Takip Edin

OSGB Makaleleri

Diş Hekimliğinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Yayınlanma tarihi

-

Diş Hastanelerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Diş Hekimliğinde İş Sağlığı ve Güvenliği

Diş hekimliğinde, diş hekiminden hastaya ve hastadan diş hekimine kan, vücut sıvıları, tükrük, cerrahi aletler vs ile hastalıkların geçiş olasıkları mevcuttur. Bilinmesi gereken diş hekimi muayene yada işlem sırasında mutlaka maske, eldiven gibi kişisel korucu donanımları kullanması gerekmektedir.

Hastanelerde Güvenlik Önlemleri

Sağlık sektörü içerisinde pek çok riski barındırmaktadır. Hatta diğer sektörlere nazaran, çalışanların işleri çoğunlukla bulaşıcı enfeksiyonlar ya da virüslerle olduğundan risk faktörü daha da artmaktadır. Çalışanların işyeri ortamında çevresel, psikolojik, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve fiziksel risklerle karşılaşma durumları söz konusudur. Risklere karşı önlem alınması zorunludur. İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kaliteli referansları olan OSGB firmalarından tercih edebilirsiniz.

Ve bunlardan bazıları;

Modern havalandırma ve tesisat sistemleri kullanmaları önem arz etmektedir. Kimyasallar ve radyoaktif maddelerle çalışırken önlemler alınmalıdır. Kan, solunum ya da ortamda maruz kalma durumları farketmeksizin bulaşıcı hastalıklara karşı önlemler alınmalıdır. Kullanılan malzemeler mutlaka steril olmalı, hastane atıklarının yönetimi de dikkatle yapılmalı. Hastaları taşırken, kaldırırken ya da hastanenin diğer hizmet birimlerinde (mutfak, çamaşırhane, depolar) çalışırken sakatlıklara mahal vermeme açısından ergonomik gereçler kullanılmalıdır. Maruz kalınabilecek kimyasalların özellikleri bilinmeli, kullanım ve saklanma koşulları sırasında yarattıkları tehlikelere karşı korunulmalı, bu maddelerle çalışan kişiler eğitilmeli ve gerektiğinde
mutlaka Kişisel Koruyucu Donanımlar kullanılmalıdır. Hastanelerde güvenlik önlemleri için bir iş sağlığı ve güvenliği talimatı hazırlanıp, tüm çalışanların bu talimat hakkında bilgilendirilmesi önem arz etmekedir.

Bu talimatta;

-Hastanede hizmet veren tüm çalışanlar yasalar çerçevesinde belirlenen iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uymalıdırlar.
-Çalışılan bölümde birim sorumlusunun bildireceği yazılı ve sözlü kurallara mutlaka uyunuz.
-Uyarı levhaları hakkında bilgi sahibi olun, kişisel veya ortam güvenliğini tehdit eden tehlikeleri birim sorumlusuna bildirin.
-Sorumlu olmadığını görevlerle ilgili müdahalede bulunmayın. Yetkinizin olmadığı bölümlere girmeyin.
-Kişisel Koruyucu Donanımlarınızı mutlaka kullanınız. Her işlemden önce kontrollerini sağlayınız, uygunsuzluk halinde birim sorumlusuna ileterek, yenisini talep ediniz. Gibi konulardan bahsedilmelidir.

İlginizi Çekebilir:  Yüksekte Çalışma

Hastane Riskleri

Hastaneler, pek çok riski içerisinde barındırmaktadır. Çevresel, psikolojik, kimyasal, biyolojik, ergonomik ve fiziksel risklerle karşılaşma durumları söz konusudur. Örnek vermek istersek; iğne batması, kesici-delici alet yaralanması, kas-iskelet sistemi hasarları, ambulans kazaları yaşanmaktadır. Radyolojide çalışan kişiler süreli radyasyona maruz kalırlar. Amerikan Ulusal Mesleki Sağlık ve Güvenlik Enstitüsünün araştırmalarına göre; hastanelerde 29 çeşit fiziksel, 25 çeşit kimyasal, 24 çeşit
biyolojik, 6 çeşit ergonomik ve 10 çeşit psikososyal tehlike ve risk vardır. Bu riskler iş verimini olumsuz yönde etkilemektedir. Ekonomik kayıplara, iş kazalarının artmasına ve sağlık çalışanlarının bakımlarını yaptığı hastaların doğrudan risk altında kalmasına neden olmaktadır. Biyolojik risk etmenleri sağlık sektöründe çalışanların en çok karşılaştıkları risklerdir. Kan yoluyla bulaşan hastalıklar, solunum yoluyla bulaşan enfeksiyonlar vs.

 

 

OSGB Makaleleri

İSG ACİL DURUM EĞİTİMİ

Büyük bir acil durum yaşayan işletmelerin yüzde 50’si faaliyetlerine son vermekte, kapanışların yüzde 90’ı ilk iki sene içerisinde gerçekleşmektedir.

Yayınlanma tarihi

-

acil durum eylem planı

İSG ACİL DURUM EĞİTİMİ

Acil Durumlar Neden Yönetilmeli

İşletmelerin her yıl ortalama yüzde 20’si geniş kapsamlı bir faaliyet kesintisi yaşamaktadır. Büyük bir acil durum yaşayan işletmelerin yüzde 50’si faaliyetlerine son vermekte, kapanışların yüzde 90’ı ilk iki sene içerisinde gerçekleşmektedir.

Deprem, heyelan, sel, yangın, iş kazaları, trafik kazaları, terör saldırıları ve sabotajlar nedeniyle kurumlar her yıl ortalama 100 bin dolar kaybetmektedirler. Yaşanan bu afetler ve felaketler can ve mal kayıplarının yanı sıra, geri dönüşü olmayan çevre bozulmalarına da neden olabilmektedir. Acil durumlarda meydana gelen kayıpların para hanesi hariç, diğer kayıplar asla geri doldurulamaz. Ölmüş bir çalışanı bir daha diriltemezsiniz ya da petrol ile kirlenmiş bir denizi, onlarca yıl eski haline getiremezsiniz.Bu nedenledir ki afet ve felaketlere hazırlıklı olmak, acil durumlara yönelik planlamaları yapmak, varsa bu planlamaları tekrar gözden geçirmek ve bunun “Acil Durum Yönetim Sistemi” kavramı açısından ele alınması gerekmektedir.

1.2 Kurumsal Acil Durum Planları

İşletmelerde, yarattıkları etki ve alınacak tedbirlerin derecelerine göre, farklı acil durum planları hazırlanmaktadır. Ancak benzer acil durumlar için değişik isimlerde birden çok acil durum planının hazırlanması işletmelerde karışıklığa sebep olmakta ve gerçekte hiçbiri efektif olarak çalışmamaktadır. Birbirinden bağımsız ama aynı olay üzerine odaklanan planlar farklı kurum onayına gitmekte ve hükümetin farklı birimleri tarafından birbirinden bağımsız olarak denetlenmektedir.

1.2.1 Acil Durum Plan Çeşitleri

Bugün, acil durumlarla ilgili olarak yasalara bakıldığında, işletmelerde çok farklı yasal gerekliliklerin mevcudiyeti ile karşılaşırız ve bunların hemen hepsi bir şekilde, işletmelerdeki acil durumlarla ilgilidir. Örneğin işletmeler; 5188 Sayılı Özel Güvenlik Yasası’na göre “Koruma ve Güvenlik Planı”, Sabotajlara Karşı Korunma Yönetmeliği’ne göre, “Sabotajlara Karşı Korunma”, Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik’e göre “Dahili Acil Durum Planı”, İşyerlerinde Acil Durumlar Hakkında Yönetmelik’e göre “Acil Durum Planı”nı hazırlamak zorundadır.

İlginizi Çekebilir:  2018 İş Kazası İstatistikleri

Peki, sabotaj senaryosu durumunda hangi acil durum planı işletilecektir? Acil durum planı mı, sabotaj planı mı, yoksa sivil savunma planı mı? Ayrıca, söz konusu raporları hazırlarken, “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik”, “İlk Yardım Yönetmeliği”, “Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezleri Yönetmeliği” gibi ilave birçok yönetmelik daha kullanılmak zorunluluğu bulunmaktadır.

1.3 Acil Durum Yönetim Sistemi

Ülkemizdeki acil durumu ilgilendirecek birden çok planın bulunması ve dolayısıyla oluşan zorlukları ve karışıklıkları önlemek için tüm acil durum senaryolarını içeren, olayın vahametine göre derecelendirilen, tek bir master planın hazırlanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tüm bunlar için ise acil durumlarda sistem yaklaşımı gerekmektedir.

İyi bir acil durum yönetim sistemi planlanırken afet öncesinde yapılması gerekenler, afet sırasında yapılması gerekenler ve afet sonrasında yapılması gerekenler göz önünde bulundurulmalıdır ve planlamanın her bir adımı buna göre yapılmalıdır.

1.3.1 Acil Durum Öncesi Planlama

Afet öncesi işin planlama kısmıdır ve herhangi bir potansiyel tehlikenin zararlarını azaltma, müdahale etme ve normal hayata dönmek için gerekli çalışmalar bu aşamada yapılmalıdır. Yani binanın yapısal ve organizasyonel olarak hazırlıkları bu aşamada yapılır.

Ülkemizdeki duruma bakılırsa; en çok “…mış gibi” yapılan kısım burasıdır. Görünüşte tüm kurum ve kuruluşların Acil Durum Eylem Planları vardır ancak neredeyse hemen hepsi gerçek bir durumunda işe yaramayacak olan planlardır. Yapısal olarak işletmelere bakıldığında, genelde acil durum kapıları yok ya da olması gerekenden çok uzakta konumlandırılmış (mesela pencereler veya balkon kapıları acil çıkış kapısı olmuş), ya üzerine kilit vurularak çıkış imkânsız hale getirilmiş ya da kaçış güzergâhları kiler haline getirilerek, acil durumda kullanılamaz halde olduğu gözlemlenmektedir.

Organizasyonel olarak bakınca ise çoğu zaman sadece bir ekip kurulmuş olduğu, bu ekiplerin almaları gereken eğitimleri layığıyla almadığı, bazen çalışanın acil durum ekibinde olduğundan haberinin olmaması, acil durumda nasıl koordine olacağını ekibin bilmiyor olması, ekiplerin sadece yangına göre hazırlanmış, diğer acil durumlardan bihaber olduğu durumları ile karşılaşılıyor.

İlginizi Çekebilir:  İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi

Yapılan tatbikatlar ise çoğunlukla sadece yangın tahliye tatbikatı olup, yönetmelikte istenilen “acil durum tatbikatlarını” temsil etmemektedir.

Genel olarak bakıldığında bunun en bariz örneği inşaatlarda yaşanmaktadır. Birçok taşeronun bulunduğu inşaat alanlarında acil durum planları kâğıt üstünde bulunmakta, tatbikatlar layığıyla yapılamamakta, yüksek orandaki işçi değişiminden ötürü ekipler istenildiği gibi yetiştirilmemekte ve sonuç olarak hiçbir zaman işe yaramayan “…mış gibi” acil durum yönetimi yapılmaktadır.

Devamını oku

OSGB Makaleleri

PATLAMADAN KORUNMA DOKÜMANI NEDİR? NASIL HAZIRLANIR?

Yayınlanma tarihi

-

Patlamadan Korunma Dökümanı

Patlamadan Korunma Dökümanı Nedir?

Bilindiği üzere 30 Nisan 2013 tarih ve 28633 sayı ile Çalışanların Patlayıcı Ortamların Tehlikelerinden Korunması Hakkında Yönetmelik ile çalışanları sağlık ve güvenlik yönünden işyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden korumak için alınması gereken önlemlere ilişkin usul ve esasları düzenlenmiştir.

Peki, bu yönetmelikte geçen “patlayıcı ortam” kavramı nedir? Bu sorunun cevabı yönetmeliğimizde şu şekilde ifade edilmiştir:Patlayıcı ortam: Yanıcı maddelerin gaz, buhar, sis ve tozlarının atmosferik şartlar altında hava ile oluşturduğu ve herhangi bir tutuşturucu kaynakla temasında tümüyle yanabilen karışım.
Patlamadan Korunma dokümanı hazırlarken referans aldığımız başlıca 2 adet standart vardır.

Tozlu Ortamlar Standardı’na göre ise patlayıcı tozlu ortam, tutuşma sonrasında kendi kendine devam eden bir yayılmaya imkân veren toz biçimindeki alevlenebilir maddelerin atmosferik şartlar altında havayla karışım. Yukarıda bahsedilen tarif ve tanımlara göre patlayıcı ortam kısaca yanıcı maddelerin hava ile karışımıdır diyebiliriz. Tabi ki bu tanımlama kendi başına yeterli değildir ama akılda kalıcı olması açısından en basit şekilde böyle tariflenebilir.

Yönetmeliğimiz; MADDE 10 – (1) İşveren, 6’ncı maddede belirtilen yükümlülüğünü yerine getirirken, ikinci fıkrada belirtilen hususların yer aldığı Patlamadan Korunma Dokümanını hazırlar. Hükmüyle işverene Patlamadan Korunma Dokümanı hazırlama zorunluluğu getirmiştir.
Patlamadan Korunma Dokümanının tarifi ise yönetmeliğimizde “İşyerlerinde oluşabilecek patlayıcı ortamların tehlikelerinden çalışanların sağlık ve güvenliğini korumak amacıyla hazırlanan doküman” olarak tariflenmiştir.

Patlamadan Korunma Dokümanını Kim Hazırlar?

Yönetmeliğimizin Ek-2 Çalışanların Sağlık Ve Güvenliklerinin Patlayıcı Ortam Risklerinden Korunması İçin Asgari Gerekler başlığı altında Madde 2.8 de… Patlama yönünden güvenliğin sağlandığının kanıtlanması, patlamadan korunma konusunda eğitim almış ve/veya deneyimli ehil kişilerce yapılır denilmektedir. Yönetmelik eğitim almış veya ehil olan kişilerin PKD hazırlayabileceğini belirtiyor. Eğitim almış olmanın ispatını iş müfettişlerimiz “Eğitim Katılım Sertifikası”nın olmasını yeterli görmektedir. Bu konuda bir eğitime katılmanın, yeterli bilgi birikimine ulaşılması anlamına gelmediğini düşünmekteyim.

Eğitim sonrası yapılacak bir sınav ile sadece başarılı olanların bu dokumanı hazırlamak için gerekli yetkinliğe ulaşabileceği kanaatindeyim. Yönetmeliğin “deneyimli ehil kişi” diye bahsettiği konuda da bir açıklama yapılmamıştır. Bu konuda Gaz Atmosferler standardı 4.4 Personelin yetkinliği başlığı altında şöyle tarif edilmiş:

Bunlar;

1. 60079-10-1: 2015 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-1: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı gaz ortamları (Bundan sonra Gaz Ortamlar Standardı olarak bahsedilecektir)

2. 60079-10-2: 2015 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-2: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı tozlu ortamlar (Bundan sonra Tozlu Ortamlar Standardı olarak bahsedilecektir)

“Alan sınıflandırması, alevlenebilir maddelerin özelliklerinin,gaz/buharın dağılma prensiplerinin birbiriyle alakası ve önemini kavrayan kişilerce ve proses ve donanıma aşina olan kişilerce yapılmalıdır. Bu durum, elektrik ve makina mühendisleri gibi diğer teknik mühendisler için ve alan sınıflandırma prosesinin bir parçası olan ve bu proses üzerinde bir etkisi olan,güvenlikle ilgili özel sorumluluklara sahip personel için yararlı olabilir. Personelin yetkinliği, alan sınıflandırmasının gerçekleştirilmesi için kullanılan yöntem ve tesisin yapısı ile alakalı olmalıdır.”

İlginizi Çekebilir:  2018 İş Kazası İstatistikleri

Bu standartlarda ise patlayıcı ortamın tarifi şu şekilde yapılmıştır:

Gaz Ortamlar Standardına göre patlayıcı ortam, tutuşma sonrasında alevin kendi kendine devam edecek şekilde yayılmasına imkân veren, gaz, buhar, toz, elyaflar veya uçuşan parçacıklar biçimindeki alevlenebilir maddelerin atmosfer şartları altında hava ile karışım.

Özetle ehil kişi, dokümanı hazırlayacağınız sektörün kimya, proses ve donanımına aşina olan kişidir denilebilir. Yine sıklıkla “iş güvenliği uzmanı ehil midir?” sorusu gelmektedir. Yukarda bahsedilen konular ışığında iş güvenliği uzmanlığı eğitimlerimizde patlayıcı ortamların riskleri konusunda detaylı bir eğitim verilmemektedir. Eğitim müfredatında sadece yüzeysel bilgiler  yer almaktadır. Bu bilgiler ile PKD hazırlanması mümkün değil dir. İş güvenliği uzmanın standartta belirtildiği şekilde ehil kişi kavramını karşıladığını gösteren kanıtı sunması halinde PKD hazırlayabilir.

NERELERE PATLAMADAN KORUNMA HAZIRLANIR?

Yönetmelik kapsamında belirtilen; 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamına giren ve patlayıcı ortam oluşma ihtimali bulunan işyerlerine PKD hazırlanır. Bunun yanında yönetmeliğimiz bazı konuları kapsam dışına itmiştir. Bu konulara kısaca bakacak olursak Madde 2’de kapsam dışı konulara şu şekilde değinilmiştir;

a) Hastalara tıbbi tedavi uygulamak için ayrılan yerler ve tıbbi tedavi uygulanması,

İlk bakışta hastaneler kapsam dışında tutuluyormuş gibi görünse de parlayıcı, patlayıcı kimyasalların tedavi amaçlı olarak poliklinik, muayenehane, ameliyathane gibi bölümlerde kullanılması kapsam dışıdır. Bu kimyasalların depolandığı yerler ile hastanede kullanılan parlayıcı, patlayıcı kimyasallar, yakıt tankları gibi patlayıcı ortam oluşturabilecek kimyasallar PKD kapsamında değerlendirilmelidir.

b) 1/4/2011 tarihli ve 27892 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Gaz Yakan Cihazlara Dair Yönetmelik (2009/142/AT) kapsamında yer alan cihazların kullanılması, Brülör, fırın, doğal gaz sobası gibi zaten içinde yanmanın gerçekleştiği cihazlarda patlayıcı ortam riski bu yönetmelik kapsamında değerlendirilmez. AT tip onayı ve CE işareti olan bu tür cihaz ve donanımları kapsam dışındadır.

c) Patlayıcı maddelerin ve kimyasal olarak kararsız halde bulunan maddelerin üretilmesi, işlemlerden geçmesi, kullanımı,depolanması ve nakledilmesi,

Patlayıcı maddeden kasıt askeri mühimmat diye genel olarak tarif edeceğimiz patlayıcılardır. Kimyasal olarak kararsız maddeler ise radyoaktif maddelerdir. Bu tür maddeler patlamak için ortamdaki oksijene ihtiyaç duymazlar. Haliyle yönetmelik kapsamında belirtilen patlayıcı ortam oluşturmazlar. Bu tür kimyasal maddeler ile ilgili ayrıca kendi mevzuatları vardır ve bu konuda kapsam dışı bırakılmıştır.

ç) Sondaj yöntemiyle maden çıkarma işleri ile yeraltı ve yerüstü maden çıkarma işleri,

Bu tür işler Maden Kanunu kapsamında belirtildiği şekilde değerlendirilir. Bu yönetmelik kapsamında değerlendirme yapılmaz.

d) Patlayıcı ortam oluşabilecek yerlerde kullanılan her türlü taşıma aracı hariç, uluslararası antlaşmaların ilgili hükümlerinin uygulandığı kara, hava ve suyolu taşıma araçlarının kullanılması,

İlginizi Çekebilir:  OSGB Hizmetleri

Petrol istasyonlarında kullanılan akaryakıt tankerleri bu kapsamda değerlendirilir fakat; uluslararası taşımacılık hükümlerinin uygulandığı tehlikeli maddelerin taşınması, ilgili mevzuat kapsamında değerlendirilir. Yönetmeliğimiz bu konuları kapsam dışına itmişken 6007910-1:2015 standardı Bölüm 10-1: Alanların sınıflandırılması

– Patlayıcı gaz ortamları bölümünün 1. Kapsam maddesinde yani uluslararası düzeyde kapsam dışı konular şu şekilde sıralanmıştır:

a) Grizu riskiyle karşı karşıya kalan maden ocakları, Yönetmelikte belirtildiği gibi maden işleri kapsam dışıdır
b) Patlayıcıların işlenmesi ve imalatı, Askeri mühimmat başta olmak üzere oksijene ihtiyaç duyma-
yan patlayıcılar kapsam dışıdır.

c) Bu standart kapsamındaki olağan dışı durumlar kavramının ötesindeki yıkımsal arızalanmalar veya nadiren meydana gelen işlev bozuklukları, (bk. Madde 3.7.3 ve Madde 3.7.4) 3.7.3 nadir görülen işlev bozukluğu: yalnızca nadir durumlarda meydana gelebilen işlev bozukluğu tipi 3.7.4 yıkımsal arıza: proses tesisi ve kontrol sisteminin ta-
sarım parametrelerini aşan, bunun sonucunda alevlenebilir madde salınımına yol açan bir olay

PKD hazırlanırken ya mevcut tehlikeli durum değerlendirilir (örneğin musluktan akan patlayıcı kimyasal, boya tabancasından püskürtülen boya – tiner karışımı, benzin – mazot – LPG tabancaları gibi) ya da bir senaryo sonucu oluşabilecek patlayıcı ortamın patlama riski değerlendirilir. Senaryo bazlı değerlendirmelerde genellikle sızdırmazlık elemanlarının (conta, salmastra gibi) bulunduğu noktalarda zamanla ya mekanik hareket (vana açma kapama, pompa mili sürtünmesi gibi) ya da kimyasalın korozif etkisi, basınç ve sıcaklık gibi bir etki ile aşınması sonucu meydana gelebilecek bir açıklık nedeniyle meydana gelebilecek patlama riski ele alınır. Bakım yapan personelin elindeki İngiliz anahtarını doğalgaz borusunun üzerine düşürerek birkaç milimetrekarelik bir açıklık meydana getirmesi neticesinde bir patlamanın meydana gelmesi senaryosu değerlendirilmez. Ya da forkliftin tiner variline çarparak yere tinerin dökülüp forkliftin egzozundan çıkan kıvılcımla yanması değerlendirilmez.

d) Tıbbi amaçlar için kullanılan odalar

Yönetmeliğimizdeki gibi muayenehane, poliklinik ve ameliyathane gibi tedavi uygulanan yerler kapsam dışıdır.

e) Örneğin yemek pişirme, su ısıtma ve benzeri kullanımları olan cihazlarda sadece düşük basınçlı yakıt gazının kullanıldığı, tesisatın ilgili gaz yönetmelikleriyle uyumlu olduğu ticari ve endüstriyel uygulamalar, Bu madde birkaç konuya açıklık getirilerek daha kolay anlaşılabilir. Öncelikle ticari ve endüstriyel tesislerin tesisatının ilgili gaz yönetmelikleri ile uyumlu olması gerektiği belirtilmiştir. Sanayide en çok kullanılan gaz doğalgaz olduğu bilindiğine göre, doğalgaz tesisatı üzerinden örnekleme yapalım. Doğalgaz tesisatı DOĞAL GAZ PİYASASI DAĞITIM VE MÜŞTERİ HİZMETLERİ YÖNETMELİĞİ kapsamında kurulur ve işletilir. Tesisat bu yönetmelikle uyumlu olmak zorundadır. Zaten gaz açma işlemi bir dizi onay süreci sonucunda test edilerek yapılmaktadır. Doğalgaz, işletmelerde genellikle su ısıtma ve yemek yapma gibi gayeler ile kullanılmaktadır. Standardın bu maddesinde düşük basınç tabiri kullanılmış, düşük basınç ile ne kadarlık bir basınç kastedildiği belirtilmemiştir. Bu konuda BASINÇLI EKİPMANLAR YÖNETMELİĞİ basıncı 0,5 bar’dan daha büyük olan basınçlı ekipmanları tarif etmektedir. Bu yönetmeliğe göre Basıncı 0,5 bar’ın üzerinde olan ekipmanlar basınçlı ise altında olan ekipmanlar düşük basınçlıdır yaklaşımı sergilenebilir.

İlginizi Çekebilir:  Hijyen Eğitimi

Sanayide kullanılan doğalgazın basıncı en son regülatörde genellikle 300 mbar’a düşürülmektedir. Doğalgaz tesisatının 500 mbar altına düşürüldüğü noktadan itibaren ve doğalgazın kullanıldığı gaz yakan cihaz da dahil olmak üzere kapsam dışı olarak düşünülebilir. Bu şekilde kapsam dışı olarak ele almayıp hesap yapacak olursak da hesaplamalar genellikle patlayıcı ortam oluşmadığını göstermektedir.

f) Mesken olarak kullanılan binalar Evler zaten 6331 Sayılı İş sağlığı ve güvenliği kanunu kapsamına girmemektedir.

g) Yanıcı tozların veya uçuşan yanıcı parçacıkların varlığı nedeniyle bir tehlike ortaya çıkabileceği, ancak hibrid bir karışımın değerlendirilmesinde bazı prensiplerin kullanılabileceği yerler (bk IEC 60079-10-2) Hibrit karışımlar tozlu ortam standardı kapsamında değerlendirilir. TS EN 60079-10-2 Patlayıcı ortamlar – Bölüm 10-2: Alanların sınıflandırılması – Patlayıcı tozlu ortamlar standardındaki kapsam dışı konulara göz atacak olursak;

Yeraltı madencilik alanları, Yönetmeliğimiz ve Gaz Atmosferler standardı da kapsam dışı bırakmıştı.
Piroforik maddeler, itici gazlar, piroteknik, mühimmat, hidrojen peroksitler, oksitleyiciler, su ile tepkimeye giren elementler ya da bileşikler ya da diğer benzeri malzemeler gibi yanma için atmosfer oksijeni gerektirmeyen patlayıcı tozlar.

Bu maddede patlayıcı ortam tabiri çeşitli örneklerle detaylandırılmıştır. Oksijensiz yanma sonucu oluşan patlama kapsam dışıdır.

Bu standard kapsamındaki olağan dışı durumlar kavramının dışındaki yıkımsal bozulmalar,

Gaz atmosfer standardında ayrıntılı bir şekilde açıklamıştık. Senaryo bazlı değerlendirmelerde belirli kriterlere uymak gerekir.

Tozdan dolayı zehirli gaz yayılmasından kaynaklanan herhangi bir risk.

Bu tür riskler iş sağlığı ve güvenliği kapsamında değerlendirilir. Yukardaki bilgiler ışığında PKD hazırlanması gereken yerler ve sektörleri örnekleyecek olursak;

• Petrol rafinerileri
• Akaryakıt ve LPG dağıtım terminalleri
• Akaryakıt ve LPG ikmal İstasyonları
• Akaryakıt, LPG, CNG, LNG tankları
• Yanıcı her türlü sıvı, gaz ve tozun depolandığı yerler
• Buğday, arpa, mısır gibi tahılların depolandığı silolar ile işlem
gördüğü yerler

• Boya, tiner üretimi yapılan ve uygulanan yerler (Patlayıcı kimyasal içeren)

• Alkol ve bileşikleri ile işlem yapan yerler (Patlayıcı kimyasal içeren)
• Elektrostatik toz boya yapan yerler
• Matbaalar
• Motorlu araç servisleri
• Deterjan imalathaneleri
• Akü şarj alanları

Yanıcı sıvı, gaz ve tozların hava ile karışarak patlayıcı ortam oluşturduğu tüm ortamların patlama riski yönetmelik kapsamında değerlendirilmelidir.

 

 

Devamını oku

OSGB Makaleleri

İş Güvenliğinizi Arttırmak İçin 5 Adım

İşyerinizde insan kaynakları ve yönetim departmanında yer alıyorsanız güçlü bir iş güvenlik kültürü yaratmanız ve desteklemeniz konusundaki katılımınız ekip üyelerinin güvenliği için oldukça önemlidir.  Güçlü bir güvenlik kültürü deneyimine sahip olan işletmeler, iş yerlerindeki risklere karşı daha dayanıklıdır. Bu durumda iş kazası yaşanma olasılığı oldukça düşüktür. 

Yayınlanma tarihi

-

İŞ Güvenliğinizi Arttırmak İçin 6 Adım

İşyerinizde insan kaynakları ve yönetim departmanında yer alıyorsanız güçlü bir iş güvenlik kültürü yaratmanız ve desteklemeniz konusundaki katılımınız ekip üyelerinin güvenliği için oldukça önemlidir.  Güçlü bir güvenlik kültürü deneyimine sahip olan işletmeler, iş yerlerindeki risklere karşı daha dayanıklıdır. Bu durumda iş kazası yaşanma olasılığı oldukça düşüktür.

1.Temel Değerlendirme Yapın

İş güvenliği programlarınızın  güçlü ve zayıf yönlerinin nerede olduğunu anlamak, iyileştirme fırsatlarını vurgulamanıza yardımcı olacaktır. Böylelikle daha değerli sonuçlara ulaşarak daha bilinçli iş sağlığı ve güvenliği programları geliştirebilirsiniz.

 

2.İş Güvenliği Şampiyonu Atayın

İş güvenliği girişimlerinizi yönlendirmek ve denetlemek için konumlarınızın her birinde belirlenmiş bir Güvenlik Şampiyonu bulundurun. Bu birey, mevcut güvenlik programlarınızda, ilk değerlendirmeden elde ettiğiniz bulgularda deneyim sahibi olmalı ve gelişim planlarınızı desteklemelidir. Ayrıca, konumlarına bakmaksızın girişimlerle uyumlu olmalarını sağlamak için tüm Güvenlik Şampiyonları için düzenli güvenlik toplantıları yapılması önerilir.

3.Çalışan Eğitimi

İşletmenizdeki emniyet vizyonunuzla aynı hizada olan ön saflardaki işçilere ve liderlik ekibine çalışan eğitimi oturumları sunun. Çalışanlarınızın eğitimine yatırım yapmak, şirketinizin güvenliğe olan bağlılığını vurgulayacak ve iş güvenliği girişimlerinize öncelik verilmesini sağlayacaktır. Hangi eğitim kurslarını vereceğinizden emin değil misiniz?

4.Çalışan Katılımı

Bir İş güvenlik stratejisi geliştirmedeki en zor şeylerden biri çalışanların güvenlik çabalarına dahil olmalarını sağlamaktır. Çalışanların katılımını sağlamak için birkaç öneri:

  • Çalışanlardan, hangi güvenlik stratejilerini kullandıklarını (özellikle de neyin iyi çalıştığını ve neyin işe yaramadığını) haftalık / aylık olarak rapor etmelerini isteyin.
  • Güvenliği herkesin aklında ön planda tutmak için her toplantıya bir Güvenlik İpucu veya Güvenlik Hikayesi ile başlayın.
  • İş Güvenliği prosedürlerini dikkate alan çalışanları ödüllendirin. Bu hareketiniz diğer çalışanlara teşvik edici bir yaklaşım olacaktır.

5.İyileştirmeyi Ölçmek

İş yerinizde güvenlik kültürünü geliştirmek için bir plan oluşturduktan sonra, sürecinizi gerektiği gibi değerlendirmek, ölçmek ve ayarlamak çok önemlidir. Tüm ekip üyeleri güvenlik prosedürü konusunda doğru şekilde eğitilmeyi ve çalışırken kendilerini güvende hissetmeyi hak ediyor.

İlginizi Çekebilir:  Kazı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği

 

 

Devamını oku

Trending