelik’e göre maruziyet sınır değerleri ve maruziyet eylem değerleri aşağıda verilmiştir:

a) El-kol titreşimi için;
1. Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 5 m/s2.
2. Sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 2,5 m/s2.

b)Bütün vücut titreşimi için;
1. sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet sınır değeri: 1,15 m/s2.
2. sekiz saatlik çalışma süresi için günlük maruziyet eylem değeri: 0,5 m/s2.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İş Güvenliğinizi Arttırmak İçin 5 Adım

İşyerinizde insan kaynakları ve yönetim departmanında yer alıyorsanız güçlü bir iş güvenlik kültürü yaratmanız ve desteklemeniz konusundaki katılımınız ekip üyelerinin güvenliği için oldukça önemlidir.  Güçlü bir güvenlik kültürü deneyimine sahip olan işletmeler, iş yerlerindeki risklere karşı daha dayanıklıdır. Bu durumda iş kazası yaşanma olasılığı oldukça düşüktür. 

Yayınlanma tarihi

-

İŞ Güvenliğinizi Arttırmak İçin 6 Adım

İşyerinizde insan kaynakları ve yönetim departmanında yer alıyorsanız güçlü bir iş güvenlik kültürü yaratmanız ve desteklemeniz konusundaki katılımınız ekip üyelerinin güvenliği için oldukça önemlidir.  Güçlü bir güvenlik kültürü deneyimine sahip olan işletmeler, iş yerlerindeki risklere karşı daha dayanıklıdır. Bu durumda iş kazası yaşanma olasılığı oldukça düşüktür.

1.Temel Değerlendirme Yapın

İş güvenliği programlarınızın  güçlü ve zayıf yönlerinin nerede olduğunu anlamak, iyileştirme fırsatlarını vurgulamanıza yardımcı olacaktır. Böylelikle daha değerli sonuçlara ulaşarak daha bilinçli iş sağlığı ve güvenliği programları geliştirebilirsiniz.

 

2.İş Güvenliği Şampiyonu Atayın

İş güvenliği girişimlerinizi yönlendirmek ve denetlemek için konumlarınızın her birinde belirlenmiş bir Güvenlik Şampiyonu bulundurun. Bu birey, mevcut güvenlik programlarınızda, ilk değerlendirmeden elde ettiğiniz bulgularda deneyim sahibi olmalı ve gelişim planlarınızı desteklemelidir. Ayrıca, konumlarına bakmaksızın girişimlerle uyumlu olmalarını sağlamak için tüm Güvenlik Şampiyonları için düzenli güvenlik toplantıları yapılması önerilir.

3.Çalışan Eğitimi

İşletmenizdeki emniyet vizyonunuzla aynı hizada olan ön saflardaki işçilere ve liderlik ekibine çalışan eğitimi oturumları sunun. Çalışanlarınızın eğitimine yatırım yapmak, şirketinizin güvenliğe olan bağlılığını vurgulayacak ve iş güvenliği girişimlerinize öncelik verilmesini sağlayacaktır. Hangi eğitim kurslarını vereceğinizden emin değil misiniz?

4.Çalışan Katılımı

Bir İş güvenlik stratejisi geliştirmedeki en zor şeylerden biri çalışanların güvenlik çabalarına dahil olmalarını sağlamaktır. Çalışanların katılımını sağlamak için birkaç öneri:

  • Çalışanlardan, hangi güvenlik stratejilerini kullandıklarını (özellikle de neyin iyi çalıştığını ve neyin işe yaramadığını) haftalık / aylık olarak rapor etmelerini isteyin.
  • Güvenliği herkesin aklında ön planda tutmak için her toplantıya bir Güvenlik İpucu veya Güvenlik Hikayesi ile başlayın.
  • İş Güvenliği prosedürlerini dikkate alan çalışanları ödüllendirin. Bu hareketiniz diğer çalışanlara teşvik edici bir yaklaşım olacaktır.

5.İyileştirmeyi Ölçmek

İş yerinizde güvenlik kültürünü geliştirmek için bir plan oluşturduktan sonra, sürecinizi gerektiği gibi değerlendirmek, ölçmek ve ayarlamak çok önemlidir. Tüm ekip üyeleri güvenlik prosedürü konusunda doğru şekilde eğitilmeyi ve çalışırken kendilerini güvende hissetmeyi hak ediyor.

İlginizi Çekebilir:  Diş Hekimliğinde İş Sağlığı ve Güvenliği

 

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İlkyardım Nedir ve Önemi

Yayınlanma tarihi

-

İlkyardım Nedir ve Önemi

İlkyardım Nedir?

Herhangi bir kaza veya yaşamı tehlikeye düşüren bir durumda, sağlık görevlilerinin yardımı sağlanıncaya kadar, hayatın kurtarılması ya da durumun kötüye gitmesini önleyebilmek amacı ile olay yerinde, tıbbi araç gereç aranmaksızın, mevcut araç ve gereçlerle yapılan ilaçsız uygulamalardır.

İlkyardım Önemi

Normal yaşantımızda her zaman kazalarla karşı karşıya kalma olasılığımız mevcuttur. Böyle durumlarda bulunduğunuz konumdaki en yakın sağlık kuruluşuna gitmeyi beklemek hastanın iyileşmesini aksatabilir yada ölümüne sebep olabilir. Toplumsal olarak temel ilkyardım bilgilerini edinebilirsek toplum sağlığı bakımından önemli bir dım atmış oluruz.

İlkyardım yaparken telaşlı olmamak ve ilkyardım yapılacak kişiye daha fazla zarar vermemek önceliğimiz olmalıdır. Unutulmaması gereken en önemli madde uygulama sırasında kesinlikle ilaç kullanılmamalıdır.

Aşağıdaki bazı ilkyardım tekniklerini bilmek, çevrenizde acil bir durum yaşandığından hayat kurtarmanız için işinize yarayabilir.

İlkyardım nasıl yapılır resimli bir şekilde aşağıda inceleyebilirsiniz.

İlkyardım – Heimlich Manevrası

Solunum yolu tıkanıkları gibi olaylarda etkili ilkyardım uygulamalarındandır. Heimlich manevrası kimlere uygulanır?, bilinci açık ve bilinci kapalı bireylere ayrıca bebeklere ve kendi kendimize değişik şekillerde uygulanabilir.

En çok görünen kazalardan biride soluk borumuza tıkanan cisimlerdir. Öksürerek tıkanan cisimler çıkarılamıyorsa kesinlikle heimlich manevrası uygulanmalıdır. Heimlich manevrası uygulayabilmek için hastanın ayakta yada oturur şekilde arka tarafdan sarılmak gerekmektedir. Bir elin başparmağı midenin üstüne gelecek şekilde yumruk yapılır ve diğer el ile kavranır. Yumruk yaptığımız eli, içe ve yukarı olacak şekilde 5-6 kez kuvvetli şekilde kendimize doğru çekerek tıkayan cisim çıkartılmaya çalışılır.

 

ilkyardım nedir önemi nedir ?

 

Resimde gördünüz işlem tıkanan cisim çıkana kadar yada ilkyardım ekiplerine gelene kadar hastaya uygulanmalıdır.

İlkyardım Teknikleri – Suni Solunum

Suni solunum diğer adıyla yapay solunum yada suni teneffüs olarak bilinmektedir. Yaşanan hastalık veya kaza sonunda bireyin solunumu durabilir. Olağan durumlarda 5 yada 10 dakika süreyle beyine oksijen gitmemesi sebebiyle beyinde kalıcı hasarlar yada beyin ölümü yaratabilir. Bu yüzden suni solunum ilkyardım tekniği kesinlikle öğrenilmelidir.Yaralının bilinci kapalıysa ve nefes almıyorsa yapılması gereken ilk müdahale beynin oksijensizlikten zarar görmemesi için akciğerlere su­ni teneffüs ile hava göndermek olmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  OSGB Firmaları

Kimlere suni solunum yapılmalıdır? Öncelikle nefes alan hastaya kesinlikle suni solunum yapılmamalıdır. Peki hastanın nefes alıp almadığını nasıl öğrenebilirsiniz? Hastanın nefes alıp almadığını göğüs hareketlerinden izleyebilirsiniz, nefes alıp verişini dinlemek ve ağzına cam tutarak camın buğulanıp buğulanmadığını kontrol etmek şeklindedir.

Suni teneffüs yaparken yaralı­nın çenesi yukarı kaldırılır, ağız tam olarak açılıp burun delikleri sıkılarak kapatılır. Derin bir soluk alınıp yaralıya ağızdan nefes verilir. Bu arada yaralının göğsünün yükselip yükselmediği kontrol edilir. Göğüs yükselmiyorsa, solunum yolunu tıkayan bir cisim olabilir.

 

 

 

ilkyardım nedir önemi nedir

 

Suni solunum hasta kendine gelene kadar yada ilkyardım ekibi olay yerine ulaşana kadar uygulanmalıdır.

İlkyardım Teknikleri – Rentek Manevrası

Rentek tekniği en fazla tarfik kazaları sonucu aracın içine sıkışan bireylere uygulanmaktadır. Genelikle trafik kazalarının yaşandığı olay yeri bir panik ortamına bürünür bu telaşla birlikte bir çok trafik kazasında, yaralılar kurtarma ve araçtan çıkarma sırasında daha fazla zarar görerek hayatını kaybeder veya kalıcı olarak sakatlık yaşarlar. Bu durumun sebebi yaralı kişinin araçtan çıkarılması esnasında omurilik bölgesine zarar verilmesi ve felç olmasıdır. Rehntek tekniği tam bu sırada devreye girmektedir araç içindeki yaralıyı omurilik bölgesine zarar vermeden çıkarmak için rentek tekniği kullanılmalıdır. Bu sayede yaralı, omurgası sabit tutularak araç içinden çıkarılabilir.

 

ilkyardım nedir önemi nedir3

 

İlkyardım Teknikleri – Kalp Masajı

Kalp masajı en çok dikkat edilerek yapılması gereken ilkyardım tekniklerinlerindendir. Kalp masası oldukça zor ve çok iyi bir şekilde öğrenilmesi gerekmektedir.  Kazalarda kalp durması oldukça hayati önem taşımaktadır. Kalbin durması sonucu kan dolaşımı sağlanamaz ve beyinle iç organlara kan ulaşamaz. Bu durumda kısa süre içinde ölüme sebep olur. Kalp durması esnasında kalbi duran kişiye kalbin tekrar atmasını sağlamak amacıyla kalp masajı yapılmalıdır. Ayrıca Kalp masajı ile beraber suni solunum da yapılmalıdır. Unutmayın! Kalp masajı yapmayı bilmeyen veya yeterince tecrübeli olmayan kişilerin kalp masajı yapmaları tehlikelidir.

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

 

 

İlkyardım Teknikleri – Turnike

Kaza esnasında atardamar kesiği ve uzuv kopmaları sebebiyle kan kaybı sebebiyle kısa sürede ölümler gerçekleşebilir. Bu gibi olayları engellebilmek için turnike uygulaması yapılmalıdır.

Turnike uygulaması aşağıdaki durumlarda uygulanabilir ;

  • Sadece kanaması olan yaralının kanamasını durdurup diğer yaralılarla ilgilenmek için,
  • Yaralı, sağlık kuruluşuna uzun ve zor yoldan ulaşacaksa,
  • Uzuv kopması varsa.
  • Turnike uygularken kanayan damarın hemen üstünde bir baskı noktası bulunup burada sert bir bez vb. madde ile sarılarak düğüm atılır. Bu sayede kanama durmuş olur. Turnike yapıldığında
  • damardan kan akışı olmayacağından damarın ucundaki organlar kan kaybından doku zararı görebilir. Bu nedenle 10-15 dk aralıkla baskı açılıp kan dolaşımı sağlanır.

 

ilkyardım nedir önemi nedir

 

İlkyardım Teknikleri – Taşıma Teknikleri

Olay sırasında kazazedeyi daha güvenli bir alana taşımak oldukça önemlidir. Kaza esnasıda yaralnmış olan kazasedeyi oldukça dikkatli bir şekilde taşımak ve taşıma tekniklerini iyice öğrenmek oldukça önemlidir. Bu nedenle bazı temel taşıma teknikleri hakkında bilgi sahibi olmak faydalıdır.

Taşıma teknikleri ;

  • Sürükleme yöntemi,
  • Rentek Manevrası,
  • Kaşık tekniği,
  • Köprü tekniği,
  • Battaniye ile taşıma,
  • Kucakta taşıma,
  • Omuzdan destek alma,
  • Sırtta taşıma,
  • Omuzda taşıma,
  • Sandalye ile taşıma,

 

ilkyardım nedir önemi nedir

 

İlkyardım Teknikleri – Pansuman

Normal yaşantımızda en çok ihtiyaç duyacağımız ilkyardım uygulamalarından biri olan pansumanı öğrenmekde oldukça önemlidir. Panusumanı günlük hayatta basit yaranlamalarda kendi kendimize bile uygulayabiliriz. Pansuman nedir? pansuman genelde yara tedavisinde kullanılmaktadır. Açık yaraların, mikroplardan temizlenmesi ve korunması için yapılan yıkama ve koruma işlemidir.

Yara iyileşmesinin iyi, çabuk ve iz bırakmadan olması için bölgenin ölü dokulardan ve zararlı mikroorganizmalardan temizlenmesi ve dış ortamın zararlı etkilerinden korunması gerekir.

 

ilkyardım nedir önemi

 

İlkyardım Teknikleri – Bayılma İçin İlkyardım

Bayılma, çeşitli nedenlerle kişinin geçici olarak bilincini kaybetmesidir. Bayılan kişinin solunumu durmaz ancak bilinci kapalıdır. Baygınlık geçiren kişi sırt üstü yatırılarak bacakları yaklaşık 30 cm yukarı kaldırılmalıdır. Rahat nefes alabilmesi için ortamdaki kalabalık uzaklaştırılmalı, üzerindeki sıkan giysiler açılmalıdır. Bayılan kişilere tokat atmak, sarsmak, su dökmek, kolonya veya soğan koklatmak gibi hareketler fayda sağlamaz. Bir süre içinde kişi ayılmıyorsa 112 acil servise haber verilmelidir.

İlginizi Çekebilir:  OSGB İstanbul

 

ilkyardım nedir önemi

Özellikle iş sağlığı ve güvenliği açısından ilkyardım eğitimi almak çalışanlar açısından oldukça önemlidir. Çalışanlarınıza ilkyardım eğitimi verdiğiniz takdirde ani bir durumda nasıl davranacaklarını bilecekler ve kaza esnasında yaşanacak olan panik durumu en aşağı alt seviyeye inecektir.

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

OSGB İstanbul

Yayınlanma tarihi

-

iş guvenliği uzmnalığı

OSGB İstanbul

OSGB’nin açılımı Ortak Sağlık Güvenlik Birimi’dir. İşletmelerin iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sağladığı yerlerdir. OSGB firmaları Türkiye’de bütün ilerde bulunmaktadır. İşletmenizin bulunduğu yerde yerde OSGB firmanızı seçebilirsiniz. OSGB İstanbul sınırları içerisinde Avrupa ve Anadolu yakalarında bulunmaktadır. OSGB İstanbul Anadolu ve ya OSGB İstanbul Avrupa olarak arama yaptığınızda işletmenize yakın olan bütün OSGB Listesine ulaşabilirsiniz.

OSGB‘nin ne olduğuna kısaca açıklarsak Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı (ÇSGB) tarafından işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere yetkilendirilen kurumlar Ortak Sağlık Güvenlik Birimi (OSGB) olarak adlandırılmışlardır. Bünyelerindeki İş güvenliği uzmanları ve işyeri hekimleriyle işyerlerinde sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşturulmasına katkıda bulunulması amacıyla faaliyette bulunurlar. 6331 Sayılı İSG Kanunu uyarınca tüm işverenlerin çalışanlarına İSG hizmetleri sunmaları zorunluluk haline gelmiştir.

OSGB İstanbul Avrupa

OSGB İstanbul Avrupa yakasında işletmeniz için bir çok deneyimli OSGB firması bulabilirsiniz. Yetkili Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri  İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarıyla iş sağlığı ve güvenliğinizi sağlamaya yardımcı olur.

OSGB İstanbul Anadolu

OSGB İstanbul Anadolu yakasında işletmeniz için bir çok deneyimli OSGB firması bulabilirsiniz. Yetkili Ortak Sağlık Güvenlik Birimleri  İşyeri hekimleri ve iş güvenliği uzmanlarıyla iş sağlığı ve güvenliğinizi sağlamaya yardımcı olur.

En İyi OSGB Firmaları

En iyi OSGB firmalarını seçerken aşağıdaki unsurları dikkate almalısınız.

En İyi OSGB Firmaları – İşletmenizin bulunduğu bölgede olması

İşletmeniz için en iyi OSGB firmasını seçerken dikkat etmeniz gereken unsurlar vardır. Genel OSGB firmanızı işletmenize yakın bölgelerden tercih etmelisiniz. İstanbul’da bir OSGB firması arıyorsanız Avrupa ve Anadolu yakası OSGB listelerini çıkartarak karar verebilirsiniz.

En İyi OSGB Firmaları – Mevzuattan haberdar olmalı

Çalışılacak OSGB firması uzmanları, çalışma dünyası ile ilgili mevzuatı çok iyi bilmelidir. İşyerinin taşıdığı risklerin farkında olmalı ve işyerini doğru bir şekilde yönlendirmelidir. Ayrıca yasal sorumlulukların da bilincinde olmalıdır.

İlginizi Çekebilir:  Diş Hekimliğinde İş Sağlığı ve Güvenliği

En İyi OSGB Firmaları – İşyerinin faaliyet alanını iyi tanımalı

Anlaşılan iş güvenliği uzmanı, işyerinin faaliyeti hangi alandaysa o alanın dinamiklerine hakim olmalıdır. Yapılan işin teknik detaylarını bilmeli ve yeterli deneyime sahip olmalıdır. Örnek vermek gerekirse; görevini inşaat sektörü için yerine getirecek bir iş güvenliği uzmanı, yüksekte çalışma gibi konuları biliyor olmalıdır.

En İyi OSGB Firmaları – Yenilikleri ve teknolojiyi takip etmeli

İşyerinin ve çalışanların güvenliğinin teslim edileceği OSGB firması, bilimsel gelişmeleri ve teknolojideki yenilikleri takip etmelidir. İşyeri için gerekli ve faydalı olacak yeni yöntemleri işverene bildirmeli, işyerinin yeni teknolojiye adaptasyonunu sağlayabilmelidir.

En İyi OSGB Firmaları – İnsan psikolojisini iyi bilmeli

Yapılan tüm işlerin daha sağlıklı ve kaliteli olabilmesi iyi insan ilişkilerine bağlıdır. Çalışılacak OSGB firmasının da değişik meslek gruplarına ait kişilerin eğitiminde ve davranışlarının şekillenmesinde büyük bir rol oynayacağı unutulmamalıdır. Bu rolün layıkıyla yerine getirilebilmesi için ise insan ilişkileri, ikna yeteneği ve yönetim becerisi gibi özelliklere ihtiyaç duyulur.

En İyi OSGB Firmaları – İyi bir portföyü bulunmalı

Çalışılacak OSGB firmasının daha önceden, işyeriyle aynı sektörde yer alan farklı işyerleri ile birlikte çalışmış olması oldukça avantajlıdır. Bu sayede sektördeki uzmanlık ve deneyimi de rahatlıkla ölçümlenebilir.

En İyi OSGB Firmaları – İleri görüşlü olmalı

Özellikle iş güvenliği uzmanlığında deneyim ve bilginin yanı sıra ileri görüşlü olmak ve kriz anlarını başarıyla yönetmek de oldukça önemlidir. İş güvenliği uzmanları, ihtimalleri değerlendirerek herhangi bir iş kazası çıkmadan onu görebilecek ve gerekli tedbirleri alabilecek yetenekte olmalıdırlar.

En İyi OSGB Firmaları – İnsanlara karşı sevgi beslemeli

İş güvenliği konusu gereği insan yaşamını ve sağlığını iyileştirmeye çalışır. Yaşayan herhangi bir canlının hatta çevrenin sağlığını ve güvenliği düşünmeyen OSGB firmasının iş güvenliği alanında da isteneni vermesi beklenemez.

İlginizi Çekebilir:  TÜRKİYE’DE VE DÜNYADA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ

 

 

 

Devamını oku

Trending